SOĞAN KOKLAMAK GRİBİ ÖNLEYEBİLİR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Son günlerde soğan koklamanın gribi önlediğine dair bir söylenti almış başını gidiyor.

Bu doğru mu soğan koklamak gerçekten gribi önler mi yoksa evi kokutmaktan başka bir işe yaramaz mı?

Bu soruyu “kulağı küpeli bir bilim adamına” sorduğunuzda alacağınız cevap bellidir:

Bu boş bir hurafedir, saçma sapan bir şeydir”.

Oysa ben öyle düşünmüyorum.

Bu ifade, pekâlâ doğru olabilir.

Bu tür durumlarda söylenen şeyin önce akıl ve mantığa, bilimin ve tıbbın temel prensiplerine uygun olup olmadığına ve sonra da bunu ispatlayan araştırmalar olup olmadığına bakarım.

Bu ifade akıl ve mantıkla çelişmiyor

Koku, havada solunan bir takım kimyasal maddeler olduğu anlamına gelir.

Soğan da kesildiği zaman havaya bir koku yayılır.

Bu kokuyu oluşturan kimyasalların nazari olarak grip virüslerine veya bağışıklık sistemine etkileri olabilir.

Bu ifade bilim ve tıbbın temel prensiplerine de uygundur

Kokularla sağlık ve hastalıklar arasında bir ilişki olduğunu gösteren sayısız araştırma var.

Bugün birçok kanser türü idrarın kokusundan tanınabiliyor, keza nefes kokusundan bazı hastalıkların teşhis edilmesi veya hastalık aktivitesinin belirlenmesi mümkün olabiliyor (1, 2)

Yeni bir araştırma Alzheimer hastalığını üstelik de erken dönemde idrar kokusundan tanınabileceğini ortaya koydu (3).

Soğan kokusunun gribi önlediğine dair bir araştırma yok

Soğan koklamanın gribi önlemesi akıl-mantık, bilim ve tıbbın temel prensiplerine uygun olmakla beraber bunu ispatlayan bir araştırma yoktur.

Böyle bir araştırma olmaması soğan kokusunun gribi önlemediğini göstermez.

Yapılması gereken, bilimsel metotlarla bu ilişkinin doğruluğunun ispatlanmasıdır.

Gel gelelim bir evde soğan koklanması pratik olarak o evde yaşayanların aynı zamanda soğan yedikleri anlamına da gelir.

O zaman gelin soğanın faydalarına bir göz atalım

Soğan kokusu gribi nasıl önleyebilir?

Soğan kokusunun grip virüslerini soğana çektiği şeklinde bir inanış vardır ama bu bence hiç mantıklı değil.

Kokunun sebebi olan kimyasalların doğrudan grip virüslerine etkileri olabileceği gibi, bu kimyasalların solunum sisteminin savunma mekanizmaları veya bağışıklık sitemi üzerine müspet tesirleri de bulunabilir.

Hiç şüphesiz ki bunların araştırılması lâzım ama soğanın soframızda mutlaka bulunması gereken bir ürün olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz.

Soğan Ayurveda ve Çin Tıbbında binlerce seneden beri konjesyon yani kan birikmesini giderici etkisi sebebiyle kullanılır.

Antik Yunan Tıbbı kas ağrılarına karşı soğan masajını tavsiye eder.

Kızılderililer de soğanı grip ve soğuk algınlığına karşı kullanırlar.

Dünya Sağlık Örgütü de soğanın grip, solunum yolları enfeksiyonlarında öksürük, burun tıkanıklığı gibi belirtileri gidermede faydalı olduğunu kabul ediyor (4).

Soğanda neler var neler…

Soğan C vitamini, sülfür bileşikleri ile flavinoid ve fitokimyasallardan zengin bir besindir.

Soğanın kokusundan ve doğrarken gözlerin yaşarmasından tiosülfinat, sülfoksit ve diğer koku veren sistein sülfoksitler mesuldür.

Tiosülfinatların, Salmonella ve E.coli gibi bazı bakterileri öldürebildikleri de gösterilmiştir.

Sülfürik bileşiklerinin kanser ve kalp hastalıklarının önlenmesinde de rolleri vardır ve genel manada da bağışıklık sistemini güçlendirirler.

Soğanda antioksidan bir madde olan “kuersetin” de bulunur.

Fazla miktarda kuersetinin mesela soğan çorbası içmenin bağışıklığı güçlendirdiği ve kalp-damar hastalıkları riskini azalttığı bildirilmiştir (5, 6).

Gelelim neticeye

Soğan kokusunun grip virüslerini kendine çektiğine, kokunun bağışıklığı güçlendirdiğine dair elde yeterli delil yoktur ama soğan yemenin sağlıklı beslenmenin temel unsurlarından biri olduğundan şüphe duymuyorum.

Soğanın hem gribi önlemede hem tedavisinde aşı ve ilaçlardan daha tesirli olduklarına inanıyorum.

Soğanı koklayacağınıza yerseniz çok daha doğru bir iş yapmış olursunuz.

Not: Önümdeki tepside Tokat Kebabı var, tabii hepsi benim için değildi. Tepsideki lavaşlara elimi bile sürmedim. Kebabı Polenezköy' de Necatibey' de yedik. Hararetle tavsiye ediyorum.

Kaynaklar:

1. http://ahmetrasimkucukusta.com/2011/07/09/yazilar/tip-yazilari/mamografi-ile-taramalar/nefesten-kanser-teshisi/

2. https://www.thoracic.org/statements/resources/allergy-asthma/feno-document.pdf

3. http://www.medicalnewstoday.com/articles/305077.php

4. http://apps.who.int/medicinedocs/en/d/Js2200e/3.html#Js2200e.3

5. http://www.globalhealingcenter.com/natural-health/onion-flu-remedy/

6. http://www.nature.com/bjc/journal/v92/n3/abs/6602364a.html

Yazı için 2 yorum yapılmış:

  1. Hewar dedi ki:

    Hayranlıkla sizi takip ediyorum

  2. İbrahim Turan dedi ki:

    Tokat kebabı, Tokatlıyım diye söylemiyorum ama bence en sağlıklı kebap türüdür. Bol sebze olması ve etlerin mangaldaki gibi yanmaması kebabımızı değerli kılıyor. Herkese tavsiye ederim.

  3. Mesut dedi ki:

    3 cocugum var. 8-10 YİLDİr nezle veya grip oldugumuzda aksam yatarken sogani dorde bolup basimiza yakin bir yere koyariz. Grip te nezle de baslamadan bitiyor. Dennis net bilgi. Not: aksam bir de Elma sirkeli su buharina basiniza havlu ortup on dakika uyagulamak ekstra sinus acici oluyor.

Siz de yorumunuzu paylaşın:

CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi