FAUCİ, YENİ KORONAVİRÜSÜN DOĞAL OLARAK GELİŞTİĞİNE ‘İKNA OLMADIĞINI’ AÇIKLADI

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Dikkat: Yazının sonunda ek var!

***

Zaten virüsün doğal olarak geliştiğine bilim insanları dışında ikna olan olmamıştı.

Bakalım Fauci’ nin her dediğini kayıtsız-şartsız kabul eden, Fauci’ den çok Faucici’ler şimdi nasıl kıvıracaklar?

Resim

***

Milliyet’ in haberi:

Salgın başladığından beri soru işaretleriyle dolu olan ‘virüsün kökeni’ tartışmasında, ABD’li virüs uzmanı çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Dr.Anthony Fauci, yeni koronavirüsün doğal olarak geliştiğine ‘ikna olmadığını’ açıkladı ve kökenleri hakkında şeffaf bir soruşturma yapılması çağrısında bulundu.

Ülkenin bulaşıcı hastalıklarda önde gelen uzmanı Fauci, virüsük kökeninde dair belirsizlik hakkında 11 Mayıs’taki PolitiFact etkinliğinde konuştu.

PolitiFact yönetici editörü Katie Sanders, Fauci’ye “Kovisd-19’un kökeni hakkında hala çok fazla bulanıklık var, bu yüzden sormak istedim, hala doğal yollarla meydana geldiğinden emin misiniz?” diye sordu.

‘ÇİN’DE NELER OLUP BİTTİĞİNİ ARAŞTIRMALIYIZ’ 

Fauci, “Aslında hayır,” diye yanıtladı: “Buna ikna olmadım, ne olduğunu tam olarak bulana kadar Çin’de neler olup bittiğini araştırmaya devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum.”

Fauci sözlerine şöyle devam etti: “Virüs araştıran insanlar, bunun hayvandan insana bulaştığını söylüyorlar ancak başka bir şey de olabilir ve bunu bulmamız gerekiyor.

“Yani, biliyorsunuz, virüsün kökenini araştıran tüm araştırmaları sonuna kadar desteklediğimi söylememin nedeni bu.”

Fauci’nin etkinliğe katılması, gergin bir Senato duruşması sırasında aynı konu üzerinde tartışılmasından saatler sonra geldi.

Senatör Rand Paul da bir Senato toplantısında ünlü doktora, “Bu grubun önünde, kategorik olarak Kovid-19 virüsünün laboratuvarda oluşamayacağını söyler misiniz?” diye sordu.

Fauci şu cevabı verdi: “Çinlilerin neler yapmış olabileceğine dair herhangi bir bilgim yok ve Çin’de olup bitenlerin daha fazla araştırılmasından yanayım.”

FAUCI, İDDİALARI REDDETTİ 

Fauci ayrıca, Paul’ün Ulusal Sağlık Örgütü’nün (NIH), Kovid-19 salgınında rol oynamakla suçlanan Çin laboratuvarı Wuhan Viroloji Enstitüsü’ne para akıttığı yönündeki önerisini de kesin bir dille reddetti.

ABD İSTİHBARATI: 3 ÇİNLİ ARAŞTIRMACIDA GÖRÜLMÜŞTÜ 

Amerikan Wall Street Journal (WSJ), ABD istihbaratının ilgili raporuna göre, Kasım 2019’da Vuhan Laboratuvarı’nda çalışan 3 araştırmacının virüs ve mevsimsel grip belirtilerine benzer şikayetlerle hastalanıp hastaneye başvurduğu öne sürüldü. 

Gazeteye konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen bazı yetkililer, söz konusu istihbaratın hala destelenmesi gereken bir güvenilirlik seviyesinde olduğunu dile getirirken, bazıları ise raporun konuyla ilgili en güçlü ve sağlam istihbaratlardan biri olduğuna inandıklarını belirtti.

BEYAZ SARAY’DAN ÇAĞRI 

Beyaz Saray Basın Sekreteri Jen Psaki Perşembe günü, Cumhuriyetçilerin virüsün Wuhan Viroloji Enstitüsü’nden ortaya çıktığına dair ‘önemli ikinci derece kanıtlar’ olduğunu belirten bir ara rapor yayınlamasından sonra salgının ‘temel nedenlerinin’ araştırılması çağrısında bulundu.

Soruşturmanın ‘Çin hükümetinin işbirliğini ve veri sağlamalarını’ gerektirdiğini vurgulayan Psaki, Pekin yönetimin bu talepleri reddettiğini söyledi.

Cumhuriyetçiler’in raporu ilk olarak Fox News tarafından alındıktan sonra Çarşamba günü kamuoyuna açıklandı.

Raporda, ‘önemli ikinci dereceden kanıtlar, Kovid-19 salgınının Wuhan Viroloji Enstitüsü’nden sızarak başlamış olabileceğine dair ciddi endişeleri ortaya çıkardığı’ kaydedildi.

ÇİN’İN ‘LABORATUVAR’ GEÇMİŞİ 

Çin’in ‘enfeksiyonlarla sonuçlanan laboratuvar sızıntıları geçmişi’ olduğunu vurgulayan rapor, laboratuvarın ‘bir salgına yol açabilecek tehlikeli araştırmalar’ yürüttüğünü söylüyor.

Raporda, Çinli araştırmacıların 2019 sonbaharında ‘Kovid-19 benzeri semptomlar’ nedeniyle hastalandıkları bilgisine de yer verildi.

Kaynak: https://www.milliyet.com.tr/galeri/son-dakika-hedef-gosterdi-unlu-doktordan-salginin-kaynagi-aciklamasi-6512657/1

***

EK 1 (25.5.2021):

“Bütün bunlar ABD içi politik çekişmeler, aldırmayın” diyecek tipler çıkar şimdi.
Malum, pandemiye ve hâkim global söylemlere iman edenler çok…
Ama şurası çok açık…
Dünya iyice çirkefleşiyor, çamura dönüşüyor.
Virüs, hem bilim ahlakını, hem de politik ahlakı yiyip bitiriyor.
Ama daha başlangıçtayız…
Uyanık kalmaya çalışanlara “Sizi gidi komplocular” diye saldıranların komplonun tam göbeğinde olduklarını idrak edeceğimiz günlerin geleceğine eminim.

Kaynakhttps://www.sabah.com.tr/yazarlar/babaoglu/2021/05/25/gitgide-cirkeflesen-dunya

***

EK 2 (9.6.2021): Eski FDA direktörü Scott Gottlieb, Dr Anthony Fauci’nin geçen baharda dünya liderlerine koronavirüsün Wuhan’daki bir laboratuvardan çıkma olasılığının olduğunu söylediğini açıkladı. Kaynak: http://ms.spr.ly/6015n6i81

***

EK 3 (9.6.2021): ABD’li uzmanlardan çarpıcı iddia: “Kovid-19’un laboratuvardan kaçtığına dair iki kanıt var”.

İki ABD’li uzman, koronavirüsün Çin’deki bir laboratuvardan kaçtığına yönelik iddiaları savunan bir yazı kaleme aldı. Wall Street Journal’ da yayımlanan yazı, koronavirüsün genom diziliminin laboratuvar teorisini kanıtladığı öne sürüldü. ABD istihbarat yetkililerinin de desteklediği laboratuvar teorisi, koronavirüsün, Vuhan Viroloji Enstitüsü’nde yarasa virüslerinin incelendiği bir laboratuvardan sızarak tüm dünyaya yayıldığını ve Kovid-19 pandemisini başlattığını savunuyor.  Son günlerde giderek artan sayıda uzmanın “İddia daha detaylı araştırılsın” demesiyle birlikte bu teori, dünya gündemine oturdu. İddiayı destekler nitelikteki köşe yazısını ise Kalifornia Berkeley Üniversitesi’nde fizik profesörü Richard Muller ve Atossa Therapeutics’in kurucusu Dr. Stephen Quay kaleme aldı. İki uzman, laboratuvar teorisini destekleyen kanıtların koronavirüsün genom diziliminde zaten mevcut olduğunu iddia etti.

Gen diziliminde 4 temel harf (A, G, C, U) yer alıyor. Bunlar değişik karbon, hidrojen, nitrojen ve oksijen seviyelerine sahip kimyasal bileşenlerin (Adenin, Guanin, Citosine, Urasil) ilk harflerini teşkil ediyor. Kovid-19 genomu da bu 4 harfin değişik kombinasyonlarla bir araya geldiği 29 bin 903 harften oluşuyor. İşte o dizilimde yer alan 12 harflik “CCU CGG CGG GCA” bölümü bu virüsün gücünün sırrı olarak kabul ediliyor. Çünkü bu dizilim sayesinde Kovid-19 insan hücresine kolayca girebiliyor. Bu bölümün ortasındaki çift CGG, yeni tip koronavirüsün son derece bulaşıcı olmasını sağlıyor. Öte yandan Dr. Muller ve Dr. Quay’a göre bu bölüm aynı zamanda koronavirüsün insan yapımı olduğunu gösteriyor. İki uzman, yeni tip koronavirüsü de içeren virüs sınıfında CGG-CGG kombinasyonunun yer almadığını ifade ediyor. Bu da virüsün, çift CGG kombinasyonunu evrim sürecinde diğer akrabalarından alamayacağı anlamına geliyor. Çift CGG’nin virüslerde doğal olarak bir araya gelmesi “nadir” bir olay diye niteleniyor. Ancak iki uzmana göre laboratuvar çalışmalarında bunun tersi geçerli. Yazıda konuyla ilgili şu ifadeler yer alıyor:

(Laboratuvar deneylerinde) çift CGG, tercih edilen dizidir. Bunun nedeni, hazır ve kullanışlı olması ve bilim insanlarının onu yerleştirmede çok deneyimli olmasıdır. İki uzman buradan hareketle virüsün zoonotik (hayvandan insana geçen) olduğunu savunan bilim insanlarına şöyle sesleniyor: Zoonotik kökenli olduğunu savunanlar, yeni koronavirüsün mutasyona uğradığında neden favorisi olmayan bir kombinasyonu, yani çift CGG’yi seçtiğini açıklamalıdır. Neden laboratuvardaki araştırmacıların yapacağı seçimi tekrarladı? Evet mutasyonlar yoluyla rastgele olmuş olabilir. Ama bu kadarı tesadüf mü?

Aynı iddia daha önce de gündeme gelmişti

Öte yandan Dr. Muller ve Dr. Quay’ın dile getirdiği bu iddia, 2020’de laboratuvar teorisinin ortaya atıldığı ilk günlerde de gündeme gelmişti. Bazı uzmanlar bu iddiayı desteklerken bazıları da buna büyük önem atfetmemişti. Örneğin The Wire’a  konuşan Glasgow Üniversitesi’nden virolog David L. Robertson, bu kombinasyonun her ne kadar zor görünse de doğal yollarla bir araya gelmesinin mümkün olduğunu söylemişti. “Virüsler olağandışı olaylarda uzmandır” diyen virolog, sözlerini şöyle sürdürmüştü: Bu virüslerde rekombinasyon doğal yollarla çok ama çok sık meydana gelir. Sivri uçlu proteinde rekombinasyon kırılma noktaları vardır. Bu dizilerin olağandışı görümesinin nedeni de bizim yeterince örnek toplamamış olmamız.

Ünlü bir virolog ve Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nün eski başkanı David Baltimore ise koronavirüsün genetik diziliminde çift CGG’yi gördüğü anda bunun virüsün kökenine işaret ettiğini düşündüğünü aktarmıştı. Baltimore, “Bu özellikler, virüsün doğal kökenli olduğu fikrine güçlü bir meydan okuma” demişti.

“Virüs neden insanlarda gelişmeyi sürdürmedi?”

Öte yandan Dr. Muller ve Dr. Quay’a göre koronavirüsün laboratuvardan çıktığını kanıtlatan tek şey çift CGG dizilimi değil. İki uzman aynı zamanda, doğal kökenli olduğu doğrulanan SARS ve MERS’in “insan nüfusunda yayıldıkça, en bulaşıcı formlar egemen olana kadar gelişmeyi sürdürdüğünü” söylüyor.

Buna karşılık Kovid-19’a neden olan Sars-Cov-2’nin tespit edildiği ilk andan itibaren epey bulaşıcı olduğu görülmüştü.

Muller ve Quay işte bu noktalardan hareketle “Bilimsel kanıtlar, virüsün bir laboratuvarda geliştirildiği sonucuna işaret ediyor” sonucuna varıyor.

Ancak Sars-Cov-2’nin tespit edildiği anda son derece bulaşıcı olması daha önce de bazı uzmanlar arasında tartışmalara neden olmuştu.

Laboratuvar teorisine karşı çıkan uzmanlar, virüsün insanda bu denli hızlı yayılma yeteneğini henüz yarasalardayken geliştirdiğini savunmuştu.

Bu teze göre, koronavirüsün insan sıçramadan önce büyük bir değişim geçirmesine gerek yoktu çünkü zaten insan hücrelerine etkili bir şekilde saldırma yeteneğine sahipti.

Laboratuvar teorisi nedir?

Kovid-19 hastalığına neden olan Sars-Cov-2’nin kökenine dair iki temel teori var. “Doğal köken teorisi” diye anılan ilki, virüsün zoonotik (hayvandan insana geçen) bir patojen olduğunu savunuyor. Buna göre koronavirüs, yarasalarda yıllar boyunca evrimleşti ve başka bir hayvan aracılığıyla insana sıçradı. Sıçramanın meydana geldiği en olası mekanlardan biri de Vuhan’daki ıslak hayvan pazarı olarak belirlendi. Laboratuvar teorisinde ise Kovid salgınının, bilim insanlarının yarasa kaynaklı virüsleri araştırdığı Vuhan Viroloji Enstitüsü’nde başlamış olabileceği öne sürülüyor. Bu laboratuvarda olası bir sızıntıyı engellemek için katı protokoller uygulanıyor. Ancak teoriye göre temel bir insan hatası, koronavirüsün kaçmasına neden olabilir. Laboratuvar teorisini destekleyenlerden çoğu, virüsün bir kaza sonucu sızdığını düşünüyor. Fakat bazı komplo teorisyenleri, Çin’in virüsü bilerek sızdırdığını iddia ediyor.

Laboratuvar teorisi neden yeniden gündemde?

Kovid-19’un bir hayvandan insana geçen zoolojik bir hastalık olmadığı, Vuhan’daki laboratuvardan kazara sızdırıldığı ilk olarak Donald Trump ve diğer Cumhuriyetçiler tarafından dile getirilmişti. Bazı uzmanlar söz konusu iddiayı “komplo teorisi” diye niteleyip reddetse de son günlerde Biden yönetimi ve ABD basını, aynı teoriyi yeniden dile getiriyor. Örneğin Wall Street Journal, daha önce açıklanmayan, ABD istihbaratına ait bir raporu haberleştirdi. Raporda, Çin’deki laboratuvarda görevli üç bilim insanının, virüs yayılmaya başlamadan önce, Kasım 2019’da Kovid-19’la uyumlu semptomlar yüzünden hastaneye kaldırıldığı aktarılıyor.

Diğer yandan Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Çin’e koronavirüsün kökenini araştırmak üzere gönderdiği heyetin Mart 2021’de hazırladığı bir diğer rapor, bu iddiayı reddetmişti. Raporda, salgının bir laboratuvarda başlamış olma ihtimalinin “aşırı derecede az” olduğunu belirtilmişti. Öte yandan DSÖ, buna rağmen ileri araştırmaların yararlı olacağını ifade etmişti.

Kaynak: https://www.indyturk.com/node/370346/sa%C4%9Flik/abdli-uzmanlardan-%C3%A7arp%C4%B1c%C4%B1-iddia-kovid-19un-laboratuvardan-ka%C3%A7t%C4%B1%C4%9F%C4%B1na-dair-iki

***

EK 4 (10.6.2021): Good morning Mr. Fauci!

Resim

***

EK 5 (11.6.2021): Trump’ın yardımcılarından Peter Navarro, ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü müdürü Dr. Anthony Fauci’yi “pandemi”yi yaratmada rolü bulunmakla, virüsün kaynağı konusunu örtbas etmekle suçladı ve “Ellerinde kan var” dedi. Kaynak: https://www.yenicaggazetesi.com.tr/fauciyi-neden-ilhlara-kurban-ettiler-456877h.htm

***

EK 6 (16.6.2021): Kovid-19 virüsünün Aralık 2019’da ABD’ye ulaşmış olduğuna dair kanıtlar artıyor

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin (CDC) geçen yılın başlarında 24 bin Amerikalıdan alınan kan örnekleri üzerinde yaptığı geniş çaplı analize göre, Kovid-19 vakalarının Aralık 2019’da ülkenin bazı bölgelerinde görüldüğüne olan inancın arttığı belirtildi.

CDC yetkilisi Natalie Thornburg, “Çalışmalar oldukça tutarlı. Muhtemelen burada bildiğimizden daha önce çok seyrek de olsa vakalar vardı ancak şubat sonuna kadar yaygınlaşmadı.” dedi.

Kovid-19, 2019’un sonlarında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkmış, 15 Ocak’ta Wuhan’dan dönen ve 19 Ocak’ta Washington eyaletinde bir klinikte tedaviye alınan bir Amerikalıda görülen enfeksiyon ise ABD’de görülen ilk vaka olarak kabul edilmişti.

Aralık 2020’de yayımlanan ve Amerikan Kızılhaç kan bağışlarından alınan 7 bin örneği analiz eden CDC liderliğindeki bir çalışma da virüsün Aralık 2019’un ortalarından itibaren bazı Amerikalılara bulaşmış olabileceğini göstermişti.

Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/dunya/kovid-19-virusunun-aralik-2019da-abdye-ulasmis-olduguna-dair-kanitlar-artiyor/2275081

***

EK 7 (21.7.2021): Beyaz Saray’ın baş tıbbi danışmanı Fauci’nin koronavirüs pandemisi hakkındaki açıklamalarına şüpheyle yaklaşan bilim adamları, endişelerini halka açıklamak istemiyorlar. Fauci, tüm finansmanı kontrol ediyor, bu yüzden bilim adamları ondan ölümüne korkuyor. Kaynak: https://nypost.com/2021/07/20/rand-paul-says-researchers-afraid-to-speak-out-against-fauci/

***

EK 8 (30.7.2021): HİKMET GEÇKİL: Yeni…Utanmazlık! Virüsün “yapay” olma ihtimalinin de göz ardı edilmemesini söyleyenleri “komplocu” olmakla suçlayan, Ancak, hiç bir veriye dayanmadan, virüsün %100 doğal olduğunu @NatureMedicine‘da ilan eden “utanmazlar” şimdi ne düşünüyor acaba! Kaynak: https://twitter.com/HikmetGeckil/status/1419746333313863684?s=20

***

Yazı için 2 yorum yapılmış:

  1. Hüseyin Nihal Atsız dedi ki:

    Tam 36 senedir Amerikan İmmünoloji-allerji Derneği’nin başkanlığını yapan bir Cizvit rahibi!

    Bir benzeri de iyi bildiğiniz ülkede…..

    Ama koltuğunu bırakmak zorunda kaldı, uzatmaları oynuyor.

  2. Hüseyin Nihal Atsız dedi ki:

    Cizvit papazı sorguda…

    https://youtu.be/ilt_NcaIIRk

    Darısı bizdekinin başına!

Siz de yorumunuzu paylaşın: