BİR CEYLAN SUYA İNER SEN ŞARKI SÖYLERKEN

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
tulun korman

Bir rüzgâr saçlarımı dağıtsa uzak limanlarda
Bir martının denize değse kanatları
Elleri geçer aklımdan köpükler kadar beyaz
Ve hatırlar bahçesinde açan parmakları.

Ellerin bir beyaz güldür şarkılarda büyüyen
Bir gün hüzzam bir gün nihavent açılır
Solar bahçelerde çiçekler o zaman
Ne bülbülde ses ne gülde renk kalır.

Bir ceylan suya iner sen şarkı söylerken
Büyür hazzı o zaman bitmeyen gecelerin
Her gün daha bir beyaz bir sabahtır ellerin.

Şimdi bir deniz gibisin hiç görmediğim
Beş parmağında beş mevsim yaşanır senin
Bir gün tanbur bir gün ney bir gün gitar ellerin.

Şair Turhan Oğuzbaş bu mısralarla anlatıyor ‘Sesi ellerinden, elleri sesinden güzel’ Tülûn Korman’ ı.

Türk Musikisinin önde gelen icracılarından olan Tülûn Hoca için 2008 senesi 30 Ocak akşamı Üsküdar Belediyesi Altunizade Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen gecede hem bu değerli sanatçımızla bir kere daha beraber olmanın mutluluğunu yaşadık ve hem de musiki tarihimizle ilgili pek çok ilginç hatırayı ilk ağızdan dinleme fırsatı bulduk.

İncila Bertuğ’ un ‘yürekten sunumu’, Fikret Bertuğ’ un arşivinden fotoğraf ve plaklar; Kemal Caba, Ümit Atalay, Binnaz Çelik, Güray Çelik, Ege Köprek ve Arif Erdebil’in sazları eşliğinde Hakan Hataylı’ dan dinlediğimiz şarkılar bu unutulmaz geceye renk katan güzellikler oldu.

Sesinde Cemil’ in kemençesi gizli

Mesud Cemil’ in de ‘Sesinde Cemil’ in kemençesi gizli’ sözleriyle tarif ettiği Tülûn Hanım, 18 temmuz 1937’ de annesinin teyzesini ziyareti sırasında Edirne’ de doğar. Dünyaya geldiğinde babası 66, annesi ise 30’ lu yaşlardadır. Babası annesine ‘ilk görüşte’ aşık olup onu hemen istetmiştir. Beşiktaş Akaretlerde senelerce oturdukları 29 numaralı ev bugün de aynı şekilde durmakta imiş.

Babası Nuri Bey Yahya Efendi Dergahı’ ında zakirbaşı ve aynı zamanda çok ünlü bir hattattır. Sultanahmet’ teki Alman Çeşmesi’ndeki… Çorum Saat Kulesi giriş kapısı üzerindeki… yazılar hep Nuri Bey’ in kaleminden çıkmıştır. Annesi Tahlise Hanım da Darülelhan mezunudur ve keman çalmaktadır. O zamanlar Beşiktaşlı Nuri Bey olarak tanınan babası ‘Soyadı Kanun’ndan sonra Faruk Nafiz Çamlıbel tarafından verilen Korman soyadını almıştır.

Babasının mevlidini Sadettin Kaynak okumuş

Sadettin Kaynak babasının yakın dostudur, hatta ünlü bestekâra musiki yolunun açılmasında Nuri Bey’ in büyük katkısı olmuştur. Bir mecliste kendini göstermek için kıvranan, ancak kendisine bir türlü sıra gelmeyen ‘patlak gözlü, koca burunlu genç’ Sadettin Kaynak’ tan başkası değildir.

Nuri Bey, ‘Bir de bu genç okusun, onu da dinleyelim’ sözleriyle Kaynak’ ın kendini göstermesi için ona fırsat yaratmış ve Hafız Sadettin de o günden sonra almış başını gitmiştir. Nuri Bey vefat ettiğinde de, belki de bu iyiliğinin ve dostluklarının karşılığı olarak mevlidinin tamamı Sadettin Kaynak tarafından okunmuş. Bu hatırayı dinledikten sonra, gelin de bu mevlitte bulunanları kıskanmayın, bakalım.

Sadettin Kaynak’ tan da ders almış

Tülûn Hanım Kaynak’ tan da kısa bir sür ders alır. Kaynak ona bir keresinde ‘Şarkıyı duyarak okumadığını’ söyler. Bu sözler Tülun Hanım’ ın gücüne gitmiştir, ama seneler sonra Opera sinemasındaki bir konserinde  ‘Akşam yine akşam’ sözleriyle başlayan muhayyerkürdi şarkıyı okuduktan sonra bestekârın locada onu ayakta alkışlayıp ‘Tamam şimdi oldu. Duyarak okudun.’ sözleriyle de çok mutlu olmuştur.

Hocaları hep ünlü bestekârlar

Tülûn Hanım, 1951 yılında İnönü Kız Lisesi'ne giderken İstanbul Belediye Konservatuarı'nın sınavlarına girer. Çok başarılı olduğundan doğrudan 3. sınıfa alınır ve sınıf atlayarak 2 yılda da mezun olur.  1952 yılında da Mesut Cemil, Halil Bedii Yönetken, Nuri Halil Poyraz ve Refik Fersan’ ın jüri oldukları bir sınavla İstanbul radyosuna girer. Münir Nurettin, Sadi Işılay, Mustafa Nafiz, Nuri Halil Poyraz, Behçet Kemal Çağlar, Şefik Gürmeriç… gibi hocalardan musiki ve edebiyat dersleri alır.

Sesi Batı müziğine de çok uygun olduğu için bir süre zamanın ünlü şan hocalarından Madam Rosenthal’ den dersler almaya da başlar ve bunu da Hocası Münir Nurettin’ e söyler. Onun ‘Çok Batı'ya dönüksün. Türk Müziği'ne hizmet et" demesi üzerine de ‘biraz da istemeyerek’ dersleri bırakıp tamamen Türk Musikisi ile ilgilenmeye başlar. Batı müziğine duyduğu sevgiyi ise her özel konserlerinde Fevzi Aslangil’ in piyanosu eşliğinde ‘tango’lar okuyarak gösterir. 

Mehmet Barlas’ ın bir anısı

Tülûn Hanım 14 şubat 1973’ de kemani Cahit Peksayar ile evlenir. Bu mutlu birliktelik Cahit Bey’ in 2000 yılında ölümüne kadar sürer. Cahit Bey de tanıdığım kadarıyla saçları gibi ‘ipek gibi bir adamdı’ ve kemanını da ‘ipek gibi çalardı’. Radyo sanatçılığından başka Nevzat Atlığ’ ın korosunda uzun seneler ‘baş keman’ olarak çalması da hiç gözümün önünden gitmez.

Sözü burada Mehmet Barlas’ ın bir anısına bırakalım:

“Yine toplanmıştık.. Yüzyılları aşan besteleri, şarkıları hep birlikte söyleyip, dinliyorduk.. En fazla, Tülûn Korman dinliyordu.. Cahit Peksayar kulağıma eğildi..
-Siz ısrar edin.. Tülûn Hanım kırmaz, söyler.. "Gel Ey Denizin Nazlı Kızı"nı isteyin, dedi.
Sonra öğrencisi Nalan Özyasan'ın kemanını aldı.. Acemaşiran'ın nağmelerinde dolaşmaya başladı..
Haklıymış.. Tülûn Korman kırmadı beni..
Ve birden salonu, koleratür bir sopranonun inanılmaz etkileyici sesi doldurdu..
Aleko Bacanoz'un şarkısı, bambaşka bir yorumla canlanmıştı..

"Gel ey denizin nazlı kızı nuş-i şarab et
Çık sahile gel sinede bir alem-i ab et
Mestane bakışlarla beni mest-i harab et
Çık sahile gel sinede bir alem-i ab et."

Cahit Bey'i, Tülûn Korman'ın arkasında, kemanı ile eşlik ettiği o unutulmaz akşamdaki görüntüsü ile hatırlayacağım.. “

Ne mutlu ki Mehmet Barlas’ ın anlattığı geceye ben de katılmıştım. Yer, sanayici Burhan Tuncel’ in Dragos’ taki bir zamanlar Hasan Ali Yücel’ in olan köşk idi. Ve hakikaten ‘bestenigar faslı’ ile başlayan ve sabahın erken saatlerine kadar süren unutulmaz bir gece idi.

Manada güzel ruhda güzel tende güzel

Tülûn Hanım TRT ve İTÜ Türk Musikisi konservatuarı’ nda bugünün tanınmış sanatçıları olan pek çok öğrencisi olmuştur: Esma Başbuğ, Necmettin Yıldırım, Melihat Gülses, Cavit Tanürek, Alper Ayorak, Melda Kuyucu, Nusret Yılmaz, Çiğdem Yarkın, Alp Aslan, Tuğçe Becerikli, Asuman Aslım Görgün, Faruk Salgar ve daha niceleri…

Öğrencilerinin hayran oldukları Tülûn Hanım’ a hocaları da hayranlık duyarlar. Bunlardan biri de Sadi Işılay’ dır.

       Manada güzel ruhta güzel tende güzelsin
       Ey sevgili sen elde değil bende güzelsin
       Neş’en de hoş amma giryende güzelsin
       Ey sevgili sen elde değil bende güzelsin

Bu ölümsüz hüzzam şarkı Tülun Hanım için bestelenmiştir.

Tülûn Hanım’ ın bir de Sadettin Kaynak ile Sadi Işılay’ ı barıştırma hikâyesi var. Bu iki ünlü bestekârımızın arasında film müzikleri yüzünden büyük bir rekabet yaşanır ve sonunda iş birbirine küsme noktasına kadar gelir. Aylarca konuşmazlar, görüşmezler, ama aslında her ikisi de bundan dolayı mutsuzdur.

Tülûn hanım, bir gün annesini de yanına alarak Sadi Bey’ in evine gider ve onu Sadettin Kaynak ile barıştırmak istediğini söyler. Sadi Işılay bu teklife memnuniyetle evet der. Üçü beraber Kaynak’ ın evine giderler ve böylece birbirine küskün olan bu iki bestekârımız bu vesile ile barışmış olurlar.

Siz de yorumunuzu paylaşın: