NÂ ÜMİDİ AŞKA DOKTOR VAR MI TIBBIN ÇARESİ

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Selânikli Ahmet Efendi’ nin aksak usuldeki kürdîlihicâzkar eseri “Tir-i nigehin açtı ciğergâhıma yâre” tam bir fasıl şarkısıdır.

Ben bu şarkıyı seneler önce Lâleli’ de apartman komşumuz Sıddık Özyapar’ ın evinde Kemal Gürses’ in fasıl plâklarından dinlemiştim.

Erzurumlu Sıddık Amca musikiye çok meraklı idi, keman çalardı.

“Uzayıp giden o tren yolları” isimli meşhur saba şarkının bestekârı kemanî Naci Tektel’ den ders aldığını söylerdi ama kemanı doğru dürüst çalamazdı.

Çok iyi bir insandı, onu çok severdim. Birkaç sene evvel Hakkın rahmetine kavuştu.

**

Böyle içinde tabip, hekim, doktor kelimelerinin geçtiği pek çok şarkı vardır.

Hemen aklıma gelenler:

Muzaffer İlkar’ ın güftesi Şayeste Hanıma ait olan meşhur hüzzam şarkısı:

Kalbime koy başını doktor, nabzımı bırak
Gülen gözüme değil, ağlayan gönlüme bak
Bir an yaşa ruhumda, gör çaresi ne uzak
Gülen gözüme değil, ağlayan gönlüme bak

Kalbime koy başını doktor son kitabımın da adıdır.

Şekerci Cemil Bey’ in uşşak eseri:
Na-ümidi aşka doktor var mı tıbbın çaresi
Neyle râm eyler uşşakın dili âvaresi
Hançeremden çek cehennem taşını beyhudedir
Hançeri ebrui dildârın ciğerde yâresi

Selahattin İnal’ ın hicaz şarkısı ki şiir Emrah’ ındır:
El çek tabip el çek yaram üstünden
Sen benim derdime deva bilmezsin
Lokman hekim gelse bulunmaz çare
Yaram yürektedir sarabilmezsin

Şerif İçli’ nin güftesi Dr. Rahmi Duman’ a ait olan hüzzam şarkısı:
 Türlü derde ben deva buldum elimle çok zaman
Kimse bilme bir tabibe ben de muhtacım bugün
Anlatılmaz, anlaşılmaz hal hazin mevsim hazan
Nevcivan masum melekten bir peri tacım bugün

Bir türkü de benden olsun; hem de memleketim Kayseri’ den:

Bir elinde bağlama, kömür gözlüm ağlama
Ben buralı değilim, bana gönül bağlama…

Doktor civanım, ah neler istiyor canım
Ne istersen alayım, doktor senin olayım…

Bir elinde sazı, çalar bazı bazı
Sen ananı kandır, babam dünden razı…

Doktor civanım, ah neler istiyor canım
Ne istersen alayım, doktor senin olayım…

Az daha saba makamındaki herkesin bildiği İstanbul türküsünü unutuyorduk; neyse ki son anda aklıma geldi:

Mendilimin yeşil, ben kaybettim eşimi
Al bu mendil sende durdun, sil gözünün yaşını

Aman doktor, canım kuzum doktor, derdime bir çare
Çaresiz dertlere düşüm aman bana bir çare

Mendilim benek benek, ortası çarkıfelek
Yazı beraber geçirdik, kışın ayırdı felek

Aman doktor, canım kuzum doktor, derdime bir çare
Çaresiz dertlere düşüm aman bana bir çare

**

Ciğergâhın mediasten manasına geldiğini Hocamın yazısından öğrendim.

Bu tabiri aslında “ciğergâhlık” şeklinde rahmetli dedemden çok sık duyardım.

Dedem, acınacak, zavallı durumda olanları târif için “ciğergâhlık” derdi hep.

**

Ben de bu vesile ile Hatemi Hocama bir soru yöneltmek istiyorum; bakalım bilecek mi?

Hocam, musikimizde hangi şarkı “lingula” yı tarif eder?

Okuyucular için not:

Lingula, sol akciğerde kalple komşu, kalbin hemen üzerinde olan üst lobun bir bölümünün adıdır.

Ek:

Hocam,

O şarkı Nasibin Mehmet Yürü’ nün senginsemai usulündeki hüzzam şarkısıdır.

Hüzzam fasıllarının “olmazsa olmazı” dır. Bugüne kadar bu şarkı olmadan bir hüzzam faslı yapıldı mı bilemiyorum.

Açmam açamam söyleyemem çünkü derinde
Bir yâresi var ki kanıyor kâlb üzerinde
Billâh bu acı durduracak kalbi yerinde
Bir yâresi var ki kanıyor kâlb üzerinde

Bu şarkının edebî yorumunu elbette ancak siz yapabilirsiniz.

Benim tıbbi yorumum şöyle:

Kanayan yârenin tam da kâlb üzerinde olduğu ifade edildiğine göre orası anatomik olarak ‘lingula’ dan başka bir yer olamaz.

Kanamaya sebep olan hastalığın da ‘zafiyet’ veya o dönemdeki tabiriyle ‘fitizi pulmoner’ veya onun ihtilâtı ‘bronşektazi’ olması kesin gibidir.

Akciğer kanserini de tefriki teşhis listesine almak doğru olur.

Lingula tüberküloz için mutat bir yerleşim yeri değildir; dolayısıyla bir ‘atipik lokalizasyon’ söz konusudur.

Atipik lokalizasyon ise en çok bağışıklığın baskılanmış olduğu durumlarda mesela diyabet, kronik böbrek yetersizliği gibi hastalıklarda görülür.

KAYNAK:

http://notaarsivleri.com/huzzam/54.png

Yazı için 4 yorum yapılmış:

  1. Hüsrev Hatemi dedi ki:

    Bağışla gurban.Bilemiyecağam.Hele Lingula nedi?Erzurumlulardan özür dilerim.Erzurumca konuşmağa çalıştım.Özyapar ailesi ile Tıp 1 ve 2.ci sınıta iken ben de komşu olmuştum.Vefatını sizden öğrendim.Allah’tan rahmet dilerim.

  2. Hüsrev Hatemi dedi ki:

    Güfte kimindir bilmiyorum.Lise yıllarımda,dilime takılmıştı.Sınıf arkadaşım Sadık bana katılarak teneffüslerde mırıldanır,başka bir sınıf arkadaşımız Koral de onu taklit eder ve Sadık’ı kızdırırdı.Benim hâlâ sevmeye devam ettiğim şarkılardandır.Nasibin Mehmet Bey’in nasibi,Tanrı’nın rahmeti olsun.Ona bu lakabın verilmesine sebep olan ablası Hanende Nasip Hanım’a da rahmet dilerim.

  3. Hüsrev Hatemi dedi ki:

    “Açmam açamam “güftesinin şairi tarihçi Ahmet Refik Altınay imiş.Osman Nihat Akın,onun vakitsiz ölümünde”Yine bu yıl Ada sensiz içime hiç sinmedi”şarkısını bestelemiştir.Şimdi de AdaiOsman Nihat’sız benim içime sinmiyor.

  4. bakkal dedi ki:

    yüzyıllardan beri, ne bu aşk derdine çaresiz hekim edebiyatı bilmem.
    sanki diğer dertlere çaremi ki ayrıca.

Siz de yorumunuzu paylaşın: