KOVİD ÖLÜMLERİNİ AZALTMANIN SIRRI İNSÜLİN DİRENCİNDEDİR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Dikkat: Yazının sonunda ek var!

***

Yeni bir araştırmada daha diyabet ilaçlarından metforminin KOVİD’ de ağır hastalık ve ölüm riskini azaltabileceği gösterildi.

Diyabetlilerde ağır KOVİD ve ölüm riskinin yüksek olduğu çok iyi bilinmekle beraber bu ilacı kullananlarda ölüm riskinin azalıyor olması üzerinde dikkatle düşünülmeye değerdir.

American Journal of Tropical Medicine and Hygiene’ de yayınlanan araştırma Çin’ de KOVİD sebebiyle hastaneye yatırılmış olan 283 diyabetik hasta üzerinde retrospektif olarak gerçekleştirildi (1).

104 hasta metformin kullanırken, başlangıçta KOVİD’ in ağırlığı, oksijen ihtiyaçları, yaşları ve altta yatan kronik hastalıkları benzer olan 179 hasta ise bu ilacı almıyordu.

Metformin kullanan grubun kan şekeri kontrolü hastaneye başvurduklarında diğer gruptan biraz daha kötü olmakla beraber hastanede kaldıkları sürede kan şeker seviyeleri birbirine yakın seyretti.

İki grup arasında hastanede yatma süreleri bakımından bir farklılık bulunmadı ama ölüm oranı metformin kullananlarda yüzde 2.9, kullanmayanlarda ise yüzde 12.3 bulundu.

Bu, “metforminin ölüm ihtimalini 4 mislinden fazla azalttığı” manasına geliyor.

Metformin, insülin aktivitesini artırarak ve karaciğerde glukoz üretimini azaltarak etki gösterir. Bu sebeplerle iyi tolere edilir ve genellikle de hipoglisemiye sebep olmaz.

Birçok doktor metformin tedavisini kesiyor

KOVİD teşhisiyle hastaneye yatırılan diyabetik hastalarda dehidratasyon (vücudun susuz kalması) veya böbrek fonksiyonlarında azalma olduğu için ve metformin de ketoasidoz adı verilen tehlikeli bir klinik tabloya katkıda bulunabileceği için bazı doktorlar bu ilacı keserler.

Ketoasidoz, yeteri kadar insülin bulunmadığında vücudun enerji ihtiyacı için şeker yerine yağları yakması sonucu kanda keton cisimlerin artmasıyla karakterize bir klinik tablodur.

Metforminin bir başka sakıncası da KOVİD teşhisi için yapılan radyolojik tetkiklerde kontrast madde ile beraber böbrek yetersizliği riskini artırabilmesidir.

Metformin ölüm riskini nasıl azaltabilir?

Diyabetli hastalardan kan şekeri seviyeleri yüksek seyredenlerin enfeksiyonlarda daha ciddi komplikasyonlara maruz kaldıkları mâlûmdur.

Ağır KOVİD hastalarında sitokin fırtınası adı verilen bir tablo gelişir ve bu da kanda sitokin adı verilen ve enflamasyonu şiddetlendiren proteinlerin artışıyla birliktedir.

Metforminin, sitokin fırtınasını baskılayarak etki gösterdiği düşünülmektedir.

BİR: Metformin, immun fonksiyonları düzeltir ve M2 makrofaj ile düzenleyici ve CD8 hafıza T hücrelerini uyararak enflamasyonu baskılar (2).

İKİ: Enflamasyonda rolü olan sitokin ve kemokinlerin kodlayan genlerin aktivitesini azaltır (3).

ÜÇ: Mikrobiyota üzerine de müspet tesirleri vardır ve bu vasıtayla da enflamasyonun azalmasında rol oynar (4).

DÖRT: Metformin, enflamasyonun kontrolü, mikropların öldürülmesi, hazır ve öğrenilmiş bağışıklığın aktive olmasında rolü olan autofajiyi teşvik eder (5).

BEŞ: Metforminin glukoz metabolizmasını artırmak için AMPK isimli bir enzimi aktive etmesi de etkili olabilir çünkü bu durumda koronavirüslerin hücreye girmelerini sağlayan ACE-2 reseptör aktivitesi de azalır (6).

Daha önce yapılan araştırmalarda da metformin kullanan diyabetli hastalarda astım atakları, KOAH, pnömoni ve tüberküloz risklerinin azalabileceği ortaya çıkmıştı.

Metformin kullananan hastalarda iki sene içindeki ölüm riskinin kullanmayanlara göre yüzde 54 az olduğu bildirilmişti (7).

Metformin kullanan diyabetlilerde pnömoni sebebiyle hastaneye yatırılan hastalarda ölüm riskinin ilk bir ay için kullanmayanlara nazaran yüzde 20 az olduğu da biliniyor (8).

6.256 kişi üzerinde yapılan bir araştırmada da metformin kullanan “kadınlarda” KOVİD’ den ölüm riskinin yüzde 21 düşük olduğu bildirilmişti (9).

Gelelim neticeye

BİR: Randomize kontrollü olamayan araştırmalardan bir sebep-sonuç münasebeti çıkarmak mümkün değildir, dikkate alınmayan, hesaba katılmayan başka faktörlerin de etkisi olabilir. Metforminin KOVİD’ deki etkisinin geniş kapsamlı randomize kontrollü araştırmalarla ortaya konması gerekir.

İKİ: Bu araştırma da KOVİD’ den ölümlerin azaltılmasında insülin direncinin azaltılmasının ne kadar önemli olabileceğini gözler önüne sermektedir.

ÜÇ: İnsülin direnci hayat tarzındaki yanlışların neticesidir ve başlıca sebebi de beslenme hataları (özellikle de şeker ve aşırı işlenmiş gıdalar) ve hareketsizliktir. Bunların düzeltilmesiyle insülin direnci yenilebilir ama bu KOVİD salgınında hayat tarzındaki düzenlemeler yanında metformin tedavisi de çok işe yarayabilir.

DÖRT: Koronavirüs bulaşması engellemek için elbette maske + mesafe + musluk + moral tedbirlerine sıkı sıkıya uyulmalıdır ama tüm tedbirlere rağmen virüs bulaştığında KOVİD’ i hafif atlatmak için beslenme ve insülin direncinin çok önemli olduğunu da unutmayalım.

BEŞ: Modern tıbbı, tüm kronik enflamatuar hastalıkların altında yatan temel mekanizma insülin direncinin KOVİD ölümlerinin önlemesinde de çok önemli bir etken olduğunu bir an evvel idrâk etmeye ve “insülin direncine karşı çok daha hassas” olmaya davet ediyorum.

ALTI: Açlık insülin seviyesi 5’ in altında olmalıdır!

Kaynaklar:

1.   https://www.ajtmh.org/content/journals/10.4269/ajtmh.20-0375 

2.   https://www.ingentaconnect.com/contentone/ben/cdt/2018/00000019/00000008/art00012  

3.   https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1002/cbf.3367  

4.   https://aidsrestherapy.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12981-020-00267-2  

5.  https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S1472979218305043  

6.  https://www.hindawi.com/journals/omcl/2016/6978625/

7. https://respiratory-research.biomedcentral.com/articles/10.1186/s12931-019-1035-9 8

8. https://erj.ersjournals.com/content/52/suppl_62/PA2639 

9. https://www.medrxiv.org/content/10.1101/2020.06.19.20135095v2

***

EK 1 (21.8.2020) İngiltere’de yapılan ve Diabetes Care’ de yayınlanan araştırmada, yeni tip koronavirüs salgınının en yoğun olduğu dönemde tip 1 diyabet teşhisi konan çocukların sayısının geçen yıla kıyasla neredeyse iki kat arttığı tespit edildi. Kaynak: https://www.organikgidahaber.com/salgin-doneminde-cocuklarda-tip-1-diyabet-vakalari-artti

***

EK 2 (14.10.2020): KOVİD’ de “rafine karbonhidrat kısıtlaması” enflamasyonu ve pıhtılaşmayı azaltarak hayat kurtarır. Bu sayede hiperinsülinemi, hiperglisemi ve hipertansiyon azalır. Bu hastalara dekstrozlu serumlar sınırlı miktarda verilmelidir. Magnezyum, vitamin D ve çinko eksiklikleri tamamlanmalıdır. Kaynak: https://openheart.bmj.com/content/7/2/e001356

***

EK 3 (18.5.2021): KOVİD belirtileri, hastalığı hafif atlatanlarda bile 9 ay devam etti. Obezite, semptomlardan kurtulma süresinin en önemli belirleyicisiydi. Bakalım kafasını kuma gömmüş bilim insanları obezite ve insülin direncinin önemini ne zaman anlayacak? Kaynak: https://www.medrxiv.org/content/10.1101/2021.05.05.21256710v1

***

EK 4 (9.10.2021): SARS-CoV-2 might lead to new-onset diabetes or aggravation of pre-existing metabolic disorders. In this Review, we provide an update on the mechanisms of how metabolic and endocrine disorders might predispose patients to develop severe COVID-19. Additionally, we update the practical recommendations and management of patients with COVID-19 and post-pandemic. Furthermore, we summarise new treatment options for patients with both COVID-19 and diabetes, and highlight current challenges in clinical management. Kaynak: https://www.thelancet.com/journals/landia/article/PIIS2213-8587(21)00244-8/fulltext

***

Yazı için 3 yorum yapılmış:

  1. Fuzûlî dedi ki:

    Yine dökdürmüşsünüz Hoca Ahmed Rasim…
    Hz. Peygamber’in ‘müslüman hasta olmaz’ hadîsini hatırlamamak mümkün mü?
    Müslüman az yer, hareket eder, yanlış iş yapmaz!

  2. sedat kaptaner dedi ki:

    sevgili hocam açlık insülin hormonunu düşürmek için bütün tavsiyelerinizide dinlediğim halde bir türlü 14 altına düşüremedim.yıllardır endokrin uzmanlarına gittim her türlü şeker ilacını denedim.glukofen glukophage matofin vb.beslenmeme çok dikkat etmeme rağmen,hamur şeker hazır gıda yemememe rağmen,neredeyse ölüm orucuna denk gelecek şekilde beslenmeme rağmen,her gün dediğiniz gibi tempolu yürüyüş yapmama rağmen,zeytinyağlı yemekler ve sebzeler ile beslenmeme rağmen olmuyor hocam yemin ederim size olmuyor…yalnız benim fizyolojim herhalde farklı hocam.açlık glikoz 90-95 arası trigliserid 170 kolestrol 220 homosistein 7-8 arası hemoglobin a1 c 5,5 olmasına rağmen insülin bir türlü düşmüyor.herhalde literatüre uymuyorum.hocam ben 60 yaşında kamudan emekli biriyim.Yalvarırım bir iki kelam edin efendim.son yazınızı okuyunca hepten tedirgin oldum.sevgiler saygılar…

  3. Vildan dedi ki:

    Sevgili Ahmet Hocam, adam gibi besleniyoruz ve sayenizde sağlıklı yaşıyoruz teşekkürler efendim.

Siz de yorumunuzu paylaşın: