BEYİN-ÖN YARGI BARİYERİ

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Dr. Bülent Polat' ın tvit dizisi:

Beyinde fizyolojik bir Kan-Beyin Bariyeri vardır ve beyin bu vasıtayla kendini korumaya almıştır. Bu bariyer kandaki her maddenin beyne geçişine izin vermez, seçici geçirgendir, fizyolojiden biliyoruz. Ama bilmemiz gereken bir başka bariyer daha var: BEYİN-ÖN YARGI BARİYERİ

Maalesef iletişimi engelleyen, kırılması çok zor bir bariyer. Ezberlenmiş bilgiler, hiç düşünmeden yapılan kabuller, şartlanmalar ve bir gruba ya da kanata aidiyet (herd stupidity) gibi faktörler bu bariyeri giderek tahkim eder, sağlamlaştırır.

Araştırmaya, yeni bilgilere, farklı bakışlara kapalı ama kendi içinde “mutlu” bir yapı; aynı zamanda güvenli de. İşte böylesi bir durumda kişinin okuduğu ya da duyduğu bilgiler bu sert ön yargı bariyerine çarpar ve beyin korteksine ulaşamaz.

Kortikal seviyede “anlamak” denilen süreci yaşayamadan subkortikal hatta bazen Medulla Spinalis seviyesinden refleksif tepkiler, cevaplar yapıştırmak zorunda kalır. Yazılanları okuduğu veya anlatılanları dinlediği halde şaşılacak derecede farklı tepkiler almanızın nedeni budur.

Tartışma sürecinin bir sağırlar diyaloğuna dönüşmesi işte bu ön yargı bariyerleri sonucu oluşur. Kimilerinin hiç okumadan ya da okuduğunu anlamadan kırmızı görmüş boğa gibi saldırmasının nedeni o bariyerlerin artık kemikleşmiş olması nedeniyledir.

Görüldüğü gibi bu mekanizma sadece “anlama” sorunu yaratmakla kalmayıp başka bir sıkıntıya da neden olacaktır. Gelen yeni bilgiler, ezber bozucu yaklaşımlar sürekli bu ön yargı bariyerine çarparak onu yıkılmakla tehdit eder seviyeye ulaşınca kişide “saldırganlık” ortaya çıkar.

Çünkü kendi içindeki o “mutlu” yapı artık risk altındadır, yıkılma tehlikesi vardır. Bir belirsizlik ve gruptan ayrı “ortada kalma” endişesi yaşanır, kişi saldırganlaşarak o surlar yani bariyerler arasındaki mutlu ve güvenli ortamı korumaya çalışır.

Bir tartışmada sürekli yanlış anlamalar varsa, sürekli farklı bağlamlara çekme varsa, sürekli orantısız saldırganlık varsa bu durum çok büyük olasılıkla bahsedilen “ön yargı bariyeri” dolayısıyladır. İdeal olan her farklı düşünceyi anlamaya çalışmak, olgunlukla tartışabilmektir.

Kaynak: https://twitter.com/drbulentpolat/status/1347519658983903234?s=20

Yazı için 4 yorum yapılmış:

  1. Selen dedi ki:

    Bülent Hocanın çok faydalı tvitleri var. Keşke onları da böyle yazı haline getirseniz de herkes her zaman okuyabilse..

  2. Mevlüt dedi ki:

    Demişsiniz ki Tartışma sürecinin bir sağırlar diyaloğuna dönüşmesi işte bu ön yargı bariyerleri sonucu oluşur.
    Bu cümledeki sağırlar yerine pekala sığırlar da konabilir ve güzel de olur hani

  3. Alişan Yıldıran, Çocuk Hekimi dedi ki:

    Çok yerinde bir tesbit, piskiyatrik nosyon açısından ‘inkâr’ mekanizmasını ilave etmek lazım, daha evvel bir vesîle ile bahsetmişdim;

    https://ahmetrasimkucukusta.com/2019/12/21/misafir-yazar/bak-su-kurnaza/

Siz de yorumunuzu paylaşın: