GÜNDE 3 KUTU ŞEKERLİ MEŞRUBAT BİLE ÖLDÜRÜYOR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
sugary drink 1

Nature Communications isimli tıp dergisinde yayınlanan bir araştırmada, diyetlerine yüzde 25 şeker ilave edilen farelerin üreme ve rekabet kabiliyetlerinin olumsuz etkilendiği ve yaşama sürelerinin kısaldığı tespit edildi (1).  

Annelerinden ayrılır ayrılmaz “yüzde 25 ilâve şeker” ihtiva eden bir diyetle 26 hafta süreyle beslenen bir grup fare daha sonra sadece normal diyetle beslenen farelerle aynı tabii mekânda “Organismal Performance Assay“ adı verilen bir testle takip edildiler.

32 hafta sonunda, ilâve şekerle beslenen dişi farelerin yüzde 35’ inin normal diyet verilen farelerin ise sadece yüzde 17’ sinin öldükleri belirlendi; bu oranlar şekerle beslenenlerde ölüm oranının 2 misli fazla olduğunu gösteriyor.

58’ i erkek 98’ i dişi toplam 156 farede gerçekleştirilen araştırmada ilave şekerli diyet verilen erkek farelerin üreme ve rekabet kabiliyetlerinin de yüzde 25 azaldığı tespit edildi.

Şekerle beslenen farelerde kolesterolün arttığı ve dişi olanlarda glikozun kandan temizlenmesinin bozulduğu belirlendi ama her iki grup arasında obezite, açlık kan ensülin, glikoz ve trigliserit seviyeleri bakımından bir fark bulunmadı.

İlave şeker ne demek?

İlave şeker sözüyle, meyve veya sütte tabii olarak bulunan değil imal veya hazırlama sırasında eklenen şeker anlatılmak isteniyor.

Araştırmada da ilave şeker olarak mısır şurubunda olduğu gibi yarısı glikoz yarısı früktozdan oluşan şeker veriliyor

Bu deneyde verilen ilave şeker, sağlıklı beslenen birine ek olarak 3 kutu şekerli meşrubat verilmesi manasına geliyor.

Karşı çıkanlar da var

Bu araştırmaya karşı çıkan mısır şurubu ve şeker üreten ticari gruplar şu görüşleri dile getiriyorlar:

“Farelerde yapılan bir deneyin sonuçlarının insanlar için de geçerli olması söz konusu olamaz; bunun yolu insan çalışmalarıdır.

Ayrıca da farelerin mutat diyetlerinde şeker bulunmaz, dolayısıyla onları şekerle besleyerek yapılan bir deney de gerçekle bağdaşmaz, sonuçlarına güvenilmez.”

Elbette farelerde yapılan bir deneyin insanlarda da aynı neticeyi vereceği iddia edilemez ama binlerce seneden beri insanlarla beraber olan ve insanlarla aynı şeyleri yiyen farelerin diyet araştırmaları için en uygun hayvan modeli olduğu da bir gerçek.

Dünya şeker düşkünü oldu

Tüm dünya giderek daha fazla şeker tüketiyor; mesela şeker tüketimi Amerika’ da 1970-2008 arası yüzde 50 arttı.

Bu artışta en büyük pay, yüksek früktozlu mısır şurubuna ait; son 40 senede sofra şekeri (sükroz) tüketimi ise yüzde 35 azaldı.

2010 senesinde yayınlanan Amerikan Diyet Kılavuzu ilâve şeker, yağ ve diğer keyfi kalorilerin günlük toplam kalorilerin yüzde 5-15 arasında olmasını tavsiye ediyor.

CDC, Amerikalıların 2005-2010 arasında toplam kalorilerinin yüzde 13’ ünü ilave şekerden aldıklarını bildiriyor.

Gelelim neticeye

BİR: Fazla şekerin toksik etkileri olduğundan kimsenin şüphesi yok ve son senelerde giderek artan şeker tüketimi başta obezite, diyabet, kalp krizi, felç ve kanserler olmak üzere birçok hastalıkla ilişkilendiriliyor.  

İKİ: Bu araştırma, farelere insanların emniyetle yiyebilecekleri bildirilen miktarda şeker verilerek yapılmış olmasından dolayı çok önemli.

ÜÇ: Fareler üzerinde yapılmış olan bu araştırma, tüm dünyada her gün birkaç kutu şekerli meşrubat (kola, gazoz) tüketen milyonlarca insanın sağlığının nasıl ciddi bir tehdit altında olduğunu net olarak gösteriyor.

DÖRT: Şeker Bayramı adını unutalım, ki doğrusu da zaten Ramazan Bayramı' dır.

KAYNAK

1. http://www.nature.com/ncomms/2013/130813/ncomms3245/full/ncomms3245.html

Yazı için 1 yorum yapılmış:

  1. HASTALIKLARI ÖNLEMEDE TEK ÇÖZÜM : APPLE SİSTEMİDİR

    http://www.aciamagercek.com

    Üç kutu şekerli meşrubat bile öldürüyor. Mısır şekeri veya her çeşit katkı maddesi veya tarım ilaçları… haberimiz bile olmadan 1500 gıda maddesinin içine katılıyor ve sonuçta diyabet şişmanlık, yüksek tansiyon…. artıyorsa, demek ki bunları yemeyelim demekle olmuyor ve mevcut yapılar ölen ve hastalananları seyrediyor. Yani bunlarda ümit yok.

    Çözüm MİLLİ SAĞLIK AKADEMİSİ’dir. Bu kurum her türlü sağlığa zararlı riskleri önleyen kurumun adıdır. Hastalıkları önleyen bu sistem, bir nevi APPLE sistemidir. Malum, Apple sisteminde anti-virüs programı yok. çünkü, MİLLİ SAĞLIK AKADEMİSİ gibi bir yapı, biz uyurken bütün virüsleri yani sağlığa zararlı her şeyi önler veya yok eder, biz de ‘şu gıda zararlı, bunu yemeyin’ işiyle uğraşmayız.

    Türkiye’nin sistemi WİNDOWS sistemi. Bu sistem şeytanın kontrolünde. Güya her çeşit anti-virüs programını para karşılığında alır kullanırız ama yine de adamlar mısır şekerinden katkı maddelerine, kimyasallara kadar windows’un arka kapılarından bilgisayarlara nüfuz ederek her şeyi kontrol ederler. Bu sağlığa zararlı virüslerle bizleri hasta ederler, sonra da pahalı anti-virüs programlarıyla güya tedavi edip ceplerini doldururlar.

    Başkent üniversitesi ile Sağlık Bakanlığının 2005′te açıkladığı araştırmaya göre, her yıl ölen 412.000 kişiden 372.000 kişisi boşu boşuna öldü. Yani ülkemizdeki ölümlerin % 86′sı önlenebilir nedenler. Yani son 30 yılda milyonlarca insan pisipisine öldü. Milyonlarca insanımız Niyazi olurken biz neyle uğraştık? Diziler, maçlar, haberler, açık oturumlarla uyutulduk. Şimdi tekrar soralım : Peki daha kaç milyon insanımızın ölmesi gerekiyor?

    Tez zamanda APPLE sistemine geçmeliyiz yani MİLLİ SAĞLIK AKADEMİSİ’ni kurmalıyız. Başka çözüm yok.

    http://www.aciamagercek.com/?p=9013

Siz de yorumunuzu paylaşın: