AŞI SAYISI ARTTIKÇA BEBEK ÖLÜMLERİ AZALMIYOR, ARTIYOR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Dikkat: Yazının sonunda ek var!

***

Bu yazımı bilim yobazlarına inat “Aşılar tartışılmalıdır” diyen Mine G. Kırıkkanat’a ithaf ediyorum.

Kaynak: http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/958447/Asilar_tartisilmalidir_.html

***

Aşı sayısı arttıkça hastalıkların ve bunlara bağlı komplikasyon ve ölümlerin azalacağı düşünülebilir ama bunun doğru olmayabileceğini gösteren, “endüstri ile menfaat münasebeti olmayan bağımsız uzmanlar tarafından” gerçekleştirilen önemli bir araştırma var (1).

USA kişi başına en çok sağlık harcamasını yapan ve 1 yaşından küçük bebeklere 26 aşı yapılan tek ülke olmakla beraber daha az aşı uygulanan 33 ülkede “bebek ölüm oranları (IMR)” USA’ dan daha düşüktür.

USA’ da 2 yaşına kadar 14 etkene ait toplam 26 doz, 6 yaşına kadar toplam 49 doz, 18 yaşına kadar ise 16 etkene ait aşılardan toplam 69 doz uygulanıyor. IMR, Singapur ve İsveç’ de USA’ dakinin yarısından azdır ve Japonya’ da 2.80’ in de altındadır ve CDC’ ye göre USA’ da durum daha da kötüleşmektedir.

Çok aşı daha az bebek ölümü demek değildir!

2009’ da 34 ülke içinde en düşük IMR sahip olan beş ülkede 1 yaşına kadar sadece 12 doz aşı yapılmakta iken bu oran USA’ da 26’ dır. Enfeksiyonlardan korunmada esas önemli olan temiz su, kanalizasyon, hijyen, uygun beslenme ve sağlık kuruluşlarına erişim gibi faktörlerdir.

Gambia’ da bebeklik çağında 22 doz aşı yüzde 91-97 oranında uygulanmasına karşılık IMR’ nin 68.8 ve 22 doz aşının yüzde 95-98 oranında uygulandığı Moğolistan’ da 39.9 olması, tek başına aşılamanın IMR’ ye etkisinin olmadığını gösterir.

Ani bebek ölümü sendromu (SIDS) ile aşılar arasında herhangi bir korelasyon olmadığını bildiren araştırmalar da bulunmakla beraber bazı bebeklerin SIDS’ a daha duyarlı olabileceği sonucuna varan araştırmalar da vardır (2, 3, 4).

Bu bilgiler, çocuk sağlığı ve ülkelerin genel gelişmişliğini gösteren en önemli ölçülerden biri olan bebek ölüm oranlarının (IMR) aşılama ile doğrudan bir ilişkisi olmadığının, hatta aşı sayısını artırmanın faydadan ziyade zarar getirebileceğinin açık ve net bir göstergesidir.

Daha çok aşı daha iyi koruma sağlamıyor

Daha çok aşı yapılmasının daha fazla koruma anlamına gelmediği, her sene grip aşısı yaptıranların beş senede bir yaptıranlara göre gribe daha çok yakalandıkları, iki sene arka arkaya grip aşısı olanlarda aşının etkinliğinin azaldığı da biliniyor (5, 6).

Hatta grip aşılarının bir pandemi çıktığında bırakın koruyucu olmasını daha “ölümcül grip vakalarına” yol açabileceği (Kanada fenomeni) de hem epidemiyolojik hem laboratuvar araştırmalarıyla gösterildi (7). Ünlü CIDRAP raporu, CDC’ nin 6 aylıktan büyük çocuklara her sene yapılmasını tavsiye ettiği grip aşılarının 2 yaşından küçüklerde etkili olduğunu gösteren yeterli veri olmadığını bildiriliyor (8).

Randomize kontrollü araştırmalar grip aşılarının çocuk astımlılarda da işe yaramadığı gibi astım krizlerini artırabileceğini de gözler önüne seriyor (9, 10).

Çocukluk çağının tabii enfeksiyonları birçok hastalığa karşı koruma sağlayabiliyor

Çocukluk çağında geçirilen enfeksiyonların bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemli rolü olduğunu, mikroplarla daha az karşılaşılmasının başka hastalıkların riskini artırabileceğini gösteren pek çok araştırma var.

Hijyen teorisine göre çocukluk çağında geçirilen enfeksiyonlar bağışıklığı kuvvetlendirerek astım, egzama, saman nezlesi gibi alerjik hastalıklara ve akut lenfoblastik lösemiye karşı koruma sağlıyor (11, 12).

Çocukken kızamık ve kabakulak geçiren erkeklerde kalp krizi yüzde 29 inme ise yüzde 17 daha az görülüyor. Her iki enfeksiyonu geçiren kadınlarda ise kalp krizlerine yüzde 17 inmelere ise yüzde 16 daha az rastlanıyor (13).

Epidemiyolojik olarak kabakulak geçiren kız çocuklarında yumurtalık kanserinin daha az görüldüğü bilinir. Yeni bir araştırmada bu korumanın iltihaplı tükürük bezinde kanserle ilişkili MUC-1 antijenine karşı oluşan antikorlarla ilgili olduğu gösterildi (14).

Gelelim neticeye

Prof. Dr. Alişan Yıldıran diyor ki:

Basit bir çocukluk çağı hastalığı olan suçiçeği için aşı yapmak anlamsız ve üstelik tehlikelidir (vaccine virus shedding). Suçiçeği insanlarda hastalık yapan en önemli virüs ailesi olan herpesvirüslere karşı heterosubtipik immünite (çapraz bağışıklık da diyebiliriz) temin eder, bunun için adölesan çağından önce natürel olarak geçirilmiş olması gerekir. Bu tabii avantaj; adı geçen aşının yapılması yani, insan eli ile yok edilmekdedir, diğer mahzurları ise cabası! (15).

Kaynaklar:

1. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3170075/

2. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/3496805/

3. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/1415136

4. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16231176

5. http://cid.oxfordjournals.org/content/59/10/1375.full#ref-6

6. http://jid.oxfordjournals.org/content/early/2014/11/21/infdis.jiu650.full.pdf+html

7. http://www.cbc.ca/news/health/flu-shot-linked-to-higher-incidence-of-flu-in-pandemic-year-1.1287363

8. http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/14651858.CD004879.pub4/pdf/abstract

9. http://www.atsjournals.org/doi/full/10.1164/rccm.200309-1251OC

10. http://adc.bmj.com/content/89/8/734.full

11. http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/ijc.25752/full

12. https://en.wikipedia.org/wiki/Hygiene_hypothesis

13. http://www.atherosclerosis-journal.com/article/S0021-9150(15)01380-5/abstract

14. http://link.springer.com/article/10.1007%2Fs10552-010-9546-1

15. http://ahmetrasimkucukusta.com/2016/05/28/misafir-yazar/asi-lobisinden-itiraflar/

***

EK 1 (16.10.2022): HALUK VAHABOĞLU “1/ Bu kadar acayip bir durum olur mu? Sen kendi çocuğuna istediğin aşıları yaptır istemeyen de istemediklerini yaptırmasın Hayır sen de yaptıracaksın! Ülkemizde zorunlu aşı yok Anayasa beden bütünlüğünü kişinin inisiyatifine bırakmış ve Tıp etiği onam olmadan girişimi yasaklıyor”

2/ Bilmedikleri tıbbi mülahazalarla başkalarına yaptırım uygula(t)maya çalışan meczuplara bir çift sözüm var “Keser döner sap döner, gün olur hesap döner” aklınızı başınıza alın yarın yandım Allah dersiniz Özgürlüklerimiz sağlığımız kadar önemlidir

Kaynak: https://twitter.com/HalukVAHABOLU/status/1581683993858437125?s=20&t=yBqGwAE9Oy2cw6SlWVRNmg

***

EK 2 (16.10.2022): HALUK VAHABOĞLU “Çocukluk çağı aşıları konusuna girmek istemiyorum Bu konu firmalarla çıkar ilişkisi olmayan bilim adamları tarafından dış denetime açık bir çalışma ile belirlenmelidir cedece kopyacılarının ve firmalarla çıkar ilişkisi olanların karar mekanizmalarında yer alması engellenmelidir”

Kaynak: https://twitter.com/HalukVAHABOLU/status/1581668640793202691?s=20&t=yBqGwAE9Oy2cw6SlWVRNmg

***

EK 3 (16.10.2022): HALUK VAHABOĞLU “Tıp eğitim/öğretiminde sorun var Maalesef bu çocukların cehaletinden yetiştirdiğimiz hocalar sorumlu “kişinin veya çocuksa ailenin istemediği hiç bir girişimi uygulayamazsın” zorlamak zorbalıktır Hem anayasaya hem de tıp etiğine aykırıdır doktor olamadın bari insan ol twitter.com/KSerefhanoglu/

Kaynak: https://twitter.com/HalukVAHABOLU/status/1581606970770870273?s=20&t=yBqGwAE9Oy2cw6SlWVRNmg

***

EK 4 (5.11.2023): ABD’ nin yani dünyanın bebeklikten başlayarak en çok aşı yapılan ülkesinin son durumu: CDC verilerine göre ABD’de bebek ölüm oranı 2022’de %3 arttı ve 20 yılda ilk kez 2021’de 1000 canlı doğumda 5,44’ten 5,60’a yükseldi. Bu, 2002 ile 2021 arasında bebek ölümlerindeki %22’lik düşüşle tam bir tezat oluşturuyor.

Makale: US infant mortality rises for the first time in 20 years

Kaynak: https://www.bmj.com/content/383/bmj.p2569

***

EK 5 (12.11.2023): Kızamık virüsü ihtiva eden aşıların çocukluk çağı mortalitesi ve morbiditesi üzerinde spesifik olmayan yararlı etkileri olduğunu gösteren gözlemse dayalı araştırmalar vardır.

Bu araştırma, 5-7 aylık bebeklere erken dönemde uygulanan canlı zayıflatılmış kızamık, kızamıkçık ve kabakulak (KKK) aşısının 12 aylıktan önce hedef dışı enfeksiyon sebebiyle hastaneye yatış oranını azalttığı hipotezini desteklemedi.

KKK aşısının erken uygulanması, aşının hedeflediği hastalıklara karşı spesifik, koruyucu etkisine dayanmalıdır.

Makale: Measles, mumps, and rubella vaccine at age 6 months and hospitalisation for infection before age 12 months: randomised controlled trial

Kaynakhttps://www.bmj.com/content/381/bmj-2022-072724

***

EK 6 (23.3.2024): FERHAT ARSLAN 

Şu benim uzman görüşüm ve kimseyi bağlayıcı değildir. Sağlıklı annelerden doğan bebeklere llk 6 ay herhangi bir hastalık etkenine karşı antikor oluşturmak için antijen (aşı) uygulanması doğru değildir. Bu durumun epidemiyolojik gerekliliği olmadığı gibi biyolojik karşılığıda yoktur. Hatta mahsurları vardır.

Zatüre aşısı diye bir aşı olamaz. Burada Streptococcus pneumoniae hedefleniyor. Toplum içinde hem aşı şunları hem de diğer sujlar dolaşır ve duyarlı çocukları enfekte etmeye devam eder. Flora üyesi olabilen bakterileri aşilarla eradike etmek mümkün değildir

Hepatit B’li birey olmayan ailelerin çocukları hepatit b aşılarını adolesan dönem başında yaptırabilirler.

Şu çiçeği ve rotavirüs aşısının herhangi bir faydası ortaya konmamıştır ve ciddi yan etkileri vardır.

Difteri ve tetanoz aşıları çok önemlidir ama tekrarlanıp durmasını herhangi bir bilimsel tarafı yoktur.

Hepatit A aşısı da özellikle 4 yaşından sonra istenirse yaptırılabilir. Karaciğer hastalığı olan çocuklar mutlaka yaptırsın.

Bcg aşısı gereksiz bir canlı aşıdır. Otoimmunite ile ilişkisi vardır. ABD ,İngiltere vb vb gibi bizde kaldırmalıyız

Meningokok aşısı coğrafi sınırlar kapsamı dışında nadiren görülür. Ben çocuklarıma tercih etmedim
 
Canlı aşıları 2 yaş öncesinde yaptırmamak iyi olacaktır. Örneğin Kızamık. İyi beslenen ve doğuştan bağışıklık yetersizliği olmayan çocuklarda bu virüsler ciddi hastalık yapamazlar.
 
Erişkin bağışiklaması kavramı sadece transplantasyon ve dalağı olmayan hastalar için o da kapsülü bakterilere karşı bir anlam taşır. Diğerleri gereksiz uygulamalardır
 
Otizm ile hiçbir aşının ilgisi yoktur demek vardır demekten daha zordur. Bu kadar kolaylıkla bu yargıya varılamaz. Ülkelerin bağımsız kurulları aşı dahil her uygulamayı farmakovijilans dahilinde takip etmelidir. Hiçbir aşı ithal edilmemelidir.
 
Çocuklarını aşı yaptıranlarında gereksiz bir endişeye kapılıp perişan olmalarına gerek yoktur. Sadece koruyucu tıp uygulamalarının hiçbir surette zorunlu olamayacağını hem kendileri hem de doktorlarının bilmesidir.

Kaynak: https://x.com/Ferhatarslandr/status/1683943971376996354?s=20

***

EK 7 (11.7.2024): FERHAT ARSLAN

Türk milleti beni dinleyiniz! Sağır sultana duyurunuz. Nerede ise hiçbir aşının güvenlik verisi yoktur. Yan etkileri çalışılmamıstır. Bunu ben demiyorum. Burada yazmıyorum. Dünyanın aşı konusundaki en fazla dinlenen doktoru Dr. Plotkin ve ekibi söylüyor. NEJM de yazıyor. Şerefsizler çok üzülecekler çok! Bu demek değildir ki hepsini yaptırmayın. Bu konu masaya yatırılacak. Bu ağızı kullanan tüm akademisyenler YARGILANACAK!

Resim

Bakın ne demişler! Şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde, Aşılama Uygulamaları Danışma Komitesi (ACIP) yeni bir rutin aşı önerdiğinde, bunu izleyen tek otomatik yasal kaynak tahsisleri, Çocuklar İçin Aşılar (VFC) ve Aşı Yaralanması Tazmin Programı (VICP) tarafından aşı tedariki için yapılır. ACIP ihtiyacı kabul etse de, şu anda yıllık tahsisler dışında yetkilendirme sonrası güvenlik çalışmaları için ayrılmış kaynak bulunmamaktadır ve bu tahsisler her yıl Kongre tarafından onaylanmalıdır. Amerika kaynak ayırmıyormuş bu işe Siz sorun bakalım bizdeki koca gobekliler nereden biliyorlarmış güvenli olduklarını?

Bakın bir daha bakın ne demişler. Aşı güvenliği bilimindeki ilerleme anlaşılabilir bir şekilde yavaş olmuştur; bu durum genellikle nedensel sonuçları desteklemek için gecikmiş veya yetersiz epidemiyolojik kanıtlara ve eksik biyolojik mekanizmalar anlayışına bağlıdır; bu da aşı kabulünü olumsuz etkilemiştir.” Ulan bu çalışmalar bebeklere yapılmadan yapılmalıydı ? Niye yapılmadı?

Bakın ne öneriyorlar ? “Olumsuz reaksiyonların biyolojik mekanizmalarının (nasıl ve kimde meydana geldiklerinin) belirlenmesi, daha güvenli aşılar geliştirmek, kontrendikasyonları genişleterek olumsuz reaksiyonları önlemek ve aşı olanlara gerçek olumsuz reaksiyonlar için adil bir şekilde tazminat ödemek açısından kritik öneme sahiptir.” Lafını edemiyorduk, meslekten men cezası kınama cezası alıyorduk. Sistemi böyle kurguladınız. Şimdi çalışma lazım diyorlar.

Kaynak: https://x.com/Ferhatarslandr/status/1811299343720206636

***

EK 8 (24.7.2024): FERHAT ARSLAN Belki anlamadınız. Anlatayım.

Hani bilim bilim diye diye beynimizi yediler ya o.(perasyon) çocukları!

Nerede ise hiçbir …nın plasebo kontrollü ve uzun süreli yan etki izlem çalışması yok.

Bir tane COVİD-19 görüyorsun onun 42 gün. Diğeri de Deng ama o da işe yaramıyor ve zaten sende yok.

Nasıl bilimlemişler değil mi?

E hadi iş çıktı pediatri cemiyetleri madem şimdi bir sürü Red veren aile var.

Şöyle ileriye dönük 5 yıl yaptıran ve yaptırmayan ailelerin çocuklarının tevatur edilen tüm hastalıklar açısından farkını ortaya koyunuz ve milleti tekrar ikna ediniz.

Buyurun Bilim vakti.

Amme hizmeti Hangi aşının kaç gün kaç ay süreli güvenlik verisi var aşağıdaki tabloda var. Artık en uzun süreye siz bakacaksınız. Kırmızı alan.

Resim

Kaynak: https://x.com/Ferhatarslandr/status/1815958635131932976

***

Yazı için 12 yorum yapılmış:

  1. Mehmet dedi ki:

    Son günlerde Mehmet Ceyhan ve arkadaşlarının aşı karşıtlarına karşı sık sık açıklama yapmalarının sebebi, yeni aşıları aşı takvimine sokmak için zemin yapma çalışmasıdır. Bu aşılara gelecek itirazlara karşı önlem alıyorlar.

  2. Onur dedi ki:

    Ben doktor değilim ama her mikroba karşı aşı yapılması olanaksız bir şeydir. Binlerce mikrop virüs var binlerce aşı olmamız gerekir bu koşullarda. Önemli olan bağışıklık sistemini zinde tutmaktır.

  3. T.C. Osman dedi ki:

    Her çıkan yeni aşıyı “ille de yapılacak” diye dayatanların bu araştırma için yorumlarını merak ettim.

  4. umur gürsoy dedi ki:

    Sayın Küçükusta,
    Yazılarınızı kimi zaman zevkle okuyan bir okuyucunuzum. Aşı Reddi ile ilgili yazınızı mesajımda anlattığım neden nedeniyle web sayfasından okudum.
    Üyesi olduğum Halk Sağlığı Uzmanları derneği (HASUDER) üye iletişim grubuna yolladığım sizi de ilgilendiren mesajım aşağıdadır.

    Bilgilerinize sunarım.

    Sevgilerimle.

    “Dün aşı reddi yapan dördüncü aileye ikna eğitimine gittim. Bir kaç yazardan etkilendiklerini söylediler ve Ahmet Rasim Küçükusta’nın adı verdiler. Çocukluk hastalıklarını geçirmenin bağışıklık sistemini desteklediğini, geliştirdiğini yazdığını bu yüzden de aşı yaptırmadıkların söylediler. Ben de Rasim Küçükusta ne demiş diye baktım en yeni bu yazısı var. Bir de Mine Kırıknanat’ın yazısından söz ediyor (bkz. Aşılar tartışılmalıdır!). okumalı ve tartışmalıyız. Eskiler sapla samanı karışması ya da kaş yapayım derken göz çıkarmak deyimlerini Küçükusta gibileri için mi söylediler acaba? İnternetin zararlı faydaları mı diyelim. Annenin de ilahiyat fak. mezunu olduğu ailenin İlahiyat eğitimi almış babasına çıkarken şöyle dedim, kendini benim yerime koysan, “Camide vaaz verdiğin cemaat sana inanmasa; Hoca sallıyor, Kuranı kerimde bunlar yazmıyor, ya da Kuranı kerim hikaye dese ne yapardın?”. “öyle olmadığını anlatırdım dedi.

    Ama Kuranı kerimin okunmaması veya doğru ya da yanlış olması çocukları hasta ya da sakat bırakmıyor ki. ama rasim küçükusta herkesi kendisi gibi hekim sanıyor. Bu yazıyı inceleyip eleştiri yollamak gerekir. Bu işi aramızdan kim yapar? Bizim görüşümüz nedir? Bazı aşıları ben de gereksiz buluyorum. Allerji uzmanına ne demek gerekir? Sapla samanı karıştırıyor mu karıştırmıyor mu? Ne dersiniz? Gambia, Moğolistan ve ABD karşılaştırması yapıyor, bunu özellikle aşıyla korunulan hastalık sayısından ziyade yapılan doz sayısını eleştirerek, ama aşı yapmayın demiyor. İmam ailesi ise “Hiç aşı yaptırmayın” anlıyor. Rasim Küçükusta, nerede ise her cümlesinde bias yapmış ve karşılaştırma hatası yapmış. Yer, Zaman ve Kişi faktörünü hiç tartışmamış. Aşı olmamışlar arasında kalp krizi ve inme geçirme karşılaştırması aşı olmama yaşı ile obezite ve çevre kirliliği yokluğu ile birlikte değerlendirmemiş. Aynı yaş, yer ve sosyo ekonomik koşullardaki karşılaştırılan iki grubun (aşı olan olmayan) araştırılıp araştırılmadığını bilmiyoruz. Hepsi de İngilizce olan kaynaklarına bakmadım, ama?
    Yine de Mine Kırıkkanat’ın yazdıklarını anlıyorum ve katılıyorum. Aşıya değil dozuna ve zamanına karşı olunabilir, ezberi bozmalıyız.”

    Umur Gürsoy/Osmaniye

  5. Hande Harmancı dedi ki:

    Sayın Küçükusta,
    Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gittikçe artan aşı karşıtlığını endişeyle izleyen bir halk sağlıkçıyım. Bu ortamda halkın sağlığından sorumluluk duyan herkesin yazdığı ve söylediğini kırk kere tartıp ondan sonra ortaya koymasının önemli olduğunu düşünüyorum. Özellikle hangi mesajın kim tarafından nasıl anlaşılabileceğinin çok dikkatli düşünülmesi gerektiğini düşünüyorum. Eminim çok zorlanmadan, burada arka arkaya sıraladığınız bulgulara zıt bulgular rapor eden referanslar bulup en az eşit uzunlukta bir yazı daha yazabilirsiniz. O zaman yazdığınız yazıdan beklentinizin ne olduğunun önemi ortaya çıkıyor.
    Ceyhun Atuf Kansu’nun kızamık ağıdını yazdığı günlerin üzerinden çok geçmedi. Artık kızamık bir köyün çocuklarının üçte birini öldürmediği için belki de aşılar bu kadar kolaylıkla suçlanabiliyor. Hepimizin dikkatli olması gerektiğini düşünüyorum.
    Saygılar,
    Hande Harmancı

  6. TC Cemil dedi ki:

    Ceyhun Atıf Kansu bugün hayatta olsaydı kanserli, otistik, astımlı, romatizmal, MS’ li çocuklar ve gençler için için acaba hangi mısraları kaleme alırdı, bir de bunu düşünmek gerekir.

  7. Merih Karataş dedi ki:

    Hande Harmancı Hanım gerçekten halk sağlıkçısı ise aşı şirketlerinden duymaya alışık olduğumuz bu tür popülist söylemler yerine Hoca’ dan yazmasını istediği yazıyı kendisi kaleme almış olsaydı çok daha önemli ve değerli bir iş yapmış olurdu.

  8. Dr. M.T. dedi ki:

    Sayın HASUDER üyelerine onların çok değerli hocalarından biri olan Prof. Gazanfer Aksakoğl’ nun ARK hocanın da yazılarında çok sık tekrarladığı şu tümcelerini anımsatmak istedim:

    “İlkokul öğrencisine sorsanız, sağlıkta korunma denince ilk aklına gelen aşılama olur. Sokaktaki yurttaşın görüşünü alsanız, bağışıklamanın devlet görevi olduğunu söyler.

    Öyle mi? Hayır, artık o günler geride kaldı. Bağışıklama da, aşı üretimi de devletin elinden ve kamu görevi olmaktan çıkarıldı, sermayeye teslim edilerek tatlı kȃrlar için yatırım aracına dönüştürüldü.

    Artık bebeklerin ve erişkinlerin bağışıklanmaları üzerinde kişisel, kurumsal ve sınıfsal çatışmalar, uluslararası sermayenin kanlı çıkar oyunları yer alıyor.”

    HASUDER üyeleri bu görüş için ne diyorlar, lütfen bizi bilgilendirsinler.

    Kaynak: ULUSLARARASI SERMAYE VE BAĞIŞIKLAMA PAZARI
    http://webb.deu.edu.tr/halksagligi/doc/yazilar/ga-uluslararasibagisiklamapazari.pdf

  9. Murat dedi ki:

    Aşılar madem hayat kurtarıyorsa neden zorunlu hale getirilmiyor kanun çıkararak acaba?

  10. Mehmet dedi ki:

    Kızamık diye korkutulan halk (Kitaptan iktibas ediyorum):
    Mumps is a trivial disease in children but substantially more dangerous in adolescents and adults. The vaccine does not protect enough children, and what protection it does confer, does not last – even with boosters. The effect has been to leave pubertal and post-pubertal individuals susceptible to mumps and its complications. [2009 June] Dr. Andrew Wakefield on The Poisoning of Young Minds

  11. metin dedi ki:

    Andrew Wakefield kimdir? 13 yazarlı mehşur aşı / otizm calismasında 10 yazarın bulgularla oynadıgını ileri surerek cekildiği meslekten atılmıs bir hekim..
    Ufak 1 google arastırması yapınız lutfen

  12. Mehmet dedi ki:

    @metin, ABD’den sipariş verdiğim ve okuduğum kitaptan yazmıştım. Sence Wakefield’ın kim olduğunu bilmiyor muyum da kitabına o kadar para verdim ki google’a bakmamı tavsiye ediyorsun?
    Wakefield bu çalışması ile tröstlerin tekerine çomak soktu. Wakefield sahtekar değil, doğru söyledi ve dokuz köyden kovuldu. Benim gözümde bir kahramandır.

Siz de yorumunuzu paylaşın: