D VİTAMİNİ ÖLÜM RİSKİNİ AZALTMADIĞI GİBİ KANSER ÖLÜMLERİNİ ARTIRIYOR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

D vitamini son yıllarda yalnızca kemik sağlığı için değil, kalp-damar hastalıklarından kansere, bağışıklık sisteminden yaşlanmaya kadar pek çok konuda adeta “mucize vitamin” gibi sunuluyor.

Peki D vitamini takviyesi gerçekten insanları daha uzun yaşatıyor mu?

The Lancet Diabetes & Endocrinology dergisinde yayımlanan D-Health Trial isimli çalışma işte tam da bu soruya cevap veriyor.

Bu sıradan bir gözlemsel çalışma değil; 21.315 kişinin katıldığı, randomize, çift kör ve plasebo kontrollü bir çalışma.

Çalışma nasıl yapıldı?

60-84 yaş arasındaki katılımcılar iki gruba ayrıldı:

▪ Vitamin D Grubu: 5 sene boyunca her ay 60.000 IU (Uluslararası Birim) D vitamini hapı aldı. Bu, oldukça yüksek bir dozdur.

▪ Plasebo Grubu: İçinde D vitamini bulunmayan ve hiçbir etkisi olmayan  plasebo aldı.

Ne katılımcılar ne de araştırmacılar kimin hangi grupta olduğunu biliyordu (çift-kör yöntem).  Bu, sonuçların tarafsız olması için altın standarttır.

Çalışmanın temel amacı, bu yüksek doz D vitamininin 5 sene boyunca “tüm sebeplere bağlı ölüm” oranını değiştirip değiştirmediğini görmekti.

Sonuçlar: Beklentinin Tam Tersi!

Çalışmanın sonuçları, D vitamini takviyesinin ölüm oranları üzerinde hiçbir olumlu etkisi olmadığını gösterdi.

▪ 5 senede toplam 1.100 kişi hayatını kaybetti.

▪ Plasebo Grubunda ölüm oranı: %5,1

▪ Vitamin D Grubunda ölüm oranı: %5,3

Aralarındaki fark istatistiksel olarak anlamsızdı. 

D vitamini, kalp hastalıkları veya diğer sebeplere bağlı ölümleri de etkilemedi.

Asıl çarpıcı ve endişe verici bulgu, kanser ile ilgiliydi.

Çalışmanın ilk 2 senesini (bu dönemde D vitamininin etkisinin tam oturmadığı düşünülüyor) devre dışı bırakarak sadece sonraki yıllara baktıklarında beklenmedik bir tabloyla karşılaşıldı:

D vitamini alan grupta, plasebo grubuna kıyasla kanserden ölüm riski %24 oranında daha yüksek bulundu.

Bu oran, çalışmanın genelinde daha düşük olan ve istatistiksel olarak sınırda anlamlılık gösteren kanser riskini (bu analizde %15 daha yüksekti) oldukça aşıyor.

Özetle: Uzun vadede, aylık yüksek doz D vitamini alan yaşlılarda kanser ölümlerinde artış olabileceğine dair ciddi bir sinyal var.

Bu ne anlama geliyor?

Bu çalışma bize çok net bir şey söylüyor: “Her ihtimale karşı” veya “ne zararı var” diyerek yüksek dozda D vitamini almak sadece işe yaramamakla kalmıyor, tam tersine zararlı olabilir.

Araştırmacılar, özellikle şu noktalara dikkat çekiyor:

💠 Bu çalışma, D vitamini ihtiyacı olan (yani düşük seviyeye sahip) kişilerde değil, genel popülasyonda yapıldı. Çalışmanın başında vitamin seviyesi normal olan (D vitamini deposu yüksek) kişilere ekstra yüksek doz vermek faydadan çok zarar getirebilir.

💠 Aylık 60.000 IU gibi yüksek ve aralıklı dozlar vücudun metabolizmasını altüst edebilir. Araştırmacılar bu doz rejiminin, D vitamini seviyesi normal olan kişiler için uygun olmayabileceğini açıkça belirtiyor.

Gelelim neticeye

Bu çalışma, yüksek doz D vitamini almanın ölüm riskini azaltmadığı gibi kanser ölüm riskini artırabileceğini ortaya koyuyor.

✅ Takviye tüccarlarının D vitamini seviyesi ne kadar yüksekse o kadar iyi sözü de vitamin almanın faydası olmasa bile zararı da yoktur sözü doğru değildir, aksine zararlı da olabilir.

✅ D vitamini almak asla güneşlenmenin yerini de tutamaz. Derinin güneş ışığıyla karşılaşması; D vitamini sentezinin yanı sıra nitrik oksit, sirkadiyen ritim, bağışıklık, metabolizma ve başka biyolojik yollar üzerinde de etkilidir. 

Kaynak: https://www.thelancet.com/journals/landia/article/PIIS2213-8587(21)00345-4/fulltext

Makale: The D-Health Trial: a randomised controlled trial of the effect of vitamin D on mortality

***

Siz de yorumunuzu paylaşın: