AŞI EGOİSTLERİ

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Hürriyet' te Yalçın Bayer' in yazısı:

Covid-19 salgınıyla birlikte dilimize birçok kelime girdi. Pandemi, epidemi, filyasyon, entübe, immun, bulaş gibi... Tıp alanındakiler bunları zaten kullanıyorlardı ama günlük dilimize de yerleşti. Şimdi de ‘Aşı milliyetçiliği’ kavramı dillerde. ABD eski başkanı Donald Trump’ın ‘America First’ diyerek başlattığı bencillik akımı korona aşısına da bulaştı.

ABD, Kanada, İngiltere, Avustralya gibi ülkeler nüfuslarının iki üç katı aşı üretimini kapattılar. Ülkelerinde üretilen aşılara ve aşı üretimi için gerekli maddelerin ihracatına da yasak getirdiler. Avustralya bunu 2009’da da yapmıştı. Domuz gribi aşısını üreten firmaya önce ülke içindeki talebi karşılamasını, daha sonra ihraç etmesini emretmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta şöyle diyordu: “Salgınla belirginleşen adaletsizlik, aşı meselesi ile çok daha vahim bir hal almıştır. 100’e yakın ülke aşıya henüz ulaşamadı. Bir tarafta nüfusunun neredeyse tamamına yakınını aşılamış ülkeler, diğer tarafta ilk doz aşıya ulaşamamış milyarlarca insan. Bu insanlık ve insani değerler adına endişe verici bir durum...” Yerden göğe kadar haklı; çünkü gerçek bu...

Virüs üç milyona yakın can aldı. Milyonlarca insan hastanelerde, ölümün kıyısında dolaşıyor. Eski Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de geçen hafta Twitter hesabında “Aşı milliyetçiliğinin tahmini maliyeti 9 trilyon dolar” diye yazdı. Avrupa Birliği de ısmarladığı aşıları bolca alamıyor; aşı sanki damla damla akan su gibi.

İki hafta önce de AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB’den şu an için yoksul ülkelere aşı gönderilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Yoksul ülkelere Küresel Aşı Erişim Programı’nın (COVAX) talebini “Önce Avrupa... Üye ülkelerimizde aşı tedariki baskısı var” diye cevapladı. Yani halk arasındaki deyimle “Allah versin” mealinde konuşmuş oldu.

Ülkemiz iyi durumda sayılır. Sinovac ve BioNTech/Pfizer aşıları geliyor. Galiba ABD’li Johnson&Johnson/Jansenn firmasıyla da görüşmeler sürüyor. Ardından gözler, kulaklar yerli aşılarda. Erciyes Üniversitesi’nin geliştirdiği ‘inaktif aşı’ faz 2’de... Başka çalışmalar da var ama bu en önde. Dünkü verilere göre, Dünya Sağlık Örgütü’nün önde gösterdiği 85 aşı çalışması arasında.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof.Dr. Necmettin Ünal“Umarım salgın Türkiye’ye, aşı üretim teknolojisinde bilimsel olarak geçmişteki gücünü yeniden kazandıracak. Ama ciddi teknolojik yatırım gerekiyor. Özel sektöre bile yaptırılsa çoklu katılımlı, devletin kontrolünde, güncel teknolojiyle eski günlerdeki gücünü yakalamasını temenni ediyorum. Her ülke aşının kendisinden çıkması için çabalıyor” diyor. Bu da aşı savaşlarının süreceğini göstermiyor mu?

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/yalcin-bayer/asi-egoistleri-41781625

Yazı için 2 yorum yapılmış:

  1. Aziz Hikmet dedi ki:

    Hocam
    resim başka bir gazetecinin

  2. Doğru, düzelttim. teşekkürler.

Siz de yorumunuzu paylaşın: