ÜNLÜ LONGEVİTY TAKVİYESİ NİKOTİNAMİD RİBOZİD (NR) FOS ÇIKTI

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

💥 Ünlü longevity takviyesi nikotinamid ribozid NR fos çıktı https://www.youtube.com/watch?v=ObSGmZWoWpg

***

Dikkat: Yazının sonunda ek var!

***

Son yıllarda “longevity” (uzun ömür) takviyeleri arasında en çok konuşulan maddelerin başında nikotinamid ribozid (NR) geliyor.

Hücrelerdeki NAD+ seviyelerini artırdığı için özellikle yaşlanma karşıtı ürün olarak zalimce pazarlanıyor.

Daha önce küçük çalışmalarda Parkinson hastalığında umut vaat edebileceği düşünülmüştü; ancak Norveç’te yapılan büyük bir klinik çalışma bu umudu boşa çıkardı.

NOPARK adlı çalışma, erken evre Parkinson hastalarında NR’ nin hastalık ilerlemesini yavaşlatıp yavaşlatmadığını test etti.

Toplam 410 hasta, 11 farklı merkezde rastgele iki gruba ayrıldı:

Bir grup 52 hafta boyunca günde iki kez 500 mg NR aldı.

Diğer grup aynı sürede plasebo (etkisiz madde) aldı.

Çalışma çift kör yapıldı, yani ne hastalar ne de doktorlar kimin ne aldığını biliyordu. Hastaların büyük çoğunluğu teşhisi yeni konmuş, erken evre Parkinson hastalarıydı.

Sonuçlar ne gösterdi?

Bir yılın sonunda durum beklenenin tersi çıktı. Parkinson belirtilerini ölçen MDS-UPDRS skoru:

▪ NR alan grupta ortalama 2,45 puan kötüleşti.

▪ Plasebo alan grupta ise skor neredeyse aynı kaldı (hatta hafifçe düzeldi).

İki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı ve plasebo lehineydi. Yani NR alan hastaların belirtileri, plasebo alanlara göre biraz daha fazla ilerlemişti.

Non-motor belirtiler (uyku, ruh hali, otonomik sorunlar gibi) de NR grubunda daha kötüleşmişti.

Beyin görüntülemelerinde dopamin sistemi açısından da NR ’nin dopamin kaybını yavaşlattığına dair bir delil bulunamadı.

Yan etki sıklığı iki grupta benzerdi.

Bu ne anlama geliyor?

Çalışma, NR’ nin NAD+ metabolizmasını artırdığını doğruluyor ama bu artış klinik olarak hastalığı yavaşlatmaya yetmedi. Hatta plaseboya kıyasla hafif de olsa daha kötü sonuçlar ortaya çıktı.

Araştırmacılar, çalışmalarını “NR’ nin Parkinson hastalığında hastalık modifiye edici (ilerlemeyi yavaşlatan) bir tedavi olarak kullanılmasını desteklemiyoruz” şeklinde yorumluyor.

Longevity takviyesi olarak NR

NR, son yıllarda özellikle anti-aging çevrelerinde popüler hâle geldi. NAD+ öncüsü olması sebebiyle hücre enerjisi, DNA onarımı ve yaşlanma süreçleriyle ilişkilendiriliyor.

Ancak NR’ nin Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklarda etki göstermemesi, bu tür takviyelerin her durumda faydalı olmayabileceğini ortaya koyuyor.

Bir maddenin laboratuvar ortamında veya küçük çalışmalarda umut vaat etmesi, büyük ve uzun süreli klinik çalışmalarda aynı sonucu vereceği anlamına gelmiyor.

Gelelim neticeye

NOPARK çalışması erken evre Parkinson hastalarında nikotinamid ribozidin klinik fayda sağlamadığını, hatta plaseboya göre hafif kötüleşmeye de sebep olduğunu kesin olarak ortaya koyuyor.

NR “longevity” veya “hücre yenileyici” olarak vahşice pazarlanıyor, her hastalıkta işe yarayacağına dair palavralar havada uçuşuyor.

NAD seviyesini adam gibi beslenme, egzersiz, aralıklı açlık, kalori kısıtlaması ile tabii olarak yüksek turmak mümkün ve bu sayede sayısız avantaj da kazanırsınız.

Longevity bir sazan sarmalıdır bir keriz silkeleme aracıdır.

NAD (Nikotinamid Adenin Dinükleotid) işlevleri:

NAD, hücrelerde enerji üretimi ve birçok hayati süreçte rol oynayan bir moleküldür. İki formu vardır: NAD⁺ (oksitlenmiş) ve NADH (indirgenmiş).

Temel işlevleri:

▪ Enerji üretimi: Mitokondride besinlerden (şeker, yağ) enerji çıkarılmasında ana rol oynar. Elektron taşıyarak ATP üretimini sağlar.

▪ DNA onarımı: PARP enzimleri aracılığıyla DNA hasarını onarır.

▪ Hücre savunması ve yaşlanma: Sirtuin adı verilen proteinleri aktive ederek stres yanıtı, iltihaplanma kontrolü ve yaşlanma süreçlerini düzenler.

▪ Gen ifadesi ve epigenetik: Sirtuinler üzerinden genlerin açılıp kapanmasını etkiler.

▪ Bağışıklık ve inflamasyon: Bağışıklık hücrelerinin fonksiyonunda ve inflamasyon cevabında rol alır.

▪ Nörotransmitter üretimi ve sinir sistemi sağlığı: Beyin hücrelerinde enerji ve sinyal iletimi için gereklidir.

Kısaca NAD, hücrelerin “enerji ve bakım para birimi” gibidir. Yaşla birlikte seviyesi düşer ve bu da birçok yaşa bağlı hastalıkla ilişkilendirilir.

NAD+ seviyesini artırabilecek besinler ve diğer yollar

NAD+ doğrudan besinlerden alınmaz. Vücut, B3 vitamini formlarını (niasin, nikotinamid gibi) kullanarak NAD üretir. Bu sebeple NAD öncüsü ihtiva eden besinler dolaylı olarak destek sağlar.

Tavuk, hindi, somon ve ton balığı niasin açısından en zengin kaynaklardandır. Karaciğer de (özellikle sığır ve tavuk) niasinden zengindir. Yer fıstığı ve ayçiçeği çekirdeği iyi bitkisel kaynaklardır. Mantar, yeşil bezelye ve avokado da niasinle birlikte triptofan bulunur. Süt, yumurta ve brokoli ise daha düşük düzeyde katkı sağlar.

Hayat tarzı açısından düzenli egzersiz (özellikle yüksek yoğunluklu aralıklı antrenman ve direnç egzersizleri) NAD metabolizmasını ve mitokondri fonksiyonunu destekler. Aralıklı açlık veya kalori kısıtlaması da NAD+ seviyelerini ve sirtuin aktivitesini artırabilir.

Kaynak: https://jamanetwork.com/journals/jama/article-abstract/2855023#google_vignette

Makale: Nicotinamide riboside for patients with early-stage Parkinson disease: the NOPARK randomized clinical trial.

***

EK 1 (11.10.2026): Ünlü longevity takviyesi nikotinamid ribozid (nr) fos çıktı başlıklı Instagram videoma @beforeafter.club_thecraftsmen isimli şahıs aşağıdaki yorumu yapmıştı ve ben de ona cevap vermiştim ama o daha sonra paylaşımını silmiş.

@beforeafter.club_thecraftsmen: 

“Bilimsel bir çalışmayı alıp içinden işinize gelen sonucu seçerek bütün bir molekülü çöpe atmak bilimsel değerlendirme değil, sansasyon üretmektir. NOPARK çalışmasında nikotinamid ribozidin Parkinson hastalarında klinik fayda göstermediği, hatta bazı ölçümlerde plaseboya göre olumsuz sonuçlar verdiği doğru. Peki buradan NR’nin NAD+ metabolizması üzerindeki etkilerinin geçersiz olduğu, DNA onarımında rolü bulunmadığı veya longevity alanında tamamen işe yaramaz olduğu sonucunu nasıl çıkardınız? NAD+ düzeyini artırmak başka, Parkinson hastalığının ilerlemesini durdurmak başka, insan ömrünü uzatmak bambaşka bilimsel sonlanım noktalarıdır. tek bir hastalık grubunda elde edilen olumsuz klinik sonucu bütün kullanım alanlarına genellemek de aynı derecede hatalı. Bilim, bir molekülü mucize ilan etmek kadar tek çalışmayla sahtekârlık ilan etmeye de izin vermez. Eleştirdiğiniz pazarlamacıların kullandığı yöntemin tersini uygulayınca bilim yapmış olmuyorsunuz. Sadece sansasyonun yönünü değiştirmiş oluyorsunuz.”

***

Bu da benim cevabım:

Takviyelerle beslendiğin besbelli, dediklerimi anlamamışsın. Takviyelerden nemalanıyorsan anlamak işine gelmez tabii ki.
Çöpe atılan molekülün kendisi olmadığı, bunun takviyesinin olduğu apaçık ortada.
Sansasyonu yaratan ben değilim, senin gibi takviyelerden çıkar sağlayanlardır.
Bağlantısını verdiğim yazıyı okursan NAD’ ın saydığın etkilerinden daha fazlasını da bulursun. Ben de NR’ nin NAD’ ı artırdığını söylüyorum. NAD seviyesini artırmak önemli değildir, önemli olan bunun insana yansımasıdır. NR tavsiye edenler önce bunun hakikaten işe yaradığını ispatlamak zorundadır.
Sağlıklı insanlarda yapılan diğer çalışmalar da NAD+’ı yükseltse de tutarlı klinik fayda göstermiyor. Surrogate marker yükseltmekle gerçek hayat faydası farklı şeylerdir. Büyük, uzun süreli, sert sonlanım noktalı denemeler olmadan ‘işe yarıyor’ demek spekülasyonun babası sansasyonun anasıdır.
Longevity iddialarının dayandığı temel mekanizma (yaşla NAD+ düşer → mitokondri bozulur → NR ile düzeltiriz) aynı. Bu mekanizma, en umut verici hastalık modellerinden birinde büyük bir klinik deneyde çalışmadıysa, sağlıklı insanlarda ömrü uzattığı iddiası daha da spekülatif hale gelir.
NAD+ seviyesi artırmak kolay; bunu hastalık ilerlemesini yavaşlatmaya, bilişi iyileştirmeye veya sağlıklı ömrü uzatmaya çevirmek ise henüz ispatlanmadı. Birçok takviyede (antioksidanlar, vitaminler vb.) benzer durum yaşandı.
Gerçek hayatla kâğıt üzerindeki bilgiler her zaman uyuşmaz. Yazılarımı oku, beni takip et. NR’ den gördüğün faydanın 1000 mislini göreceğine eminim.

Kaynak: https://www.instagram.com/p/DeWShxpNt0d/

***

EK 2 (12.10.2026): Takviyeleri tüm ikazlarıma rağmen ısrarla yutmaya devam edenleri bekleyen bir başka tehlike de etikette yazan miktar ile takviyede bulunan miktarların farklı olması.

Ölçülen miktar etiketin %74’ünden %347’sine kadar değişebiliyor ve bazılarında ayrıca etikette olmayan CBD (kanabidiol) de bulunuyor.

Çiğnenebilen yumuşak takviyeler (vitamin, melatonin, kreatin vb.) bağımsız testlerde sıkça etiket iddiasını tutturamıyor; fazladan şeker ihtiva ediyor ve özellikle çocuklar için risk oluşturuyor. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC10130950/

Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2109725357267997146?s=20

***

Siz de yorumunuzu paylaşın: