KAHVE ÇARPINTI YAPMIYOR, KALP HASTALARI DA KAHVE İÇEBİLİR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Kalp ve tansiyon hastalarına, çarpıntısı olanlara genellikle kafeinden zengin yiyecek ve içeceklerden uzak durmaları tavsiye edilir.

Kafein, kahve, çay, çikolata ve kolalı meşrubatlarda tabii olarak bulunur ve birçok yiyecek ve içeceğe, bazı ilaçlara da eklenir.

Kafeinin ritim bozukluğu yapmasından, tansiyonu yükseltmesinden ve kalp krizlerini tetiklemesinden endişe edilir.

Diğer taraftan kafeinli ürünlerin kalp ve genel vücut sağlığı için faydalı olduğu da mâlumdur.

Journal of the American Heart Association’ de yayınlanan yeni bir araştırma kafeinli ürünlerle ritim bozuklukları arasında bir ilişki olmadığını ortaya koydu.

Araştırma 1388 kişinin bir sene süreyle kahve, çay ve çikolata tüketimlerinin ve 24 saatlik EKG’ lerinin kaydedilmesi suretiyle gerçekleştirildi.

Katılımcıların 840’ ı (yüzde 61) günde bir veya daha fazla kafeinli bir ürün tüketiyordu ve kadınlarda ve içki içenlerde kafeinli ürün kullanma oranı daha fazla idi.

65 yaşın üzerinde olan Cardiovascular Health Study kapsamındaki katılımcılarda muhtemel risk faktörleri ayarlandıktan sonra kafein alımı ile atrial veya ventriküler aritmiler arasında bir ilişki bulunamadı.

Erken kardiak atımlar sık ve belirtisiz olmalarına karşılık hem atrial hem ventriküler erken atımların kardiyo-vasküler riskleri artırabileceğini gösteren araştırmaların sayısı giderek artıyor.

Sağlıklı insanlarda artmış atrial erken atımları atrial fibrilasyon, felç ve ölümlerle ilişkilendiren yayınlar olduğu gibi ventriküler erken atımların kalp yetersizliği ve kardiyo-vasküler olay ve bunlarla ilgili ölüm risklerini artırabilecekleri de ileri sürülüyor.

coffee is good for the heart ile ilgili görsel sonucu

Kafein bir uyarıcıdır

Kafein tıpta merkezi ve çevresel sinir sistemini uyaran bir ilaç olarak kullanılır ve makul miktarlarda genellikle emniyetli bir madde olarak kabul edilir.

Kafein, aynı zamanda çocuklarda kullanılabilen tek psiko-aktif ilaçtır ama fazla miktar kafein sinirlilik, huzursuzluk, uykusuzluk, mide-bağırsak problemleri ve çarpıntı gibi şikâyetlere yol açabilir.

Belirli bir süre kafein ihtiva eden yiyecek ve içecekleri tüketenlerde zamanla kafein bağımlılığı gelişebilir ve bu kişiler kafein almadıklarında huzursuzluk, sinirlilik, çarpıntı, yorgunluk, baş ağrısı gibi kafein yoksunluk belirtileri gösterebilirler.

Gelelim neticeye

Çay ve Türk kahvesinin sağlıklı ve faydalı içecekler olduğuna inanır ve hastalarıma da mutlaka bunlardan mâkul miktarda içmelerini tavsiye ederim.

Benim için mâkul miktar günde 5 ince belli bardakta çay ve 3 küçük fincan kahvedir; tabii ki şekersiz olarak!

Enerji içeceklerinde olduğu gibi yüksek miktarlarda kafein ise elbette zararlıdır.

Düzenli kahve içilmesinin obezite, tip 2 diyabet, kanser, depresyon ve kalp hastalıkları risklerini azaltabileceğini gösteren çalışmalar olduğunu da hatırlatırım.

Kaynaklar:

http://jaha.ahajournals.org/content/5/1/e002503.abstract?sid=059c6e82-e336-4d97-a9a4-0320a5dacfc0

http://jaha.ahajournals.org/content/5/1/e003089.full

Yazı için 3 yorum yapılmış:

  1. faik dedi ki:

    Bir zamanlar içtiğim aç karına çay midemi bozdu. O gün bugündür acıyla yaşıyorum. Doktora gitmedim, çünkü güvenmiyorum. Sizce bu mideylemi yaşamalıyım, yoksa bunun hiç bir sorun olmadan ve çıkarmadan bir çözümü varmı. Operasyonsuz, kimyasalsız, zararsız, ziyansız, temiz çözümü varmı.

    Ben bu çaydan korkuyorum. Kahvedende korkuyorum. O zamanlar şekerli içerdim, şimdi şekeri kaldırdım. Ve az içiyorum. Eğer öncesinde su içmezsem, pişirme kahve ve filtre kahve beni mahvediyor. Hazır, çözülebilen kahve benim için en iyisi.

    Dayım çok çay içerdi, sabah, öğle, akşam, ve yatarken dahi. Geçtiğimiz günlerde kan kanserinden gitti. Bende çaya takıldım biraz burada.

    Birde niye Türk kahvesi deyip duruyorsunuz ki, Türk kahvesimi var.

  2. Ayça Özden dedi ki:

    ne kahveden vazgeçerim ne de faldan. Bunlara zararlı diyenlere de asla inanmam.

  3. faik dedi ki:

    Sormuşken, sormaya devam edeyim dedim. Cevabı ya da iyi bir cevabı olduğunu sanmıyorum ama sorayım. Aslında sorular çok. Olanla ölene çare yok diyeceğiz sanırım.

    -Zamanında aldığım darpların, yanmaların acıları.

    -Sanırım bazı yanlış hareketlerle oluşmuş acılar.

    -Tıbbi iğne, aşı, dikiş vs. acıları.

    -Yaraların acıları.

    -Bazı bölgelerde çıkan, çıkmayan tüy.

    -Alınmış yada kaybedilmiş bir organın diğer organlara etkileri.

    -Herhangi bir gıdanın yaptığı zararlar. Mesela acı biberin dilde yaptığı bozulmalar.

    Kısaca, bir şekilde bozulmuş bölgenin durumu. Bunların önem derecesi. Bunlar için bir çözüm varmı. Bunlar yarın öbürgün başka şeyler oluşturabilirmi.

Siz de yorumunuzu paylaşın: