YABANİ OT İLACI GLİFOSAT KANSEROJEN İLAN EDİLDİ

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), tüm dünyada en çok kullanılan yabani ot öldürücü tarım ilacı glifosatı insanlar için “muhtemel karsinojen” yani kanser yapıcı madde olarak ilan etti.

Açıklama WHO’ nun kısa adı IARC olan kanser dairesi Agency for Research on Cancer’ den geldi.

Karar, 11 ülkeden 11 kanser uzmanının, içlerinde glifosatın da bulunduğu beş farklı pestisitle ilgili 2001’ den beri yapılan araştırmalara ait bilimsel verileri değerlendirdiği toplantıdan sonra alındı.

Raporda, glifosatın memelilerde ve insan ve hayvan hücrelerinde “DNA ve kromozom hasarı” yaptığı bildirildi.

USA, İsveç ve Kanada’ da yapılan çalışmalarda, bu kimyasal maruz kalan işçilerde non-Hodgkin lenfoma riskinin diğer pestisitler dikkate alındığında yüksek olduğu açıklandı.

Genellikle GDO’ lu soya ve mısır üretiminde kullanılan ve Roundup adıyla satılan glifosat, suda, havada ve daha düşük miktarlarda evlerin içi ve yakınlarında da bulunabiliyor.

Glifosat, orijinal olarak ağır metallere bağlanma özelliğinden faydalanılarak borulardaki mineral tortularını temizlenmesi için kullanıldı.

Monsanto karşı çıkıyor

Dünyanın en büyük tohum üreticisi Monsanto ise bilimsel verilerin bu kararı desteklemediğini söylüyor ve WHO’ nun bulgularını açıklık getirmesi için acil bir toplantı yapmasını istiyor.

Şirketin başkan yardımcısı P. Miller “IARC’ nin, tüm dünyada hükümetler tarafından emniyetli olduğu kabul edilen glifosat hakkında bu kanaate nasıl vardığını anlayamadık” diyor.

Nitekim USA hükümet bu herbisiti emniyetli olarak kabul ediyor.

Monsanto da 2013’ de Çevre Koruma Ajansından (EPA) glifosata artan tolerans seviyeleri için onay aldı.

2014’ de Journal of Environmental Research and Public Health’ de yayınlanan ve çiftçiler üzerinde gerçekleştirilen araştırmada glifosat ve kronik böbrek yetersizliği arasında bir ilişki olduğu bildirildi.

Fazla sıcak ve su kaybının çiftçileri pestisit ve ağır metallere daha hassas hâle getirerek böbrek yetersizliğine yol açtığı düşünülüyor.

Bu araştırmaya dayanarak Sri Lanka hükümeti glifosatı 2014’ de yasaklamak istedi ama Monsanto’ nun araştırmaya yaptığı itiraz üzerine yasak kaldırıldı ve halen de bu ülkede yaygın olarak kullanılıyor.

Orta Amerika’ da binlerce çiftçinin ölümüne yol açan esrarengiz böbrek hastalığı da glifosat ile ilişkilendiriliyor.

2012’ de Food and Chemical Toxicology (FCT)’ de yayınlanan araştırmada, “GDO’ lu mısır” ve Avrupa Birliği’ nde içme suyunda müsaade edilen miktarın altında “Roundup” ile beslenen farelerde ağır karaciğer ve böbrek hasarı, hormonal değişiklikler ve yüksek oranda büyük tümörler tespit edilmişti (2).

Prof. Séralini tarafından yapılan araştırma da şirketin baskısıyla geri çekilmiş ancak daha sonra yeniden yayınlanmıştı.

Gelelim neticeye

BİR: IARC’ ın, yaptırım gücü olmayan bir kuruluş olmasına rağmen Monsanto bu “kararın geri alınması için” elinden geleni arkasına koymayacaktır.

İKİ: USA’ da çevre ve tüketici örgütleri glifosat ihtiva eden pestisitlerin yasaklanması veya sınırlandırılması için büyük çaba sarf ediyor.

Bu örgütlerin bastırması ve toplumun bilinçlenmesi kanuni müeyyidelerden daha tesirli oluyor.

Kaynak:

http://america.aljazeera.com/articles/2015/3/21/monsanto-roundup-probably-carcinogenic-to-humans.html

http://mashable.com/2015/03/23/who-pesticide-cancer-monsanto/

Siz de yorumunuzu paylaşın: