ABD VE ÇİN LABORATUVARDA GELİŞTİRDİ… İZLERİ ÖRTMEK İÇİN ÜZERİNDE OYNANDI

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Dikkat: Yazının sonunda ek var!

***

-Virüs nerde?

-Çorbaya düştü.

-Çorba nerde?

-Yarasa içti.

-Yarasa nerde?

-Mağaraya kaçtı.

-Mağara nerde?

-Yandı bitti kül oldu…

NOT: Facebook ve İnstagram bana da virüsün kaynağı hakkındaki şüphelerimi dile getirdiğim için 6 ay süreyle kısıtlama-engelleme uygulamıştı.

***

Sözcü’ nün haberi:

St. George’s Üniversitesi Onkoloji Profesörü Angus Dalgleish ve Norveçli bilim insanı Dr. Birger Sørensen’in hazırladığı 22 sayfalık corona virüsü raporu, salgının ortaya çıkışıyla ilgili tartışmaları yeniden alevlendirecek. Virüsün ABD ve Çin’in, ‘Gain of Function’ isimli araştırması kapsamında ortaya çıktığını öne süren Dalgleish ve Sørensen, çalışmaların izlerini gizlemek için virüs üzerinde tersine mühendislik uygulandığını iddia etti.

Corona virüsü dünya genelinde can almaya devam ederken, salgının başladığı günden bu yana 3 milyonu kişinin ölümüne yol açtı. İlk kez Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan corona virüsünün kaynağı o gün bugündür tartışma konusu.

Virüsün yarasalardan insanlara geçtiği teorisi öne çıksa da, Wuhan Viroloji Enstitüsü’nden yayıldığı iddiaları da sıklıkla dile getirildi. Söz konusu ihtimallerle ilgili çarpıcı bir araştırma yürütüldüğü ortaya çıktı. İngiliz Daily Mail gazetesinin elde ettiği belgelere göre St. George’s Üniversitesi Onkoloji Profesörü Angus Dalgleish ve Norveçli bilim insanı Dr. Birger Sørensen, corona virüsünün ortaya çıkışıyla ilgili 22 sayfalık bir rapor hazırladı.

BENZERSİZ İZLERE SAHİP

Quarterly Review of Biophysics Discovery isimli dergide yayınlanması beklenen çalışma virüsün insan yapımı olduğu tartışmalarını yeniden alevlendirecek. Dalgleish ve Sørensen, corona virüsünün doğada eşi olmayan, benzersiz parmak izlerine sahip olduğunu ve bunun ancak laboratuvarda müdahaleyle gerçekleşebileceğini savundu.

OBAMA DÖNEMİNDE YASAKLANDI

ABD ve Çin’in, ‘Gain of Function’ isimli bir proje kapsamında ortak çalışmalar yürüttüğünü belirten Dalgleish ve Sørensen, bu araştırmalarda salgın yaratan virüsleri daha iyi anlamak için Covid-19’un ölümcül ve bulaşıcı özelliklerinin artırıldığını öne sürdü. Obama döneminde ABD’de bu projenin yasaklandığı, ancak Wuhan Viroloji Laboratuvarı’nda çalışmaların devam ettiği belirtildi.

MIKNATIS GİBİ YAPIŞIYOR

2002-2019 yılları arasında Çin’deki laboratuvarda yürütülen deneyleri inceleyen Dalgleish ve Sørensen, SARS-Cov-2’nin diziliminde arka arkaya dört pozitif amino asit bulunduğunu, bunun doğal yollarla gerçekleşmesinin mümkün olmadığını ifade etti.

Çalışmada corona virüsünün sahip olduğu benzersiz izler böyle gösterildi.

Bu pozitif amino asitlerin, insan hücrelerindeki negatif bölgelere bir mıknatıs gibi yapıştığı belirtildi.

YILLAR ÖNCE ÇIKMIŞ GİBİ GÖSTERMEK İSTEDİLER

Kasım 2019’da Wuhan Viroloji Laboratuvarı’nda görevli olan kişilerin corona virüsü belirtileriyle hastaneye kaldırıldıkları, Beyaz Saray’a sunulan istihbarat raporlarında ortaya çıkmıştı. Dalgleish ve Sørensen bu durumu, laboratuvardaki bilim insanlarının yaptıkları çalışmanın izlerini örtmek için atılan adımların bir parçası olduğunu iddia etti. Dalgleish, Daily Mail’e yaptığı açıklamada, “Virüsün tersine mühendislikle yeniden üretildiğini düşünüyoruz. Virüsü değiştirerek yıllar önce ortaya çıkmış gibi göstermek istediler. Böyle yaptıklarını gizlemeyi amaçladılar” dedi.

Dalgleish ve Sørensen, elde ettikleri bulguları geçmiş dönemde de yayınlamak istediklerini ancak o dönem virüsün yarasalardan ya da diğer hayvanlardan doğal yollarla bulaştığı teorilerini aktaran bilimsel yayınların kendilerini geri çevirdiğini söyledi. Eski MI6 şefi Sir Richard Dearlove da, bu iddiaların araştırılması gerektiğini ifade etmişti.

BIDEN DA GÖZLERİ LABORATUVARA ÇEVİRDİ

Göreve geldiği 20 Ocak’tan bu yana en büyük önceliğini corona virüsüyle mücadele ve aşılamaya veren Biden, önceki gün yaptığı basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

Salgının ortaya çıkışıyla ilgili iki senaryo olabileceğinden bahseden Biden, “Mevcut durumumuza göre istihbarat yetkililerimizin üzerinde durduğu iki ihtimal var. Ya enfekte olmuş bir hayvanla insanın teması ya da bir laboratuvar kazası. Ancak elde edilen veriler bu iki ihtimal arasında birinin öne çıkmasına yetecek düzeyde değil. Her iki ihtimalin de öne çıkan ve zayıf noktaları var. İstihbarat yetkililerine çağrım, çabalarını iki katına çıkararak elde ettikleri son bilgileri 90 gün içinde bizimle paylaşmaları” dedi.

Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/2021/dunya/corona-virusuyle-ilgili-ortaligi-karistiracak-rapor-abd-ve-cin-laboratuvarda-gelistirdi-izleri-ortmek-icin-uzerinde-oynandi-6456997/

***

EK 1 (30.5.2021) Mehmet Tansel: Geçen yıl virüsün insan yapımı olduğunu söyleyenler KOMPLO TEORİSYENİ olmakla suçlanıyorlardı. Şimdi ise, resmi kaynaklar aynı açıklamayı yapıyor. Hayat işte, sap döner keser döner.. Daha çook dönecek o keser anlaşılan.. Kaynak: https://twitter.com/MehmetTanselY/status/1398904321262166017?s=20

***

EK 2 (31.5.2021): GÖKHAN HOTAMIŞLIGİL: “Yeni çıkan bu makale anlamsız komplo teorilerine son verir umarım. ‘Bu virüsün laboratuvarda üretilmiş olabileceğini veya manipüle edildiğini gösterecek hiç bir gösterge yok’. Makale: The proximal origin of SARS-CoV-2. Kaynak: https://twitter.com/ghotamis/status/1240018681888940032?s=20

***

EK 3 (31.5.2021): GÖKHAN HOTAMIŞLIGİL: “Laboratuvar ortamında üretilmedi’: Covid-19’un laboratuvar ortamında insan üretimi bir virüs olduğuna dair söylentilere de değinen uzman şu ifadeleri kullandı: “Bunun laboratuvar ortamında oynanmış veya yapay bir virüs olduğuna dair kanıt şu anda sıfır. Bunu net olarak söyleyebilirim. O yüzden bu tarz dezenformasyonlara takılıp komplo teorileri üretmenin anlamı yok.” Kaynak: https://www.diken.com.tr/harvardli-hotamisligil-coronada-olasi-dort-senaryoyu-anlatti-yeni-dalga-olabilir/

***

EK 4 (31.5.2021): ASHISH: Son derece net kanıtlar var elimizde. Bu virüs insan eliyle oluşturulmadı. Bu virüs bir labaratuvarda oluşturulmadı. Bu doğal bir süreç. Kaynak: https://www.haberturk.com/harvard-universitesi-nden-iki-onde-gelen-profesor-haberturk-e-konustu-2647607

***

EK 5 (31.5.2021): HAŞMET BABAOĞLU: “İlginçtir, aynı iddiayı dile getiren bilim çevreleri üzerindeki sansür de kaldırıldı.
Her ülkeden benzer bir bilimsel iddia geliyor.
İngiltere’den gelen “düşünülenin aksine bu virüsün atalarının olmadığı” ve bu nedenle laboratuvar ürünü olma ihtimalinin yüksek olduğu iddiası ortalığı karıştırdı.
Dahası, sosyal paylaşım siteleri de virüsün insan yapımı olduğu iddialarını artık engellemeyeceklerini açıklamaya başladılar.
Bu şu demek aslında: “Virüsle Çin arasındaki bağı köpürtelim, çoğaltalım. Şimdi tam zamanıdır!Kaynakhttps://www.sabah.com.tr/yazarlar/babaoglu/2021/05/31/bu-isin-sonu-nereye-gider

***

EK 6 (31.5.2021): MELİH ALTINOK: “BAYRAM DEĞİL SEYRAN DEĞİL…

Facebook “Kovid-19’un insan yapımı olduğu veya üretildiği iddialarını artık engellemeyeceğini duyurmuş…

Lütfetmişler de sebebi ne olabilir diye düşünüyorum…

Resmi korona söylemini sorgulayan bu tür iddiaları “bilimsel” bulmadıkları için engellediklerine göre fikirlerini değiştirecek bir gelişme olmalı.

Varyantların sebebinin aşılama olduğunu ortaya koyan bilimsel çalışmalar falan olamaz… Zira ilk kez ortaya çıkan soru işaretleri değil bunlar?

Kaldı ki pandemi süreci, babasının hayrına ücretsiz üyelik dağıtan ve sırf özgür düşüncenin yayılması için platform hazırladıklarını söyleyen Facebook ve benzerlerinin işlevini açıkça ortaya koydu.

Muhtemelen şimdiki hamlelerin sebebi de sansürle üstünü örttükleri gerçekleri daha fazla saklanamayacaklarını kabul edip strateji değiştirmeleri…

Zamanın ortaya çıkardığı gerçekleri bu yolla manipüle edip kafaları bulandırmaya hedefliyor olmalılar.

Bu yüzden de düz dünyacılardan tutun da “çipçilere kadar, izolasyonun işlevini sorgulayanların inanılırlığını zedeleyen marjinallerin önünü açıyorlar…

Ondan sonra ayıkla princin taşını ayıklayabilirsen.

Kaynak: https://www.sabah.com.tr/yazarlar/melihaltinok/2021/05/31/sedat-avni-kabak-tadi-verdi

***

EK 7 (1.6.2021): ABD Başkanı Joe Biden, geçtiğimiz hafta istihbarat yetkililerine korona virüsün (Covid-19) kaynağını soruşturmaya yönelik çabaları “iki katına çıkarma” ve 90 gün içinde rapor hazırlama talimatı vermişti. Biden’ın açıklamasının ardından ise Covid-19’un Çin’in Wuhan kentinde yer alan Wuhan Viroloji Enstitüsü’nde meydana gelen bir sızıntı sonucu yayıldığını ileri süren raporlar yayınlanmıştı. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) eski Başkanı Scott Gottlieb’den, yayınlanan sızıntı raporlarına ve Covid-19’un kaynağına ilişkin açıklama geldi.

Gottlieb dün katıldığı bir televizyon programında, kazara laboratuvar sızıntılarının “her zaman” olduğunu belirterek, bu konuya ilişkin soruşturmanın önemine dikkat çekti. Gottlieb, “Bunun bir laboratuvardan çıkma ihtimalinin ne olduğunu anlamak önemlidir, böylece uluslararası ilgiyi bu laboratuvarlar etrafında daha iyi envanterler elde etmeye, yaptıkları işe, daha iyi güvenliğe ve düzgün bir şekilde inşa edildiklerinden emin olmaya odaklayabiliriz” ifadelerini kullandı.

Çin’in, Covid-19’un bir laboratuvardan sızmadığını kanıtlayan “aklayıcı” kanıtlar sunabildiğini, fakat şimdiye kadar bunu yapmayı reddettiğini kaydeden Gottlieb, dünya genelinde laboratuvar güvenliğinin genellikle zayıf olduğunu belirtti. Gottlieb, “Aslında bu tür laboratuvar sızıntıları her zaman oluyor. ABD’de bile talihsizlikler yaşadık ve Çin’in başlangıçta bir laboratuvardan çıktığını açıklamadığı oldukça geniş bir salgın olan son salgın da dahil olmak üzere SARS-1’in bilinen son 6 salgını Çin’de bir laboratuvardan çıktı” dedi.

Biden’dan istihbarat kurumlarına Covid-19 emri

Başkan Biden, ABD istihbarat servislerine Covid-19’un kökenini araştırmaya yönelik yürütülen çalışmaları “iki katına çıkarma” emri vermiş, istihbarat servislerinin virüsün laboratuvar kazası sonucu mu yoksa enfekte bir hayvanla insan temasından mı kaynaklandığı konusunda ikiye bölündüğünü belirtmişti. Biden, birimlere 90 gün içinde yeni bir rapor hazırlamaları yönünde talimat vermişti.

Biden’ın talimatının ardından açıklama yapan Ulusal İstihbarat Direktörlüğü (DNI), Covid-19’un kesin kökeninin şu anda bilinmediğini ifade etmiş, en olası 2 senaryonun patojenin ya hayvan geçişi yoluyla doğal olarak ya da bir laboratuvar sızıntısının sonucu ortaya çıkmış olduğu belirtilmişti. DNI, daha fazla kanıt olmadan hangi senaryonun daha olası olduğunu belirlemenin zor olduğunu aktararak, “ABD İstihbarat Topluluğu, Covid-19 virüsünün ilk olarak nerede, ne zaman veya nasıl bulaştığını bilmiyor, ancak iki olası senaryo etrafında birleşti” demişti.

Kaynak: https://www.ntv.com.tr/dunya/fda-eski-baskani-gottlieb-laboratuvar-sizintilari-her-zaman-oluyor,USlGZV2avEmFn9xFRYFlMg

***

EK 8 (4.6.2021): ABD eski Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) Direktörü Robert Redfiels, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının laboratuvar  kaynaklı olduğu teorisini dile getirdiği için ölüm tehditleri aldığını belirtti. Vanity Fair’e yaptığı açıklamada Redfield, geçen yıl Kovid-19 virüsünün laboratuvar kaynaklı olduğu teorisini dile getirdiğinden dolayı bilim insanlarından şiddetli tepki gördüğünü kaydetti. Redfield, “O zamanlar başka bir hipotez önerdiğim için ölüm tehditleri aldım, dışlandım. Bunu politikacılardan bekliyordum ama bilim insanlarından değil.” ifadelerini kullandı. Kaynakhttps://www.sabah.com.tr/dunya/2021/06/03/koronavirusun-laboratuvardan-yayildigini-soylemisti-abdli-redfield-olum-tehditleri-aldigini-acikladi

***

EK 9 (7.6.2021): ARTIK O İDDİAYA İNANMIYORUM
Böyle giderse Kovid-19 virüsünün Wuhan’daki laboratuvarda imal edildiği veya sızdığı iddialarına kapımı kapatacağım…
Çünkü bir iş çevriliyor…
İddiaları aylarca “komplo teorisi” diye yaftalayıp sansürleyen Facebook ve Youtube şimdi neredeyse “haydi bu iddiayı seslendirmenin şimdi tam zamanı” tavrı takınıyorsa, orada durmak gerek!
Bu “zihin kontrol” şebekeleri tarafından neresi işaret ediliyorsa, oraya doğru yönelmek gerçekten “düşünen insan” tutumu olabilir mi? Kaynak: https://www.sabah.com.tr/yazarlar/babaoglu/2021/06/07/zihnimizdeki-alman

***

EK 10 (7.6.2021): ARSLAN BULUT

Koronavirüsün biyolojik silah olma ihtimalini gündeme getirenler, bütün dünyada “komplo teorisyeni” diye suçlanıyordu! ABD Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Anthony Fauci’nin e-postaları sızdırıldı ve halka “doğal mutasyon teorisi”ni anlatırken, ekibini “laboratuvar teorisi”ne göre araştırma yapmaya sevk ettiği ortaya çıktı! Fauci’nin, herkesin maske takması kuralını getirirken, maillerde sadece enfekte olanların takması gerektiğini söylediği de anlaşıldı!

Çinli Dr. Li-Meng Yan ise Çin hükümetinin koronavirüsü laboratuvarda biyolojik silah olarak ürettiğini ve dünya çapında birçok hükümet yetkilisinin bundan haberdar olduğunu ileri sürdü!

***

Dünya çapında birçok hükümet yetkilisi, koronavirüsün nasıl ortaya çıktığını biliyor olabilir de bunun laboratuvar ürünü olduğu iddiası şimdilik sadece bir teori!

Üstelik ABD Başkanı Biden’ın istihbarat kuruluşlarına “koronavirüsün kaynağını araştırın ve 90 gün içinde bir rapor hazırlayın” talimatı vermesinden hemen sonra Fauci’nin mailerinin sızdırılması şüphe çekiyor!

İnsanları hasta eden asıl sebep, laboratuvarda üretilen koronavirüs değil, teknoloji merkezi Vuhan’daki yoğun 5G uygulaması da olabilir! “Elektromanyetik titreşimlerin aralığının kısalması, kan hücresindeki eksozomları patlatarak organ yetmezliğine sebep oluyor” iddiasının üzerinde kimse durmuyor. Hastalığın, Türkiye dahil bütün dünyada öncelikle 5G denemelerinin yapıldığı merkezlerde ve bu sistemin kullanıldığı gemilerde ortaya çıkması ve oralardan yayılması tesadüf olabilir mi?

***

Eski ABD Başkanı Donald Trump ise salgından sorumlu tuttuğu Çin’in dünya ülkelerine 10 trilyon dolar tazminat ödemesi gerektiğini söyledi. Trump, ülkelerin Çin’e olan borçlarını ödememesini tavsiye etti.

Bu konuşmadan, asıl konunun dünya ekonomisi olduğu anlaşılıyor! Halbuki Vuhan’daki laboratuvarda ABD’nin de İngiltere, Fransa ve Almanya’nın da dahli var!

“Salgın”ın Dünya Ekonomik Forumu tarafından “Big Reset” yani “Büyük Sıfırlama” için kullanılacağının açıklanması da asıl konunun ekonomi ve nüfus politikaları olduğunu teyit ediyor. Zira dünyanın mevcut nüfusu kaldırmadığını, aşılarla nüfusun azaltılabileceğini açık açık söyleyenler var! Bill Gates gibi…

Kaynak: https://www.yenicaggazetesi.com.tr/dijital-paraya-gecis-zemini-pandemi–455924h.htm

***

EK 11 (8.6.2021): Dünyayı etkisi altına alan koronavirüsün (Kovid-19) Çin’deki bir laboratuvardan sızdığı iddiası ABD’den gelen yeni bir rapor ile yeniden gündemde. Wall Street Journal, ABD hükümetine bağlı bir laboratuvarın Kovid-19’un kökeni hakkında hazırladığı gizli rapora ulaştı. İşte raporda yer alan ezber bozan ifadeler…

Yaklaşık 2 yıldır hayatımızda olan koronavirüs – Çin bağlantısı ile ilgili ABD’den çarpıcı bir rapor geldi. Wall Street Journal (WSJ), ABD hükümetine bağlı bir laboratuvarın Kovid-19 kökeni hakkında hazırladığı gizli rapora ulaştı. Söz konusu rapor, virüsün Wuhan’daki bir Çin laboratuvarından sızdığını iddia eden hipotezin makul olduğu ve daha fazla araştırılmayı hak ettiği sonucuna vardı. WSJ’nin haberine göre, çalışma Mayıs 2020’de Kaliforniya’daki Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı tarafından hazırlandı. Haberde söz konusu raporun Trump yönetiminin son aylarında Dışişleri Bakanlığı’na gönderildiğinin altı çizildi.

WSJ, Lawrence Livermore’un değerlendirmesinin Kovid-19 virüsünün genom analizine dayandığını yazdı. Ancak habere konu olan laboratuvar iddialar ile ilgili herhangi bir yorumda bulunmadı. WSJ, daha önce Wuhan Viroloji Enstitüsü’ndeki üç araştırmacının Kasım 2019’da yani koronavirüs salgınından önce bilinmeyen bir hastalıkla hastaneye kaldırıldığına dair bir rapor da dahil olmak üzere bir dizi belge yayınlamıştı. Bunun üzerine ABD Başkanı Joe Biden bu iddiaların araştırılması emrini vermişti. Biden açıklamasında şu ifadelere yer vermişti; ‘İstihbarat Topluluğundan, bizi kesin bir sonuca daha da yakınlaştıracak bilgileri toplama ve analiz etme çabalarını iki katına çıkarmalarını ve bunu bana 90 gün içinde rapor etmelerini istedim’. Eski Başkan Trump ise görev süresi boyunca pek çok defa Çin’i suçlamış, Çin’in tazminat ödemesi gerektiğini iddia etmişti.

Kaynak: https://www.msn.com/tr-tr/haber/dunya/son-dakika-abd-nin-gizli-kovid-raporu-s%C4%B1zd%C4%B1/ar-AAKPyWE?ocid=msedgntp

***

EK 12 (9.6.2021): ABD’li uzmanlardan çarpıcı iddia: “Kovid-19’un laboratuvardan kaçtığına dair iki kanıt var”.

İki ABD’li uzman, koronavirüsün Çin’deki bir laboratuvardan kaçtığına yönelik iddiaları savunan bir yazı kaleme aldı. Wall Street Journal’ da yayımlanan yazı, koronavirüsün genom diziliminin laboratuvar teorisini kanıtladığı öne sürüldü. ABD istihbarat yetkililerinin de desteklediği laboratuvar teorisi, koronavirüsün, Vuhan Viroloji Enstitüsü’nde yarasa virüslerinin incelendiği bir laboratuvardan sızarak tüm dünyaya yayıldığını ve Kovid-19 pandemisini başlattığını savunuyor.  Son günlerde giderek artan sayıda uzmanın “İddia daha detaylı araştırılsın” demesiyle birlikte bu teori, dünya gündemine oturdu. İddiayı destekler nitelikteki köşe yazısını ise Kalifornia Berkeley Üniversitesi’nde fizik profesörü Richard Muller ve Atossa Therapeutics’in kurucusu Dr. Stephen Quay kaleme aldı. İki uzman, laboratuvar teorisini destekleyen kanıtların koronavirüsün genom diziliminde zaten mevcut olduğunu iddia etti.

Gen diziliminde 4 temel harf (A, G, C, U) yer alıyor. Bunlar değişik karbon, hidrojen, nitrojen ve oksijen seviyelerine sahip kimyasal bileşenlerin (Adenin, Guanin, Citosine, Urasil) ilk harflerini teşkil ediyor. Kovid-19 genomu da bu 4 harfin değişik kombinasyonlarla bir araya geldiği 29 bin 903 harften oluşuyor. İşte o dizilimde yer alan 12 harflik “CCU CGG CGG GCA” bölümü bu virüsün gücünün sırrı olarak kabul ediliyor. Çünkü bu dizilim sayesinde Kovid-19 insan hücresine kolayca girebiliyor. Bu bölümün ortasındaki çift CGG, yeni tip koronavirüsün son derece bulaşıcı olmasını sağlıyor. Öte yandan Dr. Muller ve Dr. Quay’a göre bu bölüm aynı zamanda koronavirüsün insan yapımı olduğunu gösteriyor. İki uzman, yeni tip koronavirüsü de içeren virüs sınıfında CGG-CGG kombinasyonunun yer almadığını ifade ediyor. Bu da virüsün, çift CGG kombinasyonunu evrim sürecinde diğer akrabalarından alamayacağı anlamına geliyor. Çift CGG’nin virüslerde doğal olarak bir araya gelmesi “nadir” bir olay diye niteleniyor. Ancak iki uzmana göre laboratuvar çalışmalarında bunun tersi geçerli. Yazıda konuyla ilgili şu ifadeler yer alıyor:

(Laboratuvar deneylerinde) çift CGG, tercih edilen dizidir. Bunun nedeni, hazır ve kullanışlı olması ve bilim insanlarının onu yerleştirmede çok deneyimli olmasıdır. İki uzman buradan hareketle virüsün zoonotik (hayvandan insana geçen) olduğunu savunan bilim insanlarına şöyle sesleniyor: Zoonotik kökenli olduğunu savunanlar, yeni koronavirüsün mutasyona uğradığında neden favorisi olmayan bir kombinasyonu, yani çift CGG’yi seçtiğini açıklamalıdır. Neden laboratuvardaki araştırmacıların yapacağı seçimi tekrarladı? Evet mutasyonlar yoluyla rastgele olmuş olabilir. Ama bu kadarı tesadüf mü?

Aynı iddia daha önce de gündeme gelmişti

Öte yandan Dr. Muller ve Dr. Quay’ın dile getirdiği bu iddia, 2020’de laboratuvar teorisinin ortaya atıldığı ilk günlerde de gündeme gelmişti. Bazı uzmanlar bu iddiayı desteklerken bazıları da buna büyük önem atfetmemişti. Örneğin The Wire’a  konuşan Glasgow Üniversitesi’nden virolog David L. Robertson, bu kombinasyonun her ne kadar zor görünse de doğal yollarla bir araya gelmesinin mümkün olduğunu söylemişti. “Virüsler olağandışı olaylarda uzmandır” diyen virolog, sözlerini şöyle sürdürmüştü: Bu virüslerde rekombinasyon doğal yollarla çok ama çok sık meydana gelir. Sivri uçlu proteinde rekombinasyon kırılma noktaları vardır. Bu dizilerin olağandışı görümesinin nedeni de bizim yeterince örnek toplamamış olmamız.

Ünlü bir virolog ve Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nün eski başkanı David Baltimore ise koronavirüsün genetik diziliminde çift CGG’yi gördüğü anda bunun virüsün kökenine işaret ettiğini düşündüğünü aktarmıştı. Baltimore, “Bu özellikler, virüsün doğal kökenli olduğu fikrine güçlü bir meydan okuma” demişti.

“Virüs neden insanlarda gelişmeyi sürdürmedi?”

Öte yandan Dr. Muller ve Dr. Quay’a göre koronavirüsün laboratuvardan çıktığını kanıtlatan tek şey çift CGG dizilimi değil. İki uzman aynı zamanda, doğal kökenli olduğu doğrulanan SARS ve MERS’in “insan nüfusunda yayıldıkça, en bulaşıcı formlar egemen olana kadar gelişmeyi sürdürdüğünü” söylüyor.

Buna karşılık Kovid-19’a neden olan Sars-Cov-2’nin tespit edildiği ilk andan itibaren epey bulaşıcı olduğu görülmüştü.

Muller ve Quay işte bu noktalardan hareketle “Bilimsel kanıtlar, virüsün bir laboratuvarda geliştirildiği sonucuna işaret ediyor” sonucuna varıyor.

Ancak Sars-Cov-2’nin tespit edildiği anda son derece bulaşıcı olması daha önce de bazı uzmanlar arasında tartışmalara neden olmuştu.

Laboratuvar teorisine karşı çıkan uzmanlar, virüsün insanda bu denli hızlı yayılma yeteneğini henüz yarasalardayken geliştirdiğini savunmuştu.

Bu teze göre, koronavirüsün insan sıçramadan önce büyük bir değişim geçirmesine gerek yoktu çünkü zaten insan hücrelerine etkili bir şekilde saldırma yeteneğine sahipti.

Laboratuvar teorisi nedir?

Kovid-19 hastalığına neden olan Sars-Cov-2’nin kökenine dair iki temel teori var. “Doğal köken teorisi” diye anılan ilki, virüsün zoonotik (hayvandan insana geçen) bir patojen olduğunu savunuyor. Buna göre koronavirüs, yarasalarda yıllar boyunca evrimleşti ve başka bir hayvan aracılığıyla insana sıçradı. Sıçramanın meydana geldiği en olası mekanlardan biri de Vuhan’daki ıslak hayvan pazarı olarak belirlendi. Laboratuvar teorisinde ise Kovid salgınının, bilim insanlarının yarasa kaynaklı virüsleri araştırdığı Vuhan Viroloji Enstitüsü’nde başlamış olabileceği öne sürülüyor. Bu laboratuvarda olası bir sızıntıyı engellemek için katı protokoller uygulanıyor. Ancak teoriye göre temel bir insan hatası, koronavirüsün kaçmasına neden olabilir. Laboratuvar teorisini destekleyenlerden çoğu, virüsün bir kaza sonucu sızdığını düşünüyor. Fakat bazı komplo teorisyenleri, Çin’in virüsü bilerek sızdırdığını iddia ediyor.

Laboratuvar teorisi neden yeniden gündemde?

Kovid-19’un bir hayvandan insana geçen zoolojik bir hastalık olmadığı, Vuhan’daki laboratuvardan kazara sızdırıldığı ilk olarak Donald Trump ve diğer Cumhuriyetçiler tarafından dile getirilmişti. Bazı uzmanlar söz konusu iddiayı “komplo teorisi” diye niteleyip reddetse de son günlerde Biden yönetimi ve ABD basını, aynı teoriyi yeniden dile getiriyor. Örneğin Wall Street Journal, daha önce açıklanmayan, ABD istihbaratına ait bir raporu haberleştirdi. Raporda, Çin’deki laboratuvarda görevli üç bilim insanının, virüs yayılmaya başlamadan önce, Kasım 2019’da Kovid-19’la uyumlu semptomlar yüzünden hastaneye kaldırıldığı aktarılıyor.

Diğer yandan Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Çin’e koronavirüsün kökenini araştırmak üzere gönderdiği heyetin Mart 2021’de hazırladığı bir diğer rapor, bu iddiayı reddetmişti. Raporda, salgının bir laboratuvarda başlamış olma ihtimalinin “aşırı derecede az” olduğunu belirtilmişti. Öte yandan DSÖ, buna rağmen ileri araştırmaların yararlı olacağını ifade etmişti.

Kaynak: https://www.indyturk.com/node/370346/sa%C4%9Flik/abdli-uzmanlardan-%C3%A7arp%C4%B1c%C4%B1-iddia-kovid-19un-laboratuvardan-ka%C3%A7t%C4%B1%C4%9F%C4%B1na-dair-iki

***

EK 13 (22.6.2021): Biden yönetimi: Çin, Kovid için araştırmaya izin vermezse uluslararası tecritle karşılaşacak. Beyaz Saray ulusal güvenlik danışmanı Jake Sullivan, Fox News’e pazar verdiği demeçte Çin hükümetinin Kovid-19’un kökenlerini araştırma çabalarını engellemeye devam etmesi halinde Çin’in uluslararası arenada “tecritle” karşı karşıya kalacağını söyledi. Sunucu Chris Wallace’la konuşan üst düzey Beyaz Saray yardımcısı, ABD yönetiminin Pekin’in uluslararası uzmanların daha fazla erişim sağlamasına izni vermesini teşvik etmenin ana aracı olarak “diplomatik baskı” kullanacağına işaret etti. Kaynak: https://www.indyturk.com/node/377461/d%C3%BCnya/biden-y%C3%B6netimi-%C3%A7in-kovid-i%C3%A7in-ara%C5%9Ft%C4%B1rmaya-izin-vermezse-uluslararas%C4%B1-tecritle

***

EK 14 (11.7.2021): FİONA GODLEE: “Covid 19: Kökenleri hakkında tam bir açık bağımsız soruşturmaya ihtiyacımız var.” Covid 19: We need a full open independent investigation into its origins. Kaynak: https://www.bmj.com/content/374/bmj.n1721

***

EK 15 (30.5.2023): Çin hükümetine çalışan bilim insanı, Kovid’in laboratuvar kaynaklı olduğu ihtimalini reddetmedi

Çin Hastalık Kontrol Merkezinin (CDC) eski Başkanı Prof. Dr. George Gao, Kovid-19 salgınının başlangıç noktasının bir laboratuvar olabileceği ihtimalinin göz ardı edilemeyeceğini söyledi.

Gao BBC Radio 4’e verdiği mülakatta, Kovid-19 salgınını değerlendirdi.

Şu anda Çin Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Gao, Kovid-19’un Vuhan’daki bir laboratuvardan yayılmış olabileceği ihtimaline ilişkin, “Her şeyden şüphelenebilirsiniz. Bu bir bilim. Hiçbir ihtimali göz ardı edemeyiz.” dedi. Kovid-19’un kaynağı olabileceği tartışılan Vuhan Viroloji Enstitüsüne yönelik resmi bir soruşturma yürüttüklerini de söyleyen Gao, “Laboratuvar, sahadaki uzmanlar tarafından birkaç kez incelendi.” diye konuştu.

Gao, soruşturmanın sonuçlarını görmediğini ancak “temiz” raporu verildiğini kaydederken, Çin hükümetine yakın kişiler tarafından ilk kez laboratuvarın soruşturulduğu kabul edilmiş oldu.

Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/koronavirus/cin-hukumetine-calisan-bilim-insani-kovidin-laboratuvar-kaynakli-oldugu-ihtimalini-reddetmedi/2909949

***

Yazı için 6 yorum yapılmış:

  1. Alişan Yıldıran dedi ki:

    Bilim kurulunu tebrik etmek lazım, dünyaya kafa tutan adama 22-05 arasında dolaşabilen bir virüsü ellerinde tek bir delil olmadan kabul etdirmişler?

  2. Alişan Yıldıran dedi ki:

    Sayın bakan toplumun yüzde 60’ı aşılanırsa toplumsal bağışıklık oluşduğunu biliyoruz demiş.

    Lütfedip bu sonucu veren çalışmayı bizimle paylaşırlar mı?

  3. Alişan Yıldıran dedi ki:

    İlginç ve mühim bir bakış açısı;

    https://www.sabah.com.tr/yazarlar/babaoglu/2021/06/03/gunahlarindan-arinacaklar

  4. Hasan Ellialtı dedi ki:

    Küreselleşmeciler yani ABD’de Bill Gates ve diğer satanist elitler ve Çin Trump yüzünden sıkışmış durumda idi. Kasım 2019’da Trump azledilemeyince ve oy oranı artıp seçimi kazanma ihtimali yüksekken, durumu değiştirmek ve küresel planları acilen devreye sokmak için Koronayı bilerek dünya geneline yaydılar. Günün sonunda Trump seçimi kaybetti, Çin’e yapılan Amerikan yaptırımları son buldu. Aşılar ile insanlar hedeflenip Nüfus Azaltım politikaları devreye sokuldu.

  5. Ali Naci dedi ki:

    Sağlık Bakanının Asıl Yapması Gerekenler
    25 Milyar Dolarlık İlaç Harcamasını Azaltacak Öneriler Sunmalı
    4.9 Milyar Dolarlık Kanser İlaçlarına Para Ödemek Yerine Kanserin Nedenlerini Durdurmalı
    Mısır Şurubu ve GDO’lu Ürünlerin Satışını Durdurmalı

    https://twitter.com/SahteKahraman10/status/1405430624987590660?s=20

  6. Ali Naci dedi ki:

    Avrupa İlaç Ajansının resmi corona aşı ölüm rakamları 10570 kişi!
    Ama Türkiye’de sıfır!
    Burada bir tuhaflık yok mu
    Türkiye’de aşıların verdiği hasar ve ölümler takip edilip, veriler neden kaydedilmiyor

    https://twitter.com/SahteKahraman10/status/1405453320517566467?s=20

Siz de yorumunuzu paylaşın: