YENİ BİR KOLESTEROL İLACI GELİYOR
Dikkat: Yazının sonunda ek var!
***
New England Journal’ de yayınlanan araştırmada yeni bir ilacın kalp-damar hastalıkları riskini artırdığı bilinen lipoprotein (a)’ yı düşürdüğü bildirildi (1).
Her beş kişiden birinde rastlanan lipoprotein (a) yüksekliği büyük ölçüde genetik olarak belirleniyor.
Normal Lp(a) değeri 30 mg olarak kabul ediliyor.
Bu partiküller LDL-kolesterole çok benzemekle beraber farkları bunlarda fazladan bir protein bulunması.
APO(a)-LRx isimli ilaç, karaciğerde Lp(a) yapılmasını sağlayan geni baskılayarak etkisini gösteriyor.
Araştırma, kalp-damar hastalığına sahip Lp(a) değerleri 60 mg ve üzerinde olan 286 kişi üzerinde yapıldı.
Verilen en yüksek ilaç dozunun Lp(a)’ yı yüzde 80 plasebonun ise yüzde 6 azalttığı tespit edildi.
Bu azalmanın kalp-damar hastalıkları riskini azaltıp azaltmadığı ise planlanan yeni bir çalışma ile belirlenecek.
Gelelim neticeye
Kanda kötü kolesterolü düşüren ve/veya iyi kolesterolü yükselten birçok molekül geliştirildi ama bunlardan beklenen fayda elde edilemediği ve hatta bazılarının çok ciddi yan etkileri olduğu için kullanıma giremedi (2, 3, 4, 5, 6).
Bunlar bize kalp-damar hastalıklarının altında yatan temel bozukluk olan damar sertliğinin (ateroskleroz) kolesterol üzerinden tedavisinin mümkün olmayacağını gösteriyor.
Çünkü… ateroskleroz birçok faktör, hücre ve kimyasal maddelerin rolünün olduğu kronik bir enflamasyon yani mikropsuz iltihaptır, kolesterol burada onlarda etkenden sadece biridir.
Esas düzeltilmesi veya tedavisi gereken insülin direnci, oksidatif stres, disbiyozis (bağırsak bakteri dengesi bozukluğu), sigara-alkol kullanımı, hipertansiyon, diyabet, stres, hareketsizlik… gibi faktörlerdir.
Bu hastalıkların kötü kolesterolü düşüren veya iyi kolesterolü yükselten ilaçlarla önlenemeyeceğini ve tedavi edilemeyeceğini ilaç üreten firmalar da eninde sonunda kabul etmek zorunda kalacaklar.
Kaynaklar:
1. https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa1905239
6. http://ahmetrasimkucukusta.com/2014/04/21/hakkimda/abd-nin-olcusuyle-turk-e-tedavi-hata/
***
EK 1 (27.5.2021): Lp (a), geniş bir yaş aralığındaki bireylerde aort kapağı kireçlenmesi ile güçlü bir şekilde ilişkilidir. Bu sonuçlar, son dönem aort kapak stenozunu önlemek için erken vakalarda LP(a) düşürücü müdahalelerin etkisini değerlendirmek için daha fazla gerekçe sağlar.
Kaynak: https://heart.bmj.com/content/early/2021/05/07/heartjnl-2021-319044
***
EK 2 (13.1.2023): I think we’re behind the Europeans on many things with LDL, Lp(a), and a bunch of other cardiovascular issues. I think it’s a great point that you’re bringing up at the outset of this conversation. I’m certainly disturbed by it. I think there should be universal screening.
Kaynak: https://www.medscape.com/viewarticle/984091
Makale: What About Lp(a)? To Test or Not to Test and the Current Treatment Landscape
***
EK 3 (12.6.2023): Yüksek lipoprotein(a) seviyelerine sahip hastalar, düşük seviyelere sahip olanlara göre neredeyse iki kat daha fazla koroner plak yüküne sahip olmakla kalmaz, aynı zamanda daha hızlı plak ilerleme oranına da sahiptir.
Kaynak: https://www.medscape.com/viewarticle/992917
Makale: High Lp(a) Tied to Higher Coronary Plaque Volume, Progression
***
EK 4 (13.11.2023): Tahminen 64 milyon Amerikalının kalp hastalığı risk faktörü olan Lp (a) düzeyi yüksek. Şu anda onaylanmış ilaç tedavisi yoktur. Lipodisiran isimli ilacın tek bir enjeksiyonu deneysel bir tedavinin yaklaşık bir yıl boyunca Lp (a) düzeylerini 48 hafta boyunca %94’ten fazla azalttığı bulundu.
Kaynak:https://x.com/ClevelandClinic/status/1723807912848724138?s=20
***
EK 5 (5.4.2024): What Level of Lp(a) Indicates Increased CVD Risk?
***
EK 6 (1.6.2024): ÖZCAN YÜCEL
Hastalar kalp krizi geçirme riskim var mı diye mutlaka sorarlar. Biz kardiyologlar da bu soruya cevap vermek için genel muayenenin dışında bazı testler de isteriz.
Kan LDL seviyesine göre risk belirlemeyi rutin pratiğimden çıkartalı çok yıllar oldu.
Bakın dün yayınlanan aşağıdaki makale de beni destekliyor.
Kan Apo-B seviyesi LDL’den çok daha önemli bilgiler veriyor. Makaleye göre LDL’ye bakarak risk belirleme dönemi artık sona yaklaştı.
Hastalarımda kalp hastalığı riskini belirlemede önemsediğim en önemli kan testleri;
Açlık kan şekeri
HbA1c
Açlık insülin
HOMA değeri
HDL
Trigliserid
Apo-B
Lipoprotein (a)
CRPs
Makale: ApoB triumphs once more over LDL-C and non-HDL-C in risk prediction: ready for guidelines?
K: https://academic.oup.com/eurheartj/advance-article/doi/10.1093/eurheartj/ehae257/7685937?login=false
Kaynak: https://x.com/drozcanyucel/status/1796793834459758632
***
EK 7 (20.11.2024): KRAKEN çalışmasında muvalaplin isimli yeni bir ilacın lipoprotein (a) seviyelerini ciddi bir yan tesire sebep olmadan düşürdüğü tespit edildi. Bugün için lipoprotein (a)’ yı düşürmek için ruhsat almış bir ilaç bulunmuyor.
Lipoprotein (a) seviyelerinin 125 nmol/L üzerinde olması pıhtılaşma ve enflamasyonu teşvik ederek kalp krizi, felç, aort stenozu ve periferik damar hastalıkları riskini artırıyor.
Lipoprotein (a) seviyelerinin ilaçlarla düşürülmesinin bu hastalık riskleri üzerine olan etkisi bilinmiyor.
Kaynak: https://jamanetwork.com/journals/jama/fullarticle/2826683
Makale: Oral Muvalaplin for Lowering of Lipoprotein(a) A Randomized Clinical Trial
***
EK 8 (18.8.2025): Bu meta-analiz, statinlerin plazma Lp(a) düzeylerini anlamlı şekilde artırdığını ortaya koyuyor. Statin tedavisinden sonra Lp(a) düzeylerindeki artışların, kalıntı kardiyovasküler risk üzerindeki etkileri incelenmelidir.
Kaynak: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31111151/
Makale: Statin therapy increases lipoprotein(a) levels
*
EK 9 (18.8.2025): Healthy saturated animal fats lower Lp(a) levels
An elevated level of lipoprotein(a) [Lp(a)] is a genetically regulated, independent, causal risk factor for cardiovascular disease. However, the extensive variability in Lp(a) levels between individuals and population groups cannot be fully explained by genetic factors, emphasizing a potential role for non-genetic factors. In this review, we provide an overview of current evidence on non-genetic factors influencing Lp(a) levels with a particular focus on diet, physical activity, hormones and certain pathological conditions. Findings from randomized controlled clinical trials show that diets lower in saturated fats modestly influence Lp(a) levels and often in the opposing direction to LDL cholesterol. Results from studies on physical activity/exercise have been inconsistent, ranging from no to minimal or moderate change in Lp(a) levels, potentially modulated by age and the type, intensity, and duration of exercise modality. Hormone replacement therapy (HRT) in postmenopausal women lowers Lp(a) levels with oral being more effective than transdermal estradiol; the type of HRT, dose of estrogen and addition of progestogen do not modify the Lp(a)-lowering effect of HRT. Kidney diseases result in marked elevations in Lp(a) levels, albeit dependent on disease stages, dialysis modalities and apolipoprotein(a) phenotypes. In contrast, Lp(a) levels are reduced in liver diseases in parallel with the disease progression, although population studies have yielded conflicting results on the associations between Lp(a) levels and non-alcoholic fatty liver disease. Overall, current evidence supports a role for diet, hormones and related conditions, and liver and kidney diseases in modifying Lp(a) levels.
Makale: Non-genetic influences on lipoprotein(a) concentrations
Kaynak: https://www.atherosclerosis-journal.com/article/S0021-9150(22)00183-6/fulltext
***
EK 10 (22.2.2026): 27.748 sağlıklı kadının (medyan yaş 53) üzerinde yaklaşık 30 sene takip edildiği çalışmaya göre, lipoprotein(a) [Lp(a)] yüksekliği kardiyovasküler hastalık (KVH) risklerini artırıyor:
▶ Lp(a) seviyeleri >30 mg/dL veya 75. persentil (>31 mg/dL) olan kadınlarda majör kardiyovasküler olaylar (mesela kalp krizi, inme) ve koroner kalp hastalığı riski artıyor.
▶ 120 mg/dL veya 99. persentil (>131 mg/dL) seviyeleri ise iskemik inme ve kardiyovasküler ölüm riskini artırıyor.
Lipoprotein(a), LDL kolesterole benzer bir lipoprotein olup, ateroskleroz, tromboz ve enflamasyon yoluyla kalp damar hastalıklarını artıran bağımsız bir risk faktörüdür.
✅ Lp(a) seviyeleri büyük ölçüde genetiktir. LPA geni (apolipoprotein(a) geni) tarafından belirlenir ve seviyelerin %70-90’ı kalıtsaldır.Bbir ebeveynde yüksekse, çocuklarda %50 ihtimalle yüksek olur.
Kader!
✅Şu anda Lp(a)’yi spesifik olarak düşüren tam bir tedavi yok,
✅ Lp(a) seviyeleriyle beslenmenin ilişkisi çok sınırlıdır; genetik olduğu için diyet değişiklikleri genellikle seviyeleri değiştirmez.
Genel yaklaşım: Yüksek Lp(a)’li kişilerde diğer risk faktörlerini (obezite, hipertansiyon, diyabet) kontrol etmek öncelikli. Sigara bırakma, egzersiz ve sağlıklı beslenme genel riski düşürür, ama Lp(a)’yi doğrudan etkilemez.
K: https://jamanetwork.com/journals/jamacardiology/fullarticle/2843429
Makale: Thirty-Year Risk of Cardiovascular Disease Among Healthy Women According to Clinical Thresholds of Lipoprotein(a)
Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2025650511001899209?s=20
***
EK 11 (19.3.2026): Lp(a), nispeten güçlü bir kardiyovasküler risk faktörü olarak ortaya çıktı! Bize bunun genetik olduğu ve sağlıklı bir diyetin bunu etkileyemeyeceği söyleniyor!
Gerçek şu ki, birçok çalışma, karbonhidratları doymuş yağlarla değiştirmenin bunu düşürebileceğini ve hatta bazen oldukça önemli ölçüde düşürdüğünü gösteriyor!
Kaynak: https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7841845/
Makale: Does a ketogenic diet lower a very high Lp(a)? A striking experiment in a male physician
***
EK 12 (6.9.2026): HORIZON çalışması, kalp hastalıkları için önemli bir risk faktörü olan liporotein (a)’ yı pelacarsen ile düşürmenin kalp krizi, inme, kardiyovasküler ölüm ve acil damar açma işlemlerini plaseboya göre azaltamadığını ortaya koydu.
Yani ilaç Lp (a)’yı düşürdü ama bu düşüş beklenen koruyucu etkiyi göstermedi.
ARK: Kalp hastalıklarının kronik enflamatuar bir hastalık olduğunu unutup sadece kan yağları üzerinden tedavi etmeye kalmak hamâkattir.
💥 Çare, adam gibi hayat tarzındadır ama bu tabii ki ilaç şirketlerinin işine gelmez! İlle de ilaç olacak!!!
NOT: Lp(a) düzeyini pratikte anlamlı düşürmese bile diyet, egzersiz, kilo kontrolü ve sigara bırakma olay riskini azaltır. Yani parçacığın kendisi durur, ama onun zarar vereceği ortamı (LDL/ApoB yükü, tansiyon, inflamasyon, endotel hasarı, insülin direnci) zayıflatır. Bunu gösteren gözlemsel veriler var: Life’s Simple 7 / optimal kardiyovasküler sağlık skoru yükseldikçe, hem yüksek hem düşük Lp(a)’lı kişilerde ASCVD riski basamak basamak düşüyor. Yüksek Lp(a)’lılarda da sağlıklı profil, kötü profile göre belirgin daha az olayla ilişkili. Residual risk tamamen kaybolmuyor ama azalmış oluyor.
***
EK 13 (8.9.2026): Birkaç yıl önce Lp(a) seviyesini ölçmek moda haline geldi.
Ölçmemek, adeta çağdışına düşmek gibi görünür hale geldi. Hatta kılavuzlar bile onu çok daha sık ölçmeyi önermeye başladı.
Ve burada bir duraklama yapmak istiyorum:
Tıpta bir belirtecin ölçülmesi için bir çılgınlık başladığında, bazı sorular sormak faydalıdır.
– Belirtecin işe yaramadığı için değil.
– Çünkü bir belirteci ölçmek ve onu değiştirmenin sağlığı iyileştirdiğini kanıtlamak tamamen iki farklı şeydir.
– Üstelik bu, Lp(a)’yı özel olarak düşürmek için tasarlanmış yeni ilaçların geliştirilmesiyle de çakıştı.
Ve şimdi elimizde büyük bir sonuç odaklı denemenin ilk sonuçları var: Lp(a)HORIZON.
İlginç olan şu ki, sonuç birçok kişiyi şaşırttı:
Pelacarsen, Lp(a)’yı önemli ölçüde düşürmeyi başardı, ancak bu düşüş, plaseboya kıyasla kardiyovasküler olaylarda istatistiksel olarak anlamlı bir azalma sağlamadı.
Peki, ne oldu?
Benzer bir şey daha önce HDL kolesterol ile de yaşanmıştı.
Yıllarca, yüksek HDL’nin kardiyovasküler riskle ilişkili olduğu düşünüldü; bu nedenle onu ilaçla yükseltmek kardiyovasküler olayları azaltmalıydı.
Ama öyle olmadı.
Örneğin, torcetrapib HDL’yi belirgin şekilde artırdı, ancak ILLUMINATE denemesi daha fazla ölüm, daha fazla kardiyovasküler olay ve ilaca özgü advers etkiler gösterdi.
Ve niasin ile de, zaten hipolipidemik tedavi alan hastalarda beklenen kardiyovasküler fayda elde edilemedi; aksine advers etkiler eklendi.
Peki, ders ne?
Kardiyovasküler risk, izole bir sayı değildir.
Karmaşık bir biyolojik sistemin ifadesidir.
Bir belirteç önemli olabilir.
Hatta nedensel bile olabilir.
Ama şununla bunun arasında dev bir fark var:
“Bu belirteç hastalığın bir parçası”
ve
“Bu belirteci bir ilaçla düşürürsem, hasta daha az infarktüs geçirecek ve daha uzun yaşayacak.”
İkinci ifade, klinik denemelerde kanıtlanmalıdır.
Çünkü sonuçta:
Sayıları tedavi etmiyoruz.
Kişileri ve sağlıklarını belirleyen biyolojik süreçleri tedavi ediyoruz.
Kaynak: https://x.com/endocrinorosero/status/2096982261811790171?s=20
***
İlgili Diğer Yazılar:
- KALP KRİZLERİNİN SEBEBİ DOYMUŞ YAĞLAR DEĞİL İNSÜLİN DİRENCİDİR
- KOLESTEROLÜ DÜŞÜRMEK KALP KRİZİ VE ÖLÜMLERİ ÖNLEMİYOR
- KÖTÜ KOLESTEROLÜN ÇOK DÜŞÜK OLMASI KADINLARDA FELÇ RİSKİNİ ARTIRIYOR
- KALP DAMAR HASTALIKLARI ŞEKERDEN FAKİR DİYETLE ÖNLENEBİLİR
- STATİNLERE VERİLEN ÖNEMİN SEBEBİ TİCARET Mİ BİLGİSİZLİK Mİ?















Kolesterol benim aklıma ,dr Osman Müftüoğlu’nu getirir.
Bi’zamanlar her tv ye çıktığı da o kadar çok üzerinde durur,hasta dikkatini kolestrol üzerinde yoğunlaştırırdı ki ;her yıl kolesterolümü ölçtürmezsem kalp krizi geçireceğimi zannederdim.
Veren olursa içeriz tabii. ilaçlar bizim için icat ediliyor.