KORONAVİRÜSÜN LABORATUVARDAN YAYILDIĞINI SÖYLEMİŞTİ! ABD’Lİ REDFİELD ÖLÜM TEHDİTLERİ ALDIĞINI AÇIKLADI

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Dikkat: Yazının sonunda ek var!

***

Sabah‘ ın haberi:

ABD eski Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) Direktörü Robert Redfiels, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının laboratuvar  kaynaklı olduğu teorisini dile getirdiği için ölüm tehditleri aldığını belirtti.

Vanity Fair’e yaptığı açıklamada Redfield, geçen yıl Kovid-19 virüsünün laboratuvar kaynaklı olduğu teorisini dile getirdiğinden dolayı bilim insanlarından şiddetli tepki gördüğünü kaydetti. Redfield, “O zamanlar başka bir hipotez önerdiğim için ölüm tehditleri aldım, dışlandım. Bunu politikacılardan bekliyordum ama bilim insanlarından değil.” ifadelerini kullandı.

BİLİM İNSANLARINDAN DA TEHDİT ALDIĞINI İDDİA ETTİ

Ölüm tehditlerinin bazılarının ırksal hassasiyetten kaynaklandığını aktaran Redfield, diğerlerinin ise ülkedeki ileri gelen bilim insanlarından geldiğini savundu.

“ALIŞILMADIK BİR DURUM DEĞİL”

Eski CDC Direktörü, Mart 2020’de CNN’e verdiği bir mülakatta, Çin’in Vuhan bölgesinde ortaya çıkan virüsün büyük ihtimalle laboratuvardan kaçtığını düşündüğünü dile getirerek “Laboratuvarda üzerinde çalışılan solunum yolu patojenlerinin bir laboratuvar çalışanını enfekte etmesi alışılmadık bir durum değil.” değerlendirmesini yapmıştı.

KORONAVİRÜSÜN KÖKENİNE İLİŞKİN TARTIŞMALAR

Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ABD istihbaratının bir raporuna dayandırdığı 23 Mayıs’ta çıkan özel haberi, Kovid-19 salgınının ilk kaynağının Vuhan’daki laboratuvar olabileceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirmişti. Haberde, ABD istihbaratının ilgili raporuna göre salgının kentte yayılmadan kısa süre önce Vuhan Laboratuvarı’nda çalışan 3 araştırmacının virüs ve mevsimsel grip belirtilerine benzer şikayetlerle hastalanıp hastaneye başvurduğu iddia edilmişti.

ABD Başkanı Joe Biden da 26 Mayıs’ta yaptığı yazılı açıklamada mart ayında istihbarattan Kovid-19’un kökenini araştırmalarını istediğini ve bu raporu Mayıs ayı başında eline aldığını bildirmişti. Biden açıklamasında, “İstihbarat Topluluğundan, bizi kesin bir sonuca daha da yakınlaştıracak bilgileri toplama ve analiz etme çabalarını iki katına çıkarmalarını ve bunu bana 90 gün içinde rapor etmelerini istedim.” ifadesini kullanmıştı.

Önceki Trump yönetimi, pek çok kez virüsün yayılmasından dolayı Pekin’i suçlamış, ABD istihbaratının geçen yılın sonunda yayınlanan raporunda virüsün Vuhan’daki laboratuvardan çıkmış olabileceğine ilişkin bulgulardan bahsedilmişti.

Çin yönetimi söz konusu iddiaları kesin bir dille yalanlarken, Dünya Sağlık Örgütünden konuyu araştıran bir heyet de virüsün söz konusu laboratuvardan yayıldığı iddialarının gerçekçi olmadığı sonucuna ulaştıklarını açıklamıştı.

Kaynak: https://www.sabah.com.tr/dunya/2021/06/03/koronavirusun-laboratuvardan-yayildigini-soylemisti-abdli-redfield-olum-tehditleri-aldigini-acikladi

***

EK 1 (7.6.2021): ARTIK O İDDİAYA İNANMIYORUM
Böyle giderse Kovid-19 virüsünün Wuhan’daki laboratuvarda imal edildiği veya sızdığı iddialarına kapımı kapatacağım…
Çünkü bir iş çevriliyor…
İddiaları aylarca “komplo teorisi” diye yaftalayıp sansürleyen Facebook ve Youtube şimdi neredeyse “haydi bu iddiayı seslendirmenin şimdi tam zamanı” tavrı takınıyorsa, orada durmak gerek!
Bu “zihin kontrol” şebekeleri tarafından neresi işaret ediliyorsa, oraya doğru yönelmek gerçekten “düşünen insan” tutumu olabilir mi? Kaynak: https://www.sabah.com.tr/yazarlar/babaoglu/2021/06/07/zihnimizdeki-alman

***

EK 2 (7.6.2021): ARSLAN BULUT

Koronavirüsün biyolojik silah olma ihtimalini gündeme getirenler, bütün dünyada “komplo teorisyeni” diye suçlanıyordu! ABD Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Anthony Fauci’nin e-postaları sızdırıldı ve halka “doğal mutasyon teorisi”ni anlatırken, ekibini “laboratuvar teorisi”ne göre araştırma yapmaya sevk ettiği ortaya çıktı! Fauci’nin, herkesin maske takması kuralını getirirken, maillerde sadece enfekte olanların takması gerektiğini söylediği de anlaşıldı!

Çinli Dr. Li-Meng Yan ise Çin hükümetinin koronavirüsü laboratuvarda biyolojik silah olarak ürettiğini ve dünya çapında birçok hükümet yetkilisinin bundan haberdar olduğunu ileri sürdü!

***

Dünya çapında birçok hükümet yetkilisi, koronavirüsün nasıl ortaya çıktığını biliyor olabilir de bunun laboratuvar ürünü olduğu iddiası şimdilik sadece bir teori!

Üstelik ABD Başkanı Biden’ın istihbarat kuruluşlarına “koronavirüsün kaynağını araştırın ve 90 gün içinde bir rapor hazırlayın” talimatı vermesinden hemen sonra Fauci’nin mailerinin sızdırılması şüphe çekiyor!

İnsanları hasta eden asıl sebep, laboratuvarda üretilen koronavirüs değil, teknoloji merkezi Vuhan’daki yoğun 5G uygulaması da olabilir! “Elektromanyetik titreşimlerin aralığının kısalması, kan hücresindeki eksozomları patlatarak organ yetmezliğine sebep oluyor” iddiasının üzerinde kimse durmuyor. Hastalığın, Türkiye dahil bütün dünyada öncelikle 5G denemelerinin yapıldığı merkezlerde ve bu sistemin kullanıldığı gemilerde ortaya çıkması ve oralardan yayılması tesadüf olabilir mi?

***

Eski ABD Başkanı Donald Trump ise salgından sorumlu tuttuğu Çin’in dünya ülkelerine 10 trilyon dolar tazminat ödemesi gerektiğini söyledi. Trump, ülkelerin Çin’e olan borçlarını ödememesini tavsiye etti.

Bu konuşmadan, asıl konunun dünya ekonomisi olduğu anlaşılıyor! Halbuki Vuhan’daki laboratuvarda ABD’nin de İngiltere, Fransa ve Almanya’nın da dahli var!

“Salgın”ın Dünya Ekonomik Forumu tarafından “Big Reset” yani “Büyük Sıfırlama” için kullanılacağının açıklanması da asıl konunun ekonomi ve nüfus politikaları olduğunu teyit ediyor. Zira dünyanın mevcut nüfusu kaldırmadığını, aşılarla nüfusun azaltılabileceğini açık açık söyleyenler var! Bill Gates gibi…

Kaynak: https://www.yenicaggazetesi.com.tr/dijital-paraya-gecis-zemini-pandemi–455924h.htm

***

EK 3 (8.6.2021): Dünyayı etkisi altına alan koronavirüsün (Kovid-19) Çin’deki bir laboratuvardan sızdığı iddiası ABD’den gelen yeni bir rapor ile yeniden gündemde. Wall Street Journal, ABD hükümetine bağlı bir laboratuvarın Kovid-19’un kökeni hakkında hazırladığı gizli rapora ulaştı. İşte raporda yer alan ezber bozan ifadeler…

Yaklaşık 2 yıldır hayatımızda olan koronavirüs – Çin bağlantısı ile ilgili ABD’den çarpıcı bir rapor geldi. Wall Street Journal (WSJ), ABD hükümetine bağlı bir laboratuvarın Kovid-19 kökeni hakkında hazırladığı gizli rapora ulaştı. Söz konusu rapor, virüsün Wuhan’daki bir Çin laboratuvarından sızdığını iddia eden hipotezin makul olduğu ve daha fazla araştırılmayı hak ettiği sonucuna vardı. WSJ’nin haberine göre, çalışma Mayıs 2020’de Kaliforniya’daki Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı tarafından hazırlandı. Haberde söz konusu raporun Trump yönetiminin son aylarında Dışişleri Bakanlığı’na gönderildiğinin altı çizildi.

WSJ, Lawrence Livermore’un değerlendirmesinin Kovid-19 virüsünün genom analizine dayandığını yazdı. Ancak habere konu olan laboratuvar iddialar ile ilgili herhangi bir yorumda bulunmadı. WSJ, daha önce Wuhan Viroloji Enstitüsü’ndeki üç araştırmacının Kasım 2019’da yani koronavirüs salgınından önce bilinmeyen bir hastalıkla hastaneye kaldırıldığına dair bir rapor da dahil olmak üzere bir dizi belge yayınlamıştı. Bunun üzerine ABD Başkanı Joe Biden bu iddiaların araştırılması emrini vermişti. Biden açıklamasında şu ifadelere yer vermişti; ‘İstihbarat Topluluğundan, bizi kesin bir sonuca daha da yakınlaştıracak bilgileri toplama ve analiz etme çabalarını iki katına çıkarmalarını ve bunu bana 90 gün içinde rapor etmelerini istedim’. Eski Başkan Trump ise görev süresi boyunca pek çok defa Çin’i suçlamış, Çin’in tazminat ödemesi gerektiğini iddia etmişti.

Kaynak: https://www.msn.com/tr-tr/haber/dunya/son-dakika-abd-nin-gizli-kovid-raporu-s%C4%B1zd%C4%B1/ar-AAKPyWE?ocid=msedgntp

***

EK 4 (9.6.2021): Eski FDA direktörü Scott Gottlieb, Dr Anthony Fauci’nin geçen baharda dünya liderlerine koronavirüsün Wuhan’daki bir laboratuvardan çıkma olasılığının olduğunu söylediğini açıkladı. Kaynak: http://ms.spr.ly/6015n6i81

***

EK 5 (9.6.2021): ABD’li uzmanlardan çarpıcı iddia: “Kovid-19’un laboratuvardan kaçtığına dair iki kanıt var”.

İki ABD’li uzman, koronavirüsün Çin’deki bir laboratuvardan kaçtığına yönelik iddiaları savunan bir yazı kaleme aldı. Wall Street Journal’ da yayımlanan yazı, koronavirüsün genom diziliminin laboratuvar teorisini kanıtladığı öne sürüldü. ABD istihbarat yetkililerinin de desteklediği laboratuvar teorisi, koronavirüsün, Vuhan Viroloji Enstitüsü’nde yarasa virüslerinin incelendiği bir laboratuvardan sızarak tüm dünyaya yayıldığını ve Kovid-19 pandemisini başlattığını savunuyor.  Son günlerde giderek artan sayıda uzmanın “İddia daha detaylı araştırılsın” demesiyle birlikte bu teori, dünya gündemine oturdu. İddiayı destekler nitelikteki köşe yazısını ise Kalifornia Berkeley Üniversitesi’nde fizik profesörü Richard Muller ve Atossa Therapeutics’in kurucusu Dr. Stephen Quay kaleme aldı. İki uzman, laboratuvar teorisini destekleyen kanıtların koronavirüsün genom diziliminde zaten mevcut olduğunu iddia etti.

Gen diziliminde 4 temel harf (A, G, C, U) yer alıyor. Bunlar değişik karbon, hidrojen, nitrojen ve oksijen seviyelerine sahip kimyasal bileşenlerin (Adenin, Guanin, Citosine, Urasil) ilk harflerini teşkil ediyor. Kovid-19 genomu da bu 4 harfin değişik kombinasyonlarla bir araya geldiği 29 bin 903 harften oluşuyor. İşte o dizilimde yer alan 12 harflik “CCU CGG CGG GCA” bölümü bu virüsün gücünün sırrı olarak kabul ediliyor. Çünkü bu dizilim sayesinde Kovid-19 insan hücresine kolayca girebiliyor. Bu bölümün ortasındaki çift CGG, yeni tip koronavirüsün son derece bulaşıcı olmasını sağlıyor. Öte yandan Dr. Muller ve Dr. Quay’a göre bu bölüm aynı zamanda koronavirüsün insan yapımı olduğunu gösteriyor. İki uzman, yeni tip koronavirüsü de içeren virüs sınıfında CGG-CGG kombinasyonunun yer almadığını ifade ediyor. Bu da virüsün, çift CGG kombinasyonunu evrim sürecinde diğer akrabalarından alamayacağı anlamına geliyor. Çift CGG’nin virüslerde doğal olarak bir araya gelmesi “nadir” bir olay diye niteleniyor. Ancak iki uzmana göre laboratuvar çalışmalarında bunun tersi geçerli. Yazıda konuyla ilgili şu ifadeler yer alıyor:

(Laboratuvar deneylerinde) çift CGG, tercih edilen dizidir. Bunun nedeni, hazır ve kullanışlı olması ve bilim insanlarının onu yerleştirmede çok deneyimli olmasıdır. İki uzman buradan hareketle virüsün zoonotik (hayvandan insana geçen) olduğunu savunan bilim insanlarına şöyle sesleniyor: Zoonotik kökenli olduğunu savunanlar, yeni koronavirüsün mutasyona uğradığında neden favorisi olmayan bir kombinasyonu, yani çift CGG’yi seçtiğini açıklamalıdır. Neden laboratuvardaki araştırmacıların yapacağı seçimi tekrarladı? Evet mutasyonlar yoluyla rastgele olmuş olabilir. Ama bu kadarı tesadüf mü?

Aynı iddia daha önce de gündeme gelmişti

Öte yandan Dr. Muller ve Dr. Quay’ın dile getirdiği bu iddia, 2020’de laboratuvar teorisinin ortaya atıldığı ilk günlerde de gündeme gelmişti. Bazı uzmanlar bu iddiayı desteklerken bazıları da buna büyük önem atfetmemişti. Örneğin The Wire’a  konuşan Glasgow Üniversitesi’nden virolog David L. Robertson, bu kombinasyonun her ne kadar zor görünse de doğal yollarla bir araya gelmesinin mümkün olduğunu söylemişti. “Virüsler olağandışı olaylarda uzmandır” diyen virolog, sözlerini şöyle sürdürmüştü: Bu virüslerde rekombinasyon doğal yollarla çok ama çok sık meydana gelir. Sivri uçlu proteinde rekombinasyon kırılma noktaları vardır. Bu dizilerin olağandışı görümesinin nedeni de bizim yeterince örnek toplamamış olmamız.

Ünlü bir virolog ve Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nün eski başkanı David Baltimore ise koronavirüsün genetik diziliminde çift CGG’yi gördüğü anda bunun virüsün kökenine işaret ettiğini düşündüğünü aktarmıştı. Baltimore, “Bu özellikler, virüsün doğal kökenli olduğu fikrine güçlü bir meydan okuma” demişti.

“Virüs neden insanlarda gelişmeyi sürdürmedi?”

Öte yandan Dr. Muller ve Dr. Quay’a göre koronavirüsün laboratuvardan çıktığını kanıtlatan tek şey çift CGG dizilimi değil. İki uzman aynı zamanda, doğal kökenli olduğu doğrulanan SARS ve MERS’in “insan nüfusunda yayıldıkça, en bulaşıcı formlar egemen olana kadar gelişmeyi sürdürdüğünü” söylüyor.

Buna karşılık Kovid-19’a neden olan Sars-Cov-2’nin tespit edildiği ilk andan itibaren epey bulaşıcı olduğu görülmüştü.

Muller ve Quay işte bu noktalardan hareketle “Bilimsel kanıtlar, virüsün bir laboratuvarda geliştirildiği sonucuna işaret ediyor” sonucuna varıyor.

Ancak Sars-Cov-2’nin tespit edildiği anda son derece bulaşıcı olması daha önce de bazı uzmanlar arasında tartışmalara neden olmuştu.

Laboratuvar teorisine karşı çıkan uzmanlar, virüsün insanda bu denli hızlı yayılma yeteneğini henüz yarasalardayken geliştirdiğini savunmuştu.

Bu teze göre, koronavirüsün insan sıçramadan önce büyük bir değişim geçirmesine gerek yoktu çünkü zaten insan hücrelerine etkili bir şekilde saldırma yeteneğine sahipti.

Laboratuvar teorisi nedir?

Kovid-19 hastalığına neden olan Sars-Cov-2’nin kökenine dair iki temel teori var. “Doğal köken teorisi” diye anılan ilki, virüsün zoonotik (hayvandan insana geçen) bir patojen olduğunu savunuyor. Buna göre koronavirüs, yarasalarda yıllar boyunca evrimleşti ve başka bir hayvan aracılığıyla insana sıçradı. Sıçramanın meydana geldiği en olası mekanlardan biri de Vuhan’daki ıslak hayvan pazarı olarak belirlendi. Laboratuvar teorisinde ise Kovid salgınının, bilim insanlarının yarasa kaynaklı virüsleri araştırdığı Vuhan Viroloji Enstitüsü’nde başlamış olabileceği öne sürülüyor. Bu laboratuvarda olası bir sızıntıyı engellemek için katı protokoller uygulanıyor. Ancak teoriye göre temel bir insan hatası, koronavirüsün kaçmasına neden olabilir. Laboratuvar teorisini destekleyenlerden çoğu, virüsün bir kaza sonucu sızdığını düşünüyor. Fakat bazı komplo teorisyenleri, Çin’in virüsü bilerek sızdırdığını iddia ediyor.

Laboratuvar teorisi neden yeniden gündemde?

Kovid-19’un bir hayvandan insana geçen zoolojik bir hastalık olmadığı, Vuhan’daki laboratuvardan kazara sızdırıldığı ilk olarak Donald Trump ve diğer Cumhuriyetçiler tarafından dile getirilmişti. Bazı uzmanlar söz konusu iddiayı “komplo teorisi” diye niteleyip reddetse de son günlerde Biden yönetimi ve ABD basını, aynı teoriyi yeniden dile getiriyor. Örneğin Wall Street Journal, daha önce açıklanmayan, ABD istihbaratına ait bir raporu haberleştirdi. Raporda, Çin’deki laboratuvarda görevli üç bilim insanının, virüs yayılmaya başlamadan önce, Kasım 2019’da Kovid-19’la uyumlu semptomlar yüzünden hastaneye kaldırıldığı aktarılıyor.

Diğer yandan Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Çin’e koronavirüsün kökenini araştırmak üzere gönderdiği heyetin Mart 2021’de hazırladığı bir diğer rapor, bu iddiayı reddetmişti. Raporda, salgının bir laboratuvarda başlamış olma ihtimalinin “aşırı derecede az” olduğunu belirtilmişti. Öte yandan DSÖ, buna rağmen ileri araştırmaların yararlı olacağını ifade etmişti.

Kaynak: https://www.indyturk.com/node/370346/sa%C4%9Flik/abdli-uzmanlardan-%C3%A7arp%C4%B1c%C4%B1-iddia-kovid-19un-laboratuvardan-ka%C3%A7t%C4%B1%C4%9F%C4%B1na-dair-iki

***

EK 6 (16.6.2021): Kovid-19 virüsünün Aralık 2019’da ABD’ye ulaşmış olduğuna dair kanıtlar artıyor

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin (CDC) geçen yılın başlarında 24 bin Amerikalıdan alınan kan örnekleri üzerinde yaptığı geniş çaplı analize göre, Kovid-19 vakalarının Aralık 2019’da ülkenin bazı bölgelerinde görüldüğüne olan inancın arttığı belirtildi.

CDC yetkilisi Natalie Thornburg, “Çalışmalar oldukça tutarlı. Muhtemelen burada bildiğimizden daha önce çok seyrek de olsa vakalar vardı ancak şubat sonuna kadar yaygınlaşmadı.” dedi.

Kovid-19, 2019’un sonlarında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkmış, 15 Ocak’ta Wuhan’dan dönen ve 19 Ocak’ta Washington eyaletinde bir klinikte tedaviye alınan bir Amerikalıda görülen enfeksiyon ise ABD’de görülen ilk vaka olarak kabul edilmişti.

Aralık 2020’de yayımlanan ve Amerikan Kızılhaç kan bağışlarından alınan 7 bin örneği analiz eden CDC liderliğindeki bir çalışma da virüsün Aralık 2019’un ortalarından itibaren bazı Amerikalılara bulaşmış olabileceğini göstermişti.

Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/dunya/kovid-19-virusunun-aralik-2019da-abdye-ulasmis-olduguna-dair-kanitlar-artiyor/2275081

***

EK 7 (22.6.2021): Biden yönetimi: Çin, Kovid için araştırmaya izin vermezse uluslararası tecritle karşılaşacak. Beyaz Saray ulusal güvenlik danışmanı Jake Sullivan, Fox News’e pazar verdiği demeçte Çin hükümetinin Kovid-19’un kökenlerini araştırma çabalarını engellemeye devam etmesi halinde Çin’in uluslararası arenada “tecritle” karşı karşıya kalacağını söyledi. Sunucu Chris Wallace’la konuşan üst düzey Beyaz Saray yardımcısı, ABD yönetiminin Pekin’in uluslararası uzmanların daha fazla erişim sağlamasına izni vermesini teşvik etmenin ana aracı olarak “diplomatik baskı” kullanacağına işaret etti. Kaynak: https://www.indyturk.com/node/377461/d%C3%BCnya/biden-y%C3%B6netimi-%C3%A7in-kovid-i%C3%A7in-ara%C5%9Ft%C4%B1rmaya-izin-vermezse-uluslararas%C4%B1-tecritle

***

EK 8 (30.7.2021): HİKMET GEÇKİL: Yeni…Utanmazlık! Virüsün “yapay” olma ihtimalinin de göz ardı edilmemesini söyleyenleri “komplocu” olmakla suçlayan, Ancak, hiç bir veriye dayanmadan, virüsün %100 doğal olduğunu @NatureMedicine‘da ilan eden “utanmazlar” şimdi ne düşünüyor acaba! Kaynak: https://twitter.com/HikmetGeckil/status/1419746333313863684?s=20

***

EK 9 (8.9.2021): HİKMET GEÇKİL “Yeni belgeler… Virüs! Yapay mı?; Doğal mı? NIH’in getirdiği yasağın Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası gereği kaldırılması ile ortaya saçılan kirli ilişkiler… Fauci’nin müdürü olduğu kurum NIAID, Wuhan Viroloji Enstitüsü ve Ecohealth’in kirli ilişkisi… theintercept.com/2021/09/06/newKaynak: https://twitter.com/HikmetGeckil/status/1435485439788339201?s=20

***

EK 10 (10.6.2022): HİKMET GEÇKİL “Tüm aşılara ilham kaynağı olan ilk SARS-CoV-2 genomunu yayınlayan Çinli gruptan: “CoV-2 kesinlikle Wuhan canlı hayvan marketinden gelmedi. Yarasalar dahil bu bölgedeki hiç bir havan virüsüne benzemiyor. İncelediğimiz hiçbir betakoronavirüste ACE2 bağlanma bölgesi yok” Bu ölçekte yapılan bu çalışmadaki bu ifadeler; virüsün evrimleşerek, zoonotik olarak insana geçtiğini düşünen en fanatik “doğalcıları” bile yola getirip “yapaycı” yapar!…

Makale adı: Coronaviruses in Wild Animals Sampled in and Around Wuhan in the Beginning of COVID-19 Emergence

K: https://academic.oup.com/ve/advance-article/doi/10.1093/ve/veac046/6601809?login=false

Kaynak: https://twitter.com/HikmetGeckil/status/1535140416584040449?s=20&t=B2JQM3ZALxeYb2kdySSbVw

***

EK 11 (12.6.2022): Hâlâ “yarasa-pangolin-canlı hayvan pazarı-çay-çorba” masalı anlatanlara ve dinleyenlere: Sene 2004: “Çok bulaşıcı bir SARS-CoV psödotipli virüs oluşturmak için hümanize SARS-CoV spike (S) glikoproteinini HIV parçacıklarına dahil ettik.” Kaynak: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC7092805/

***

Yazı için 1 yorum yapılmış:

  1. aziz kerim dedi ki:

    laboratuardan yayılan virüs de yalan
    ölüm tehdidi aldığı da yalan

    her taraf yalan

    *

    anatomi-fizyoloji yok

    işte bütün bu dümenler bu yüzden kolayca dönüyor

    1 tâne doktor çıkıp
    anatomi-fizyoloji dedi mi

    dırdır yapmaktan başka işiniz yok

Siz de yorumunuzu paylaşın: