MİKROBİYOLOG VE ENFEKSİYONCULARA GÖZÜMÜZ GİBİ BAKMALIYIZ!

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
obez kadın 4

Prof. Dr. Alişan Yıldıran' ın yazısı:

Geçdiğimiz günlerde medimagazin’de yer alan konu ile ilgisiz kişilere dayandırılan yazı(!)’dan sonra (1) bugün Radikal gazetesinde Bahar Çuhadar imzası ile ilk bölümü yayınlanan “Dünyanın tartışdığı konu; çocuğa aşı yatıralım mı, yaptırmayalım mı?” başlıklı yazı ilaç gibi geldi.

Yazıyı alıntılayan Ahmet Rasim hocanın sitesine bırakılan fevkalade isabetli iki yorum ise kısaca “Enfeksiyoncular aşı savunucusu pozisyonuna girdikçe inandırıcılıklarını kaybediyorlar” şeklinde idi.

Gelelim bugün Radikal’de açıklamada bulunan değerli doktorumuza; kendisini “Bir aşının kaldırılması için o hastalığın sıfırlanması gerekir” cümlesini hangi bilimsel kaynaklara dayandırdığını açıklamaya davet ediyorum;

Çiçek hastalığı (smallpox) wiki’de onbin yıldır bilinen damlacık intanı (rahmetli hocam Prof. Dr. Ekrem Kadri Unat’ı yâd etmek için bu Osmanlıca kelimeyi kullandım) ile zorlukla bulaşan ve fatalite (ölümcüllük) oranının lezyonun şekline ve yaygınlığına bağlı olduğu şeklinde veriyor (2).

Bu tanım bir immunolog için tipik bir immün yetmezlik tarifidir (3). Türkçesi; bu hastalık sadece bazı insanlarda ağır hastalık yapabilir. Wiki’deki o meş’um resimdeki kızcağız muhtemelen bir primer İmmün yetmezlikdir!

Hakikaten, iyi bir epidemiyolog bu kadar eski ve ölümcül bir hastalığın tarihde çok belirgin epidemiler ve muazzam ölümlere yol açması gerekdiğini düşünmelidir.

Halbuki, virüs tabiatı itibarı ile sadece küçük ve yerel varlık göstermiş, epidemiler ancak, Jenner’in kendi oğlunun ölümüne yol açacak kadar hırslı olması sebebi ile asıl virüsün aşı olarak kullanılması (bu sebeple bu aşılamaya variolation denilmekde), zaten genetik yatkınlığı olan Avrupa milletlerinde salgınlara sebep olmuş, yani aşının kendisi ölümcül sonuçlara yol açmış, ardından daha sakin tipi olan vaccinia virüsü ile aşılama yapılmaya başlanmış ve hastalık muhtemelen kendiliğinden kaybolmuşdur (4).

Bu sosyopsikolojik olayı çok iyi değerlendiren ilaç firmaları ve onların sahipleri (!) bir taşla pek çok kuş vurmuşlardır, bu bahsi diğer. Hatta ilk biyolojik savaş aracı olarak da kullanılmışdır. Genetik yatkınlığa bir örnek ise; bir kemokin reseptörü olan CCR5 (CD195) de belirlenen ve bilhassa HIV ve çiçek (smallpox) gibi hastalıklarda T hücrelerin yeterli cevap oluşturamaması ile giden delta 32 mutasyonudur (5).

Bazı yerlerde çiçek hastalığının enfekte yatak çarşafları ile değil de tahtakuruları ile bulaşdığını okudum ancak referans bulamadım, yine de akılda bulunması gerekir.

Sayın Ergönül’ün açıklamasında ilmi bir veri bulamadım, konuyu okumamış olabilir tabii, daha önce de ifade ettiğim gibi; Aşılar; enfeksiyon, halk sağlığı vs uzmanlarının değil; immünologların ve bu bilim dalının altında kurulması gereken vaksinolojinin konusudur (6, 7).

Yine de enfeksiyoncu ve mikrobiyologlara gözümüz gibi bakmamız gerekdiğini naçizâne, bugünlerde fevkalade çapdan düşmüş olan üstad Taha Kıvanç’dan öğrenmişdim; linkini verdiğim yazıyı muhakkak okuyun derim (8)!...

Aşıların ne kadar önemli olduğunu bilmem anlatabildim mi?

Kaynaklar

(1) http://www.medimagazin.com.tr/ana-sayfa/guncel/tr-asilsiz-asi-karsitligi-salgini-1-11-66236.html
(2) https://en.wikipedia.org/wiki/Smallpox
(3) http://users.ipfw.edu/Blumenth/Immunology/sciencearticles/primaryimmunodeficiencies.pdf
(4) http://www.vaccinationcouncil.org/2010/02/26/smallpox-vaccine-origins-of-vaccine-madness/
(5) https://en.wikipedia.org/wiki/CCR5#CCR5-.CE.9432
(6) http://ahmetrasimkucukusta.com/2015/04/23/misafir-yazar/sihirli-degnek-asi-efsanesi/
(7) http://ahmetrasimkucukusta.com/2015/06/21/misafir-yazar/yeni-dogan-bebegin-tek-ihtiyaci-anne-sutudur-asi-degil/
(8) http://www.yenisafak.com/arsiv/2002/MART/07/tkivanc.html

Yazı için 2 yorum yapılmış:

  1. Kemal Özdemir dedi ki:

    Bize hep çiçek çocuk felci kızamık gibi hastalıkların aşılar sayesinde kökünün kazındığı anlatıldı öğretildi ama görüyoruz ki meselenin bambaşka özellikleri de varmış.
    Evet Alişan Hocanın dedikleri doğru olabilir. Veba mesela şimdi yok ama aşı ile kaybolduğunu sanmıyorum çünkü aşısının olmadığını sanıyorum. Bu enfeksiyonlar gerçekten bir tuhaf, mesela bir zamanlar SARS varsı tüm dünyayı sarstı ama sonra kayboldu gitti adı anılmaz oldu. yakın zamanlarda Ebola da öyle, birden parladı binlerce ölüme yol açtı ama aşısı olmadığı halde o da bir an geldi söndü gitti. Bu enfeksiyon hastalıklarının gerçekten aşılarla değil mesela hijyen, teknoloji, bilinçlilik gibi şeylerle ve tabii vücut bağışıklığı sayesinde yenmek mümkün oluyor. Aşı sanki çok işe yaramaz gibi geliyor bana da artık ama üzerinde daha düşünmek lazım. Alişan Hocam ne der acaba?

  2. Ayşe Yılmaz dedi ki:

    Sayın Hocam diğer uzmanlardan çok farklı hatta buna aykırı demek lazım düşünceleriniz var, belki de onlar aykırıdır ondan emin değilim. Neyse sorum şudur: Çiçek hastalığının ortadan kalkmasında gerçekten aşının hiç yeri yok mudur? Ya da çocuk felcinde aşılamaya karşı mısınız?

Siz de yorumunuzu paylaşın: