ORGAZM SONRASI HASTALIK SENDROMU: YENİ BİR MODERN ZAMAN HASTALIĞI

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
ORGAZM SONRASI HASTALIK SENDROMU KÜÇÜKUSTA

Gün geçmiyor ki yeni bir hastalık tanımlanmasın. “Orgazm sonrası hastalık sendromu” da bunlardan biri; bir modern zaman hastalığı.

2002’ den beri tıp dergilerinde kendinden söz ettiren bu tablo İngilizce literatürde “Post Orgasmic Illness Syndrome" (POIS) adıyla biliniyor.

Hastalığa verilen bu isim doğru değil; sadece Post Orgasmic Syndrome deseler daha doğru olurdu ama artık iş işten geçmiş; yapacak bir şey yok.

Adı yabancı bu tuhaf hastalık bizim ülkemizde de görülüyor.

Geçtiğimiz günlerde bir okuyucumdan aldığım mektup bunun en güzel delili:

“Ahmet Bey merhaba,
Benim 5 seneye yakın "post orgasmic illness syndrome" denilen bir hastalığım var. Orgazm sonrası erkeklerde 1 haftaya yakın unutkanlık, baş ağrısı, ileri konsantrasyon eksikliği, algılama sorunları gibi birçok problem ortaya çıkıyor. Bu hastalık için Hollandalı Doktor Waldinger, 10 seneye yakın araştırmalar yaptı ve bu erkeklerin kendi menilerine alerjisi olduğunu ortaya çıkaran bir makale yayınladı. Tedavi için alerji aşılaması ile seyreltik meniyi enjekte ederek, duyarsızlaştırma sağlanabileceğini ve hastalığın belirtilerin kaldırılabileceğini ispatladı.
Bu hastalık hayatımı çok olumsuz bir duruma getirmiştir. Tedavi sürekli olacağı için ve maddi imkânım da kısıtlı olduğundan bu konuyu da randevu alıp sizinle görüşmek isterim.”

Orgazm sonrası hastalık sendromu

Pek çok doktorun adını bile duymadıklarına emin olduğum bu yeni hastalık orgazm olduktan sonra başlıyor. Birkaç saatte sonlanabileceği gibi günlerce de devam edebiliyor.

Hastalarda yorgunluk, ateş basması, baş ağrısı, kas ağrıları, boğaz ağrısı, grip veya saman nezlesi benzeri fiziksel belirtiler yanında sinirlilik, konsantrasyon bozukluğu, unutkanlık, içine kapanıklık gibi ruhsal şikâyetler ön planda oluyor.

Bunlar o kadar rahatsız edici ve candan bezdirici boyutlara erişiyor ki birçok hasta cinsel ilişkiden kaçınmak zorunda kalıyor, kendine saygı ve güvenini yitiriyor.

Her kafadan başka bir ses çıkıyor

POİS’ in kesin sebebi henüz bilinmiyor, farklı kişilerde farklı faktörlerin etkili olduğu düşünülüyor.

Progesteron eksikliği, testosteron düşüklüğü, kortizon yüksekliği gibi hormonlarla ilgili bir bozukluktan şüphe edildiği gibi, bunun psiko-somatik bir hastalık olduğunu ileri sürenlerin sayısı da az değil.

Hastalığın grip ve saman nezlesi benzeri belirtilerini, seks sırasında ve sonrasında salgılanan hormonların enflamasyona yol açmasıyla açıklanmaya çalışanlar da var.

Orgazm sırasında salgılanan ve insanın kendini neşeli ve canlı hissetmesini sağlayan endorfinin eksik olması da üzerinde durulan faktörlerden biri.

POİS teşhisi konan bazı hastalarda hipofizde mikroadenomuna rastlandığı da bildiriliyor.  

Okuyucumun da mektubunda belirttiği gibi POİS’ in bazı hastalarda erkeklerin kendi spermlerine karşı hassas olmalarından kaynaklanabileceği de ileri sürülüyor.

Bu iddianın kaynağı Hollanda’ lı seksüel psikofarmakolog olan Marcel Waldinger.

Bu uzmanın Journal of Sexual Medicine isimli tıp dergisinde yayınlanan ve 33 erkek üzerinde yaptığı araştırmasına göre, POİS teşhis edilen hastaların 29’ unun (yüzde 88’ inin) kendi menilerine karşı alerjik tepki verdikleri ortaya çıkmış.

POİS tedavisi

POİS’ in sebebi belli olmadığı için tedavisi konusunda da fikir birliği yok.

Progesteron tedavisinden, antidepresan ilaçlardan iyi sonuç alındığı bildiriliyor.

Fiziksel aktivitenin testosteronu artıracağı düşüncesiyle düzenli spor ve egzersizin POİS’ i önleyebileceği iddia ediliyor.

Waldinger, kendi menilerine alerjik olan hastalara “immunoterapi” yani aşı tedavisi tavsiye ediyor. Astım ve saman nezlesi gibi hastalıklarda senelerden beri uygulanan bu yöntemde hastanın kendi menisi çok düşük miktarlardan başlayarak ve giderek artan miktarlarda zerk edilerek alerjik tepkiler önlenmeye ve hastalık belirtileri giderilmeye çalışılıyor.

Gelelim neticeye

POİS, bence tamamen “masa başında uydurulmuş” bir hastalık.

Ben de şimdi buna benzer üç-beş belirtiyi bir araya getirip bir hastalık yaratayım ertesi gün onlarca kişinin “Hocam aynen beni tarif etmişsiniz. Yıllardır doktor doktor geziyorum, kimse derdimi anlamadı.” diye kapımda toplanacaklarına, adım gibi eminim.

Bir de bu tarife “Hastalığın formülü bende gizli olan bitkisel bir ilacı da var” diye de ekledim mi köşeyi döndük gitti demektir.

Yazı için 6 yorum yapılmış:

  1. pınar kaya dedi ki:

    POİS i okuyana kadar ben kendi sorunumu orgazm sonrası sendromu diye adlandırıyordum.bu konuda fazla araştırma göremedim ve yazılarda erkekler üzerine. aslında sorunumu tam olarak tanımlayabiliyorum. iyi bir cinsel yaşamımın olmaması. orgazm sonrası ağlamakla biten sorunlar. bu zevtkten veya mutluluktan kaynaklanan ağlama değil. mutsuzluktan kaynaklanan.

  2. KKMA dedi ki:

    binlerce insan durduk yerde hastalık uydurduğunu mu sanıyorsunuz, bu insanlar acı çekiyor. İnsanın hastalık başına gelmeden anlaması zor olduğu kesin, ama bu aşağılaması ve yok saymasına sebep olmamalı. Hastalığı yaşayandan öğrenmek gerekir, ezber yapandan değil.

  3. İrem tabakoglu Adana turktelekom dedi ki:

    Cenabet olunca duş alacaksın ki alerji ortaya çıkmasın

  4. s.a. dedi ki:

    Hocam,
    Bunun cinsel ilişkiden kaçınmak için başım ağrıyor diyen kadınların erkek versiyonu olduğunu düşünüyorum. Cinsel ilişkiden zevk alamayan ve orgazm olamayan kadınlar, eşlerine bunu itiraf edemedikleri için çok sık başağrısı bahanesine sığınırlar, veya psikosomatik olarak gerçekten başları ağrır.
    Erkeklerde ise bunun başarısız ilişki girişimi , veya başarısızlık ve kadını tatmin edememe korkusu nedeni ile ortaya çıkması olasılığı yüksek.

    Çare her iki cins için de basit bir ortak cinsel tatmin eğitimi olmalı diye düşünüyorum.

    Haddizatında tüm çiftlere evlilik öncesi bir cinsel eğitim dersi verilmeli.Etraf hayatı boyunca orgazm olamamış kadınlar, ve bir kadını orgazm yapamamış erkeklerle dolu. Bu da sudan bahanelerle boşanmalara yol açıyor. Sürdürülen evlilikler ise aynı evin paylaşıldığı , iş, çocuklar ,
    ev işleri ve yemek ile zaman geçirilen , genç yaşta kadınlardan başlayan obezitenin yaygınlaştığı bir cehenneme dönüşüyor.
    20 li, 30 lu yaşlarında obez olan kadınların cinsel tatmin eksikliği yaşadığına nerede ise eminim. Bunu bilinç altındaki bir dürtü ile çirkinleşip, eşleri tarafından daha az arzu edilmek için de yapıyor olabilirler…Hatta abartılı bir tahminimi de söyleyeyim. Bunun diğer ucundaki çakma sarışın, çok makyajlı ve seksi görünmeye çalışan kadınların hiç orgazm olmadıklarını düşünüyorum. Valla kıskançlık değil hocam.. 🙂

    İleri yaşlarda kavga etmeye başlayan çiftlerde ise bir nedenle cinsel hayat bitmiştir. Boşalamayan cinsel gerilim sinirlilik ve öfke duygularını kamçılıyor.

    Durumu önce ailemde farkettim. Bizlerin annelerimizle cinsellik konuşması asla vaki değildi. Bir gün annem durduk yerde ” prostat ameliyatından sonra babanda tık yok ” dedi. Şoka girdim. Annem o sırada 65 yaşındaydı. İyi bir cinsel hayatları olduğu, aniden bitince annemin ciddi rahatsız olduğu belliydi.

    Ben bir çözüm olup olmadığını araştırmadım. Bir süre sonra annemin babamla ilgili olur olmaz şikayetleri arttı, neredeyse ona düşman olup kötü davranmaya başladı..Sık sık hastalıklar uydurmaya başladı ve bu durum 10 yıl kadar , yani babamın ölümüne kadar sürdü…

    Biraz fazla Freudyen bir yorum mu oldu acaba ?

  5. Naylon Brando dedi ki:

    Bu sorunu olan okuyucu neden Ahmet bey’e mektup yazıyor,bir üroloğa gideceği yerde? Bu da ilginç !

  6. Metin Altınkılıç dedi ki:

    Nofap ile bu sorun ortadan kalkıyor pornografi ve masturbasyondada bende ortaya çıkıyor 15-20 gün ara verirsem tamamen cinselliğe, orgasm sonrası böyle bişey olmuyor sanırım pornografiyi ortadan tamamen kaldırmak ve duygusal olarak yoğunluk olmadan cinsel ilişkiye girdiğinde bu sorunlar ortaya çıkıyor çünkü orgazm eksik kalıyor

Siz de yorumunuzu paylaşın: