APANDİSİT ANTİBİYOTİKLERLE DE TEDAVİ EDİLEBİLİYOR
Dikkat: yazının sonunda ek var!
***
Apandis iltihaplarının çoğunun ameliyata gerek kalmadan antibiyotiklerle tedavi edilebileceği bildirildi.
Finlandiya’ da yapılan araştırmada bilgisayarlı tomografi ile akut apandisit tespit edilen 18-60 yaş arasındaki 530 hasta rastgele iki gruba ayrılarak 273’ üne ameliyat yapıldı, 257’ sine ise antibiyotik tedavi uygulandı.
Beş sene sonra antibiyotik alanların üçte ikisinde (%64) herhangi bir tekrarlama olmazken %36 hastanın apandisinin alınması gerekti ama hastaların hiçbiri gecikme yüzünden bir zarara uğramadı.
Antibiyotik alanlarda komplikasyon oranı cerrahi girişim uygulananlara göre daha düşük olduğu, antibiyotik alanların işlerine ortalama 11 gün daha az gidebildikleri belirlendi.
Antibiyotik olarak ilk 3 gün damar yoluyla ertapenem ve 7 gün süreyle de ağızdan levofloksasin ve metranidazol verildi.
Daha önce de benzer çalışmalar yapılmış ve apandis tedavisinin ameliyat yerine antibiyotiklerle yapılabileceği görülmüştü ancak hastaların takip süreleri kısa idi.
Bu arada antibiyotik tedavisi sadece komplike olmayan yani patlamamış apandis iltihapları için uygulandığını, patlamış apandislere mutlaka cerrahi yapılması icap ettiğini hatırlatırım.
Ameliyatın komplikasyonları var
Ameliyat kesin bir tedavi sağlamakla beraber genel anestezi gerektirdiği gibi ameliyatın riskleri ve ameliyat sonrası ağrı ve istirahat zorunluluğu ve yüksek maliyet gibi problemleri var.
Komplike olmayan apandisitlere yapılan apendektomilerin ameliyatla ilgili komplikasyon oranı yüzde 5-10 arasında değişiyor ve bunların da yüzde 1-7’ sinde yeniden ameliyat gerekebiliyor.
Gelelim neticeye
Patlamamış apandis iltihaplarında antibiyotik tedavinin bir seçenek olduğu, cerrahi girişimin kesin tedavi sağlamakla beraber komplikasyonları bulunduğu, apandisi alınanlarda kolon kanseri, Crohn hastalığı risklerinin artabileceği de hesaba katılmalıdır.
Kesin karar elbette hastayı muayene eden hekimindir.
Kaynak: https://jamanetwork.com/journals/jama/article-abstract/2703354
***
EK 1 (13.8.2023): Apandisit için ameliyatsız tedavi edilen hastaların yarısından fazlası nüks yaşamadı ama bazılarının 20 yıl sonra ameliyat olması gerekti. Apandisit nüksü dışında ameliyatsız tedavinin uzun vadeli risklerine dair kanıt yoktur.
Kaynaklar:
https://www.medscape.com/viewarticle/medical-treatment-appendicitis-effective-long-term-2023a1000id5
https://jamanetwork.com/journals/jamasurgery/article-abstract/2808133
***
EK 2 (23.1.2026): Komplike olmayan akut apandisit için antibiyotik tedavisi, yetişkinlerde etkili ve güvenli bir tercihtir. Tekrarlama riski olsa da, komplikasyonlar daha az ve yaşam kalitesi ameliyata eşdeğer. Kritik nokta, komplike olmayan vakaların seçimidir.
Apandisit (halk arasında “apandis iltihabı” denir), körbağırsağın iltihaplanmasıdır.
Komplike olmayan türünde: İltihap sadece apandisin içinde ve duvarında kalır. Apandis henüz patlamamış, delinmemiş, irin birikmemiş (apse yapmamış) ve iltihap karın boşluğuna yayılmamıştır. Durum henüz “basit ve sınırlı”dır, vücut genel olarak çok ağır etkilenmemiştir.
Komplike (karmaşık, ağır) türünde ise: Apandis patlar, içindeki irin karın içine akar, apse oluşur, karın zarı iltihabı (peritonit), yaygın enfeksiyon (sepsis) veya çevre dokulara yayılmış iltihap (flegmon/plastron) gelişir. Bu durumda hasta çok daha ağırdır, hayati tehlike artar ve acil ameliyat şarttır. Bu ayrım genelde tomografi veya ultrasonla yapılır.
Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2014816225776505110?s=20
***
EK 3 (28.0.2026): Cerrahi işlemler için uzun süre yeterince randomize kontrollü çalışma (RCT) yapılmadığı için hastaların ameliyatla, ameliyatsız hale göre gerçekten daha mı sık iyileştiği belirsizdi. Bu durum artık değişiyor.
Dünyada her yıl 300 milyondan fazla ameliyat yapılıyor. Organ nakli veya acil sezaryen gibi bazıları hayat kurtarıcı. Ama giderek artan diğer ameliyatların ne kadarının gerçekten gerekli olduğu sorgulanıyor.
Eskiden cerrahi neredeyse hiç plasebo (sahte ameliyat) veya ameliyatsız tedaviyle kıyaslanmıyordu.
Son yıllarda İngiltere, Avrupa, Avustralya ve Kanada’da cerrahi RCT sayısı belirgin arttı. Sonuçlar şunları gösteriyor:
▪ Apandisit ameliyatı çoğu hastada antibiyotikten üstün değil.
▪ Omurga füzyonu ve rotator manşet onarımı gibi yaygın işlemler, fizyoterapi veya sahte ameliyat kadar etkili (bazen daha az).
▪ Finlandiya’daki uzun süreli diz çalışmasında gerçek menüsküs ameliyatı geçirenler, 10 yıl sonra sahte ameliyat grubundan daha kötü durumdaydı; artroz daha hızlı ilerledi.
▪ Prostat kanseri ameliyatı 15 yıllık takipte ölüm oranını düşürmedi, cinsel ve idrar sorunlarını artırdı.
▪ 2022’de JAMA’ daki çalışmaya göre, ameliyat sonrası hissedilen iyileşmenin ortalama üçte ikisi vücudun kendi kendine iyileşmesi veya plasebo etkisinden (bakım görmek, ameliyata hazırlanmak) geliyor. Asıl işlemin payı sadece üçte bir.
💠Cerrahlar alışkanlık, hasta talebi, ücret-başına-hizmet sistemleri ve “iyileşen hasta geri gelir” yanılgısı yüzünden etkisiz işlemleri bırakmakta zorlanıyor.
💠Maaşlı sağlık sistemlerinde (İngiltere, İskandinavya) düşüş daha hızlı; Amerika’da daha yavaş.
ARK: Birçok yaygın, “rutin” ameliyatın faydası plasebo + tabii iyileşmeden ayırt edilemiyor; bazıları zarara daha yakın. Daha fazla sahte ameliyat/ameliyatsız karşılaştırma çalışması şart. Hayat kurtaran acil ve onkolojik cerrahi ayrı tutulmalı.
Kaynak: https://x.com/TheEconomist/status/2104138994225205317?s=20
***















Bir an önce aldırmak daha iyi bence, olur olmaz bir yerde mesela bir dağ başında patlarsa ne olacak
İlk defa duydum ve hayret ettim