WHO: AŞILARIN KOVİD-19’A KARŞI KORUDUĞUNU GÖSTEREN KANITIMIZ YOK

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Dikkat: Yazının sonunda ek var!

***

Bu salgın vesilesiyle tüm dünya tıbbın nasıl ticaret ve siyasete bulanmış olduğunu hiçbir şüpheye mahal kalmayacak şekilde gördü. 

İnsanlardan siyaset ve ticaretin yönlendirdiği tıbba güvenmeleri beklenebilir mi?

Bir defa yerle yeksan olan güven bugünden yarına tekrar tesis edilebilir mi?

***

İndependent Türkçe’ de Benan Kepsutlu‘ nun “Dünya Sağlık Örgütü’nden yeni açıklama: Aşıların Kovid-19’a karşı koruduğunu gösteren kanıtımız yokbaşlıklı yazısı:

Aşıların Kovid-19’a karşı koruduğunu gösteren kanıtımız yok.”

“Aşının yan etkisinin olup olmadığını bilmiyoruz.”

“En yüksek risktekiler aşılanmalı.”

“Birleşik Krallık’taki ve Güney Afrika’daki durum, virüsün iki farklı mutasyona uğramış hali.”

Bu cümleler Dünya Sağlık Örgütü Sözcüsü Tarik Jasarevic ile yaptığım röportajdan. 

Pandeminin son bulmasına umut olan, seneye bu günlerde normalleşiriz dedirten, dört gözle beklediğimiz, vurulmak için kampanyalar yapılan “Kovid-19 aşı”sına dair birinci ağızdan yapılan bu açıklama, röportaj esnasında moralimi alt üst etti desem yeridir. 

Pandeminin ilk çıktığı dönemde Jasarevic’le, yine Independent Türkçe için bir röportaj yapmıştım. O zaman Skype üzerinden görüntülü gerçekleştirdiğim röportajda, yorgun; ama alınacak tedbirlerin sonuçlarına dair çok daha umutluydu Dünya Sağlık Örgütü sözcüsü.

Bu defa röportajı yazılı yapmayı tercih etti. İfadeleri daha net, uyarıları da daha “keskin”di. 

Çünkü bu defa sadece virüsün doğurabileceği etkilere ilişkin değil, aşıya dair belirsizlikler hakkında da diken üstündeler anladığım. 

Ucu görünemeyen bir girdap misali yani…

Özellikle Türkiye’nin çalışmalarını nasıl değerlendirdiklerine dair sorduğum soruyu yanıtlamaktan kaçınsa da, dünyadaki duruma dair son derece önemli ve detaylı bilgiler paylaştı Jasarevic.

İşte Dünya Sağlık Örgütü Sözcüsü Tarik Jasarevic’le yaptığım özel röportajın, dolayısıyla Dünya Sağlık Örgütü’ nün yaptığı “yeni açıklamanın” detayları: 

–  Kovid-19 için pek çok aşı çalışması var. Bunlardan hangisinin daha güvenilir olduğunu nasıl anlayacağız?

Bizler mümkün olan en kısa sürede, temel verimlilik ilkelerinden ve güvenilirlik tanımından taviz vermeden hazırlanan, çeşitli sayıda etkili aşı çalışması görmek istiyoruz. Mümkün olan en iyi aşıları, mümkün olan en kısa sürede elde etmek için dayanışma içinde çalışmalı, bu güvenli ve etkili ürünleri dünyanın her yerinden olabildiğince çok insana etik ve adil bir şekilde sunmalıyız. 

Dünya Sağlık Örgütü, küresel normların ve standartların geliştirilmesini ve aşılar da dahil olmak üzere biyolojik ürünlerin kalitesini, güvenliğini ve bağışıklık sistemine uygunluğunu değerlendirmek için ulusal makamlara yakın bir şekilde çalışıyor. 

– Aşı, mutasyona uğrayan Kovid-19 için etkili olacak mı?

Dünya Sağlık Örgütü olarak bu değişimin virüsün davranışını nasıl etkileyeceğini anlamak, daha ciddi bir hastalığa neden olup olmayacağını görmek için de Birleşik Krallık ve Güney Afrika’ daki sağlık yetkilileriyle yakın temas halindeyiz. Mutasyona uğrayan Kovid-19’un, aşılar üzerinde etkili olup olmayacağı çalışmaları da devam ediyor. 

– Peki aşının yan etkisi olup olmayacağını ne zaman anlayacağız? 

Şu ana kadar aşıların hastalık gelişimine karşı etkili olduğu gösterildi, ancak kişinin enfekte olmasını engelleyip engellemeyeceğini bilmiyoruz. 

Bu aşıların enfeksiyona karşı koruduğunu gösteren kanıtımız yok. Bu nedenle aşı olan herkesin, toplumun genelini korumaya ve toplumsal bağışıklığın kazanılmasını sağlayana kadar gerekli önlemleri almaya devam etmesi, fiziksel mesafe kuralına uyması, maske kullanması, ellerini temizlemesi ve kalabalık yerlerden kaçınması gerçekten önemli. 

Şu anda 220’den fazla aşı, geliştirilme aşamasında. Bunlardan 61 aday aşı (16’sı Faz 3 denemeleri dahil) insan denemesindedir. Aday aşılar çeşitli tiplerde olabilir; canlı zayıflatılmış virüs kullanan virüs aşıları, viral vektör aşıları, protein bazlı aşılar ve tamamen yeni platformlar olan nükleik asit veya RNA ve DNA aşıları. 

Birçok aşı üreticisi ve geliştiriciler, protokollerini yayımladılar. Böylelikle aşıya dair her adımı bilebilirsiniz. Bu şeffaflık ve paylaşım, bilim adamları, düzenleyici kurumlar ve Dünya Sağlık Örgütü için aşıları değerlendirip karşılaştırabilmek adına çok önemlidir. Aynı zamanda nüfus içerisinde güven sağlamaya yardımcı olur. 

İlgili düzenleyici kurum tarafından acil kullanıma izin verildikten sonra bile her aşı için etkililik ve güvenlik verilerini toplamaya devam etmemiz gerekir. Ayrıca aşının ne kadar süre virüsten koruduğunu, yaşlılar gibi farklı sınıflar üzerinde ne kadar etkili olduğunu görmemiz gerekiyor. 

Güvenlik için, aşı yaptıranlar arasında herhangi bir yan etki olup olmadığını daha fazla takip etmemiz gerekiyor.

– Çin’deki Kovid-19 durumuyla ilgili herhangi bir haber ya da bilgi alamıyoruz. Çin’in virüsle mücadelesindeki son durum ne?

Batı Pasifik bölgesinde birçok ülke, toplumlarında salgınları kontrol altına almak ve büyük ölçekli yayılımı önlemek için çalıştı. Her ülke, buna Çin de dahil, kendi benzersiz deneyimlerini, sistemlerini ve kaynaklarını yansıtan yanıtlar ve çözümler uygularken, nüfuslarını eğitmek, hastalığın nasıl bulaştığına ilişkin çalışmaları genişletmek, tespit edilen vakaları bularak izole etmek ve tedavi etmek, tespit edilen vakaların izini sürmek, onların temasta olduğu kişileri izole etmek için tüm hükümet müdahalelerini uyguluyor. 

– Mutasyona uğrayan virüsle, ilk Kovid-19 tespiti arasındaki temel farklılıklar neler?

Hem İngiltere hem de Güney Afrika, kendi ülkelerinde tespit edilen mutasyona uğramış virüsün daha kolay yayılabileceğini açıkladı, ancak araştırmalar devam ediyor. 

Dünya Sağlık Örgütü, bu konu hakkında bilim insanları ile birlikte çalışıyor ve virüsteki bu değişikliğin Kovid-19’un davranışlarını nasıl etkilediğini anlamak için İngiltere ve Güney Afrika’daki sağlık yetkilileriyle yakın temas halinde.

Ayrıca mutasyona uğrayan virüsün ne gibi zararlar vereceği ya da aşıya etki edip etmeyeceği üzerinde de çalışmalarımız devam ediyor. 

Her iki mutasyonun bir ortak değişikliği (501Y) varken, Güney Afrika ve Birleşik Krallık’tan bildirilen virüs mutasyonları farklıdır ve dizi analizi, bunların ayrı ayrı ortaya çıktığını göstermiştir. 

Birleşik Krallık, mutasyona uğrayan virüsün daha kolay bulaştığını açıkladı; ancak şu ana kadar ciddi bir hastalığa yol açması ya da aşılar üzerinde etkisi olması gibi bir gösterge yok. 

– Kovid-19’la mücadele konusunda en disiplinli yöntem ne? 

Salgını sona erdirmenin en hızlı yolu, aynı anda eş zamanlı olarak her yerde virüsün bulaşmasını engellemek. Bu da her ülkede virüse karşı alınabilecek önlemlerle birlikte, en yüksek riskte olanları aşılamaktan geçiyor.

Kaynak: Dünya Sağlık Örgütü’nden yeni açıklama: Aşıların Kovid-19’a karşı koruduğunu gösteren kanıtımız yok | Independent Türkçe (indyturk.com)

***

Sürü bağışıklığı için istenen oran da yüzde 70′ den yüzde 90’a çıkarıldı.

ABD Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Anthony Fauci, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşıları ve bağışıklık sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

New York Times gazetesine konuşan Fauci, daha önce sürü bağışıklığı için yüzde 70-75 aralığından bahsettiğini ancak hastalık ne kadar bulaşıcıysa aşılanma oranının da o kadar yüksek olması gerektiğini söyledi. 

Sürü bağışıklığı için gereken aşılanma oranı tahminlerini yüzde 70 aralığında yaptıklarını söyleyen Fauci, “Gerçek rakamı tam olarak bilmiyoruz ama yüzde 70 ila 90 arasında olduğunu düşünüyorum.” dedi. 

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin (CDC) verilerine göre ülkede şimdiye kadar 1 milyondan fazla kişi Kovid-19 aşısının ilk dozunu yaptırtırdı. 
Trump yönetimi ise yıl sonuna kadar 20 milyon Amerikalıya aşının ilk dozunun yapılmasını hedefliyordu. 

Worldometers’a göre, ABD’De 19 milyondan fazla kişi Kovid-19’a yakalanırken 336 binin üzerinde kişi de virüs yüzünden hayatını kaybetti. 

Kaynak: ABD’li Dr. Fauci: Kovid-19’a karşı sürü bağışıklığı için nüfusun yüzde 90’ının aşılanması gerek | Independent Türkçe (indyturk.com)

***

EK 1 (30.12.2021): Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nde FDA onaylı bir COVID-19 aşısı bulunmadığı kesinlikle doğrudur ve Pfizer’in yakın zamanda bir aşıyı kullanıma sunma planı yoktur. Doğrulayıcıları, Big Pharma’yı ve federalleri kontrol ettim ve ne bulduğuma inanamadım.

Yazı için 5 yorum yapılmış:

  1. Fuzûlî dedi ki:

    Dereyi geçerken at niye değişdirilir?

    Toplum bağışıklığı tarifi nedir?

    https://www.medimagazin.com.tr/guncel/koronavirus/tr-dso-suru-bagisikligi-tanimini-degistirerek-yaygin-asilamayi-zorunlu-hale-getiriyor-11-686-93093.html

    Biz bundan ne anlamalıyız?

  2. CANAN KARATAY dedi ki:

    GRİP, İNFLUENZA A VE B VİRÜSLERİNE KARŞI İNSANLIK TARİHİ BOYUNCA TOPLUMSAL BAĞIŞIKLIK GELİŞMEMİŞTİR VE DE GELİŞMEZ.

    BÜYÜKLERE MASALLARDIR TÜMÜ.

  3. Mustafa dedi ki:

    Çin ya da Alman değil de Plasebo Aşıya denk gelinirse şans mıdır yoksa talihsizlik midir?

  4. Mustafa dedi ki:

    Aşı olmak istemeyenleri bilimsel açıklamalarla ikna etmek yerine böyle hitap etmek niye? Prof.A.Verimli, Prof.B.Sönmez

  5. Burak dedi ki:

    Grip/Korona virüsleri milyonlarca yıldır var olmaya devam ettiğine göre belki de varlık amaçları canlıların bağışıklık sistemini zaman zaman biraz meşgul ederek daha büyük hastalıklara karşı her zaman zinde tutmaktır. Eğer sık grip oluyorsanız belki de acilen beslenme ve yaşam şeklinizi değiştirmeniz gerekiyordur. Aptal yerine konarak bana aşı dayatılmasını kabul etmiyorum. Yeni normal gibi oldubittici tabirleri kabul etmiyorum. HES kodu gibi uygulamalar tüylerimi diken diken ediyor ve tüm bu saçmalıklara doktorların olup biteni sorgulamayıp sessiz sessiz oturması yüzünden katlanmak zorunda kaldığımıza inanıyorum.

Siz de yorumunuzu paylaşın: