KENEVİR LOBİLERİNE DİKKAT

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Yalçın Bayer' in köşesinden:

Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu’nun (IFAP) kuruluş tarihi olan 14 Mayıs, 1984 yılından bu yana her yıl ‘Dünya Çiftçiler Günü’ olarak kutlanıyor.

Tarım, Türkiye’de toplam işgücünün üçte birinin geçim kaynağı olan ve toplumun her kesimini ilgilendiren stratejik bir sektör. COVID-19 ile birlikte dünya genelinde yaşanan iklim krizi, biyoçeşitlilik kaybı, açlık ve yoksulluk, gıda güvenliği ve olağanüstü sağlık problemleri gibi pek çok küresel sorunla karşı karşıya olacağımız döneme giriyoruz.

Burada konumuz kenevir olmalı. Ne yazık ki, pek başarılı bir durumumuz yok.

Kenevir üzerinde yıllardır çalışan ASAM Kendir Enstitüsü Başkanı Dr. Erdem Ulaş’a ‘Çiftçiler Günü’nde kenevirin dünyadaki üretimini sorduk. Rakamlar bizi korkuttu!

“Aylardır uyarılarımızı yapıp tarımın önemine dikkat çekiyor ve projeler geliştiriyoruz” dedi ve şöyle devam etti: “Dünya, Tarım 1.0’dan bugün Tarım 4.0’a geldi. Teknolojik tarım, dikine tarım, indoor tarım, seracılık, roboti tarım derken dünya yeni bir hal alıyor. 2020 yılı ile birlikte ‘mucize bitki’ kenevir, tarımın en önde gelen bitkisi olacaktır. Dünyada 255 bin hektar kenevir ekiliyor, tohum üretimi de 600 bin ton civarındadır. Kenevir lobileri çığ gibi büyüyor. Başta ABD olmak üzere, Kanada, Almanya, Avustralya, İsrail, Hollanda ve Fransa’da üretim sahaları süratle oluşturulup, her geçen gün üretim alanları aktarılıyor. ABD ekim alanlarını yüzde 150 arttırdı, biyodizel, biyokütle ile elektrik üretimi, biyopolimer, yemek ürünleri, CBD yağı, kenevir kozmetik ürünleri, kanvas-kenevir tekstil ürünleri üzerine yeni çalışmalar yapıyor. Tarım alanlarının yüzde 6’sına kenevir ekerek ülkenin tüm elektrik ihtiyacını karşılayacak ve tüm taşıtların petrol giderlerini kenevirden biyodizel üretme yöntemiyle çözecek araştırmalar yapmaktadır.

İsrail de tıbbi kenevir üretimi için yaptığı Ar-Ge’ler neticesinde büyük mesafe aldı, Türkiye’de 2030 yılında köye dönüş projesi kapsamı içerisinde kenevir ile ölçek ekonomisi 100 milyar dolarlık bir pazara sahip olacak bir potansiyeli var.

Kanada’da kenevir ekimi 100 bin hektara ulaştı. CBD ve tıbbi alanda kullanımları ile alakalı yasal düzenlemeleri yapıldı, yemek ürünlerinde kullanımı için (hamburger-pizza-ekmek vs) 2.5 milyar dolarlık bir pazarın öngörüldüğü bildirildi. Avustralya’da ‘hemp food’ üretimini yaygınlaştırıyor. Hollanda’da ekim ve üretim yüzde 200 arttırıldı. Romanya’ya 1 laboratuvar ve 1 işleme tesisi kurdu. Tarımsal ürünler de Avrupa lideri olan Hollanda yeni Ar-Ge üsleri kurmak kaydıyla kenevir türlerinin gen kodlarını araştırmaya başladı. Almanya’da tıbbi kenevir talebine yetişilemiyor. Almanya AB’yi komşu (Yunanistan İskeçe ve Bulgaristan’da) ülkelerde ekim yaptırmak üzere fonluyor. İlaç kodeksinde değişiklik yaparak CBD’li ilaçların önünü açtı.

Almanya yeni nesil otomobillerinde özellikle kaporta ve koruma barlarında kenevir bazlı ürünleri kullanmaya karar verdi. Tıbbı kenevir ürünlerinden 2025 yılında 71 milyar dolarlık bir pazar bekleniyor. Avusturya ekim alanlarını arttırdı, Almanya’ya 22 ton kenevir çiçeği satışı yaptı. Fransa’da 60 bin dönüm kenevir ekimi yapılıyor. Pazar için ekim sahalarını arttırıp, yemek endüstrisi, inşaat malzemeleri ve selülozu yüksek sak ve lifler üzerinde araştırmalarını devam ediyor.”

NİYE BECEREMİYORUZ

KENEVİRİN faydalarını saymakla bitiremiyoruz. Almanların Romanya’da ürettiği kenevir tozundan sütlü ve yoğurtlu kahvaltı yaptığımızı söylersek ayıp olmaz değil mi? Biz niye kazanmayalım? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deyimi ile ‘zihniyet devrimi’ gerekiyor ama manivelayı hâlâ harekete geçiremedik. Bugüne kadar yüzlerce sanayi şirketi kurulabilirdi. Tıbbi keneviri yazmaya devam edeceğiz. (Bu konuda Yalçın Koçak, Abdurrahman Dilipak ve İsmail Tokalak’ın emeklerinin çok olduğunu söylemeliyiz.)

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/yalcin-bayer/kenevir-lobilerine-dikkat-41517924

 

Siz de yorumunuzu paylaşın: