YABANCI HEKİM GELSİN Mİ GELMESİN Mİ?

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
habertürk

Habertürk gazetesinde Gülin Yldırımkaya’ nın yazısı:

SAĞLIK Bakanlığı tarafından hazırlanan kararname taslağı yaşama geçerse, kamuda yabancı doktora kapı açılırken, özel sektörden bürokrat transferi de yapılabilecek. İhtiyaca ve işin özelliğine göre açıktan yabancı uzman çalıştırılabilecek ve bunlar için vatandaşlık şartı aranmayacak. Yabancı uzmanların çalıştırılmasına dair usul ve esaslar bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirtilecek. Yabancı uzman sayısı, toplam uzman sayısının yüzde 5’ini aşamayacak. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, yaptığı açıklamalarda yabancı doktorların gelişine izin verileceğini ifade ederken, “Yurtdışından Türk vatandaşı olmayan doktorların Türkiye’de çalışabilmesinin yolunu açacağız. Bu konuda süren tartışmalar sunidir.

Birilerinin menfaatlerine halel geldiği için bu tartışmalar var. Zaten çok fazla doktor gelmez. Dünyada da çok fazla doktor açığı var. Önemli olan Türkiye’de okuyan yabancı uyruklu öğrencilerin Türkiye’de kalmasını sağlamak. Yaklaşık 3 bine yakın böyle öğrenci var. Biz, ilk etapta bunu hedefliyoruz” dedi. Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in “Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı doktorların henüz istihdam sorunu çözülmemişken yabancı uyruklu doktorların Türkiye’de çalışmasını olanaklı kılmanın yerinde olmayacağı değerlendirilmektedir” diyerek veto ettiği yasa, konunun uzmanlarıyla bugünün polemiğinde…

‘Türkiye şifa üssü olur müthiş bir fırsat’

Universal Hast. Grup CEO’su Dr. Mahir TURAN

TÜRKİYE’de yaklaşık 65.000’i uzman, 40.000’i pratisyen ve 20.000’i asistan olmak üzere toplam 125.000 doktor var. Bu sayı 5 yıl önce 100.000’di, nitekim tıp fakültelerimiz her yıl 5.000 mezun veriyor. İhtiyacın 200.000’lerde olduğunu düşünürsek, mevcut düzende yeni mezunlarla ihtiyacın tamamlanamayacağı açık. Dolayısıyla gerekçe ihtiyaca ve rakamlara dayanıyor, milliyetçilik boyutundan yaklaşılmasını doğru bulmuyorum. Bilakis, esas milliyetçi bakışla desteklemek gerektiğini düşünüyorum çünkü, bu doktorlar milletimize hizmet edecek.

Bugün Amerika’da hatırı sayılır oranda İngiliz, Türk, Hintli, İranlı, Arap ve Uzakdoğulu, doktor çalışıyor. Bunların bir bölümünün altında beyin transferi mantığı var, bir bölümünün altında da ihtiyacın karşılanması mantığı var. Ama kriterler son derece kesin ve net belirlenmiş, hangi vasıflara veya sertifikasyonlara sahip doktorların çalışabileceği tanımlanmış. Bu kuralların delinmesi veya esnetilmesi mümkün değil. Konunun bir de başka bir boyutu var, ki asıl orayı göz ardı etmemek lazım.

Türkiye, içinde bulunduğu bölgenin sağlık üssü olma yolunda ilerliyor. Bölge ülkelerinden her geçen gün daha fazla sayıda hasta tedavi için Türkiye’ye geliyor. Artık çeşitli ülkelerden hastaların doldurduğu uçaklar kalkar hale gelmek üzere. Bu eşsiz bir fırsat. Türkiye’yi tıpkı 10. yüzyılın Bağdat’ı gibi bir şifa üssüne getirebilecek bir fırsat. Tatil turizminden kat kat büyük getirileri olan bir fırsat. Fazla değil, 5-7 sene sonra ülkede Rusça ve Arapça konuşan sağlık kadroları kaçınılmaz olacak. İşin bu boyutu yurtiçindeki ihtiyaçla birleştiğinde, ithal doktoru yakın vadede akılcı ve kaçınılmaz buluyorum.

‘Yabancı futbolcu var da yabancı hekim neden olmasın?’

Göğüs Hast. Uzm. Prof. Dr. Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA

VATANDAŞ “Evet, mutlaka gelsin” diyor: “Çünkü yaşadığım yörede doktor yok veya sayısı az. Hastamızı zor şartlarda başka şehirlere götürmek zorunda kalıyoruz. Buna hem maddi gücümüz yetmiyor, hem de acil durumlarda geç kalmış oluyoruz. Kendi şehrimizde hastaneye yatmak, ameliyat olmak bizim de hakkımız değil mi?” Sayın vatandaş çok haklı! Türkiye’de kaçak çalışan yabancı uyruklu doktor ‘Evet gelsin’ diyor: “Çünkü biz zaten çalışıyoruz, ama rahat değiliz. Kanun çıksın, biz de huzur içinde görevimizi yapalım, daha yararlı olalım.’’ Sayın kaçak doktor çok haklı! Türkiye’de tıp fakültesinde okuyan yabancı uyruklu tıp fakültesi öğrencisi ‘Evet gelsin’ diyor: “Çünkü ben tıp fakültesini bitirdikten sonra Türkiye’de kalmak ve burada çalışmak istiyorum. Türkçe’yi çok güzel öğrendim. Ülkenizi de Türk kız arkadaşımı da çok seviyorum.’’ Sayın eniştemiz çok haklı! Türkiye’deki yabancı sağlık yatırımcısı ‘Evet gelsin’ diyor: “Çünkü sağlık çok kârlı bir sektör. Olay kaplıca turizmi boyutlarını çoktan aştı.

Türkiye’nin sağlıkta dünyaya hizmet satması için de yabancı hekim olmazsa olmaz.” “Sayın yabancı yatırımcı çok haklı! Her işimize nane olan Avrupa Birliği ‘Evet gelsin’ diyor: “AB’ye girmek istiyorsanız, kapılarınızı yabancı hekimlere açmak zorundasınız. Şu kadar bin kişiye bu kadar hekim düşmeli. Yoksa sizi almayız ha.”

Sayın AB çok haklı! Küreselleşen bu dünyada ülkemizde yabancı futbolcu var, yabancı genel müdür var, yabancı fahişe var da yabancı doktor neden olmasın? Buna hayır demek çok tuhaf bir şey. Ama bunun birtakım kriterleri olması lazım. Nasıl ülkemize gelen yabancı futbolcuların çoğunun faydadan çok zararı dokundu ise, hekimler için de bazı kriterler baz alınmazsa yararı olmaz. Bu hekimler, Türk hekimlerine uygulanan TUS benzeri bir sınavdan mutlaka yeterli puan almalılar ve mutlaka TOEFL benzeri, onun Türkçe muadili bir sınavdan da başarılı olmaları şart koşulmalı. Türkçe’yi, vatandaşın derdini dinleyecek, anlayacak, soru soracak kadar konuşmayı, yazmayı bilmesi lazım.

‘Yabancı doktor getiremezler kanuna aykırı’

Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder KAHVECİ

BU yabancı doktor çalıştırılabilir anlamına gelmez, en azından gelmemesi gerekir. Çünkü 1219 sayılı bir kanun var, bu kanun tabiplerin mesleklerini icrasına dair bir kanundur. O kanunda Türkiye’de hekimlik mesleğini icra edebilmeniz için TC vatandaşı olmanız gerekiyor, bu kanunda da değişikliğe ihtiyaç var. O kanundaki hüküm değişmediği sürece yabancı doktoru Türkiye’ye getirmek mümkün değil. Bizce bu doğru bir uygulama değil, Türkiye’nin hekim ihtiyacını yabancı hekimle karşılamak mümkün değil.

Sayın Bakan “Türkçe bilen hekimleri getireceğiz’’ diyor, dünya üzerinde Türkçe bilen kaç tane hekim var, nereden bulup getireceksiniz? Bakan aynı zamanda, “Türkiye’de tıp okuyan yabancı öğrencileri burada tutacağız ve yabancı hekim kadrosunu onlardan oluşturacağız’’ dedi ama o öğrencilerin sayısı net olmamakla birlikte 3 bin civarında. Bu yabancı öğrencilerin büyük bir kısmı da burslu okuyor. Burslu okuyan öğrenciler burada kalmaz, sonuçta devlet bursuyla geliyor ve mezun olunca gidip kendi ülkelerinde çalışıyorlar. Türkiye’nin hekimden daha çok hemşireye ihtiyacı var. Bugün yabancı hekim getirilmeye başlanırsa yarın yabancı hemşire getirileceği mutlaktır. Çünkü kısa vadede Türkiye’de hemşire yetiştiren okullarla bu ihtiyacı karşılamak mümkün değil. Sayın Bakan en son görüşmelerimizde “Türkiye’nin 400 bin civarında hemşireye ihtiyacı var’’ dedi.

Türkiye’de hekim açığının giderilmesi için yabancı doktoru istemek, talep etmek başka bir şey, Türkiye’deki sağlık turizmini artırmak için yurtdışında çok üst düzeyde unvanı olan, mesleği çok iyi yapan hekimi buraya getirmek ayrı bir şey. Türkiye’nin hekim açığı yabancı doktorlarla karşılanamaz. Türkiye’nin 74 milyon nüfusu var. Türkiye’de en son üniversite sınavına giren öğrenci sayısı neredeyse 2 milyon, 40-50 tane tıp fakültesine sahibiz, bu fakültelerin kontenjanları artırılsın.

‘Türk hekimleri korkutmak için koz olarak kullanılıyor’

TTB Merkez Konsey Üyesi Dr. Hüseyin DEMİRDİZEN

ELBETTE ki nasıl dünyanın her tarafında Türkiye’den ya da başka yerden hekimler gidip çalışıyorsa, Türkiye’de de yabancı hekimler çalışabilir. Buna ilkesel olarak karşı değiliz. Özel durumlar nedeniyle, herhangi bir ülkede, o ülkenin kurallarına uymak koşulu ile yabancı hekimlerin çalışmasına itiraz etmemiz söz konusu olamaz. Başbakan’ın bir açıklaması olmuştu, “Dünyada 100-150 dolara çalışacak hekimler var, Türkiye’ye getirip hizmet ettireceğiz” şeklinde. Bu aslında şu anlama geliyor: Eğitimi, niteliği, başka özellikleri nedeniyle ikinci sınıf hizmet sunabilecek kalitede, yeterli uzmanlık eğitimi almamış insanlar, Türkiye’deki hekimlerin ücretlerini azaltmak için bir koz olarak elde tutuluyor. Daha uzun süre, düşük ücretle çalışmaya razı olmazsak, bu koşullarda çalışacak çok doktor var, onlar getirilecek. Türkiye’de sayıları 5000 civarında yabancı uyruklu öğrenci ve hekim var. Bu insanlara Türkiye’de bir çalışma ortamının hazırlanması için biz zaten TTB olarak önerimizi sunmuştuk. Buna karşı değiliz. Sağlık Bakanı’nın bir ifadesi olmuştu, “İlaç araştırmalarında Çin ve Hindistan ile rekabet etmek istiyoruz” şeklinde.

Avrupa’nın gelişmiş ülkelerinde insanlar denek olmak istemiyorlar, bu nedenle insan haklarının daha zayıf olduğu ülkelerde bu sektör daha gelişiyor. Bizde de bu yapılmak isteniyor. Bu tasarı hem niteliksiz işgücü doğuracak hem de ilaç şirketlerine, büyük yabancı hastane şirketlerine burada kendi yurttaşlarını getirme imkânı tanıyacağı için bu bahsettiğimiz ilaç denekliği uygulamasına davetiye çıkaracak.

Siz de yorumunuzu paylaşın: