TANSİYON İLAÇLARI KALP KRİZİ VE ÖLÜM RİSKİNİ ARTIRIYOR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Diyabeti olanların birçoğunda hipertansiyon yani kan basıncı yüksekliği de vardır ve bu hastalarda tansiyonun kontrol altına alınmasının şeker hastalığı olmayanlara göre daha önemli olduğu bilinir.

British Medical Journal’ de yayınlanan bir meta-analiz diyabetlilerde hipertansiyon tedavisinin kalp krizi riskini artırabileceğini ortaya koydu (1).

İsveç’ li uzmanlar, 73738 katılımcıdan oluşan 49 klinik araştırmayı değerlendirdiler.

Kan basıncı 150’ nin üzerinde olanlarda agresif tedavinin kalp krizlerini, kardiyo-vasküler olaylar ve herhangi bir sebepten ölümleri azalttığı belirlendi.

Tedavinin, tansiyonları 140-150 arasında olanlarda da kalp krizi, kalp yetersizliği ve ölümleri azalttığı görüldü.

Buna karşılık tansiyonları başlangıçta 140 olanlarda kan basıncını ilaçlarla azaltmanın kardiyo-vasküler ölümleri artırdığı tespit edildi.

Normal tansiyon kaç olmalıdır?

Şaka değil gerçek şu ki modern tıp kan basıncının kaç olması gerektiğini hâlâ belirleyememiştir.

Oysa tansiyon aletinin en azından 100 seneyi aşan bir geçmişi var ve günümüzde hipertansiyon hastalarının çoğunun hatta tansiyon problemi olmayanların evlerinde bile tansiyon aletleri bulunur.

Tansiyon ölçmek için de tıp tahsiline gerek yoktur, öğretildiği takdirde herkes de tansiyonu kolayca ve doğru olarak ölçebilir.

Ayrıca Holter gibi tansiyonu sürekli olarak kaydedecek sistemler de vardır.

Doktorlar da muayene ettikleri her hastanın mutlaka tansiyonlarını da ölçtüklerine ve bugüne kadar da binlerce hatta on binlerce araştırma yapılmış olduğuna göre kan basıncının kaç olması gerektiğinin çoktan belirlenmiş olması icap eder, öyle değil mi?

Fakat hayır, modern tıp insanların kan basıncının kaç olması gerektiğini hâlâ belirleyememiş ve hâlâ şapkadan tavşan çıkarırcasına yeni kılavuzlar yayınlayarak yeni değerler belirlemeye devam etmektedir.

Genel olarak büyük tansiyonun 140 küçük tansiyonun 90 mm Hg üzerinde olması hipertansiyon olarak adlandırılsa da tansiyonun 120 altında olmasının kalp krizi ve ölümleri önlemede daha etkili olduğu kabul edilir.

Mesela, kısa adı SPRINT olan araştırma, diyabeti olmayan kişilerde tansiyonu 140 yerine 120’ nin altına indirmenin ölümleri yüzde 27 ve kalp yetersizliğini de yüzde 38 azalttığı sonucunu bildirdi (2).

Diyabet kalp hastalıkları riskini artırır

Diyabet, kalp-damar hastalıkları riskini artıran hastalıkların başında gelir.

Bu sebeple de, diyabeti olanlara kolesterol değerleri normal olsa bile mutlaka bir kolesterol ilacı (statin) ve tansiyonları 140’ ın altında olsa bile mutlaka bir hatta birkaç tansiyon ilacı yazılıyor.

Hastaların kan basınçları normal hatta düşük olsa bile bunlara tansiyon ilaçlarını almaları gerektiği dayatılıyor; başım dönüyor, gözüm kararıyor diye şikâyet edenlere bile zerre kadar prim verilmiyor.

Bu araştırma ile diyabetli hastalarda tansiyonu çok düşürmenin zararı net olarak ortaya konuyor.

Tansiyon ilaçları gereklidir

Tansiyon ilaçları doğru hastada doğru şekilde kullanıldığında elbette etkilidir, hayat kurtarıcıdır; buna hiçbir şüphe yok.

Bununla beraber bu her tansiyonu yüksek olanın da mutlaka ilaç kullanacağı anlamına gelmez.

Tansiyon yüksekliğinin en önemli sebebi yanlış beslenme, hareketsizlik, sigara ve alkol, stres, uykusuzluk gibi hayat tarzındaki yanlışlardır.

Burada esas mesele tansiyonun bir ilaçla düşürülmesi değil, hayat tarzındaki yanlışların ortadan kaldırılmasıdır.

Belirli bir süre ilaç tedavisi icap eden hastalarda ise bu tedavinin artık ömür boyu devam etmesi gerekir diye bir kaide de yoktur, tansiyon normale döndükten sonra ilaçlar kesilebilir.

Hayat boyu ilaç tedavisi çok az sayıda hasta için mevzuubahis olabilir.

Tansiyon ilaçlarının da %90' ının tıpkı antibiyotik, astım, KOAH, depresyon ilaçları gibi boşuna kullanıldığına inanıyorum.

Gelelim neticeye

BİR: Bir kere hipertansiyon tespit edilip tedaviye başlanan hastalar artık ömür boyu ilaç kullanmaya mahkûm edilir ve hiçbir babayiğit de bu hastaların ilaçlarını kesmeye cesaret edemez.

Bu durum başta mide, astım, depresyon, oesteoporoz olmak üzere bütün hastalıklar için de geçerlidir.

İKİ: Yerinde kullanılan ilaçların hayat kurtarıcı olduğu ama gereksiz, yanlış alınmalarının aynı derecede zararlı olduğu tartışmasızdır.

ÜÇ: Modern tıbbın hâline bakar mısınız, daha tansiyonun kaç olacağı, hangi ilaçların verileceği bile belli değil.

ÜÇ: En iyisi hiç hastalanmamak ve mümkün olduğunca doktora görünmemek, hastaneye gitmemek!

Çünkü “Adamın birisi doktora gitmiş… gidiş o gidiş!”

Kaynaklar:

1. http://www.bmj.com/content/352/bmj.i717

2. http://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa1511939

 

Yazı için 3 yorum yapılmış:

  1. Asistan doktor dedi ki:

    Tek başına başlığı okuyanlar yanlış düşüncelere kapılabilirler. Bizde de insanlar çoğu zaman başlık okurlar. Ancak yazının hemen altındaki özette ilk cümle meseleyi ortaya koyuyor. Bu başlığın okuyucunun dikkatini yazıya çekmek amacıyla atıldığı kanısındayım.

  2. Gül dedi ki:

    Annem şeker ve kalp hastası, kilosu da fazla obez bile denebilir ve 9 çeşit ilaç kullanıyor içinde 2si tansiyon hapı. Annemin tansiyonu genelde düşüktür hiçbir zaman 13den yüksek olmamıştır fakat gene de yazınızda yazdığınız gibi kolesterol ve tansiyon haplarını sürekli alması gerekir diye sağlık kurulu raporu var. Annem doktoruna başım dönüyor gözüm karakıyor diye şikayet etse de hoca bizi dinlemiyor ilaçları illaki alacaksın diyor ama annemin bu ilaçlardan bazılarını almadığını biliyorum evimiz eczane gibi oldu. her kontrole gittiğimizde ilaçlar kutu kutu yazılıyor veriliyor bunlar daha avde var bitmedi dediğimiz halde eczane gene de vermek zorundayım diyor. Bu nasıl iştir ben anlayamadım. İnşallah ilgililerden ilgilenen olur bu soruna bir çözüm bulunur.

  3. melissa dedi ki:

    nasıl bilgili nasıl hastalara umut veren bir doktor ve insansınız canan karatayıdı sizin gibi çok seviyorum sizin gibi insanlar her mevkide her meslekde olmalı yolunuz açık olsun Allah sizi korusun çünkü sayınız çok az bu ülkenin sizlere ihtiyacı var

Siz de yorumunuzu paylaşın: