STATİNLERE VERİLEN ÖNEMİN SEBEBİ TİCARET Mİ BİLGİSİZLİK Mİ?

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Konvansiyonel LDL-kolesterol (LDL-C) ölçümlerinde hem düşük dansiteli lipoproteinler hem lipoprotein (a) partikülleri ölçülür.

Klinikteki bu metodolojik sınırlamanın sonuçlarını aydınlatmak için düzenlenen çalışmada lipoprotein (a) kolesterol muhtevasının, lipoprotein (a) kitlesinin yüzde 30’u olduğu tahmin edilerek bu, LDL-C’ den çıkarıldı ve düzeltilmiş LDL-C (LDL‐Ccorr30) değerleri elde edildi (1).

Kalp-damar hastalıkları (koroner kalp hastalığı, felç veya koroner revaskülarizasyon) için risk oranları 18.043 hastanın 4.7 sene takip edildikleri Lipoprotein (a) Studies kapsamındaki 5 çalışmasının bireysel-hasta veri meta-analizi ile değerlendirildi.

Üst ve alt çeyrekler karşılaştırıldığında kardiyovasküler hastalık için çok değişkenli ayarlanmış risk oranı LDL‐Ccorr30 için değil ama "LDL-C" için anlamlı bulundu.

531.144 hastayı ihtiva eden rutin bir laboratuvar veri tabanında, LDL-Ccorr30 kullanılırken hastaların kılavuz tarafından önerilen LDL-C kategorilerine göre yeniden sınıflandırılması yapıldı.

70-100, 100-130, 130-90 ve 190’ dan yüksek "LDL-C" kategorilerinde, LDL-Ccorr30 kullanıldığında, katılımcıların önemli oranları (% 95 CI) daha düşük LDL-C kategorilerine girdi:

Sırasıyla, 30.2% (30.0%–30.4%), 35.1% (34.9%–35.4%), 32.9% (32.6%–33.1%), and 41.1% (40.0%–42.2%).

Araştırmacıların vardıkları sonuç şu:

LDL-C, yalnızca lipoprotein (a) kolesterol muhtevası ölçümüne dâhil edildiğinde, kardiyovasküler hastalıkla ilişkilendirildi.

Sorumlu lipoproteinlere risk atfetmek için özellikle yüksek lipoprotein (a) seviyeleri olan hastalarda LDL-C'yi doğru bir şekilde ölçme tekniklerinde iyileştirme gereklidir.

10 Things to Know About Lipoprotein(a) - Amgen Science

Kolesterol seviyeleri kalp hastalığı riskini göstermez

Atherosclerosis’ de yayınlanan çalışmada kötü kolesterolleri 190’ dan yüksek olanların önemli bir kısmında koroner arter kalsiyum skoru (CAC) sıfır olarak bulunmuştur (2). CAC’ ın sıfır olması gelecekte koroner arter hastalığı riskinin çok düşük olduğunu gösterir.

Dahası, 60 yaşın üzerinde olanlarda en yüksek kötü kolesterol seviyesine sahip olanların bu değeri düşük olanlar kadar hatta onlardan daha uzun yaşadıkları bildirilmiştir (3).

Bir başka çalışmada da 70 yaşın üzerinde olanlarda total kolesterolleri 160' dan az olanların ölüm riskinin total kolesterolleri 160-199 arasında olanlara göre 2 misli fazla olduğu tespit edilmiştir (4).

Hastaneye yatırılan hastalarda kolesterol seviyesi düşük olanların ölüm riski daha fazla bulunmuştur (5).

Kötü kolesterolün türleri var

LDL-kolesterolün büyüklükleri ve kompozisyonu farklı olan birçok türü vardır: küçük, yoğun, trigliseritten zengin, büyük, kolesterolden zengin gibi.

Bunlar içinde kalp hastalığı riskini artıran trigliseritten zengin kolesterol ve lipoprotein (a)’ dır.

Lipoprotein (a)’ da apoprotein (a) olarak bilinen plazminojen benzeri bir glikoprotein vardır.

Lipoprotein (a) enflamasyonu artırıyor

Lipoprotein(a) ya da kısaca Lp(a), LDL-benzeri bir partikülle beraber apolipoprotein a (plazminojen benzeri bir lipoprotein) veya kısaca apo(a)’ dan oluşur.

Apo(a), LDL-benzeri partiküldeki ApoB’ ye kovalen bağlıdır.

Lp(a)’ nın fizyolojik ve vasküler etkileri tam olarak bilinmiyorsa da bunun insanlarda arterin intima tabasına girebileceği (6), hayvanlarda ise tromboz, enflamasyon ve köpük hücre oluşumunu teşvik edebileceği gösterilmiştir (7, 8, 9).

Gelelim neticeye

Benzer bir zayıflama okside LDL (oxLDL) düzeltildikten sonra da ortaya çıkıyor.

Lp (a) veya oxLDL için spesifik bir ilaç olmadığından LDL'yi düşüren ilaçların yani statinlerin satışını sürdürmek için eski dogmalara itibar ediliyor.  

Bu tür çalışmalar varken LDL-C'e bu önemin verilmesinin sebebi kolay bir korkutma taktiği (ticaret) mi yoksa basit bir anlayış eksikliği (bilgisizlik) mi?

Kaynaklar:

1. https://www.ahajournals.org/doi/10.1161/JAHA.119.016318?fbclid=IwAR114nwRhSeeMjmYXO6co_Z6sl9m3XcmkiFr8ZYsxQMMQAcQ4Tv4VNDeXJ4

2. https://linkinghub.elsevier.com/retrieve/pii/S002191501931576X

3. https://bmjopen.bmj.com/content/6/6/e010401?ijkey=6446ffa55776ec14021ad30de8747a83b6e78a81&keytype2=tf_ipsecsha

4. https://www.amjmed.com/article/S0002-9343(03)00354-1/abstract

5. https://www.amjmed.com/article/S0002-9343(03)00354-1/abstract

6. http://atvb.ahajournals.org/content/17/5/905.short

7. http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0009912003002595

8. http://circ.ahajournals.org/content/96/8/2514

9. http://circ.ahajournals.org/content/96/8/2514

Yazı için 2 yorum yapılmış:

  1. CANAN KARATAY dedi ki:

    Kalp Krizinin en temel nedenleri:

    Mahşerin 4 atlısıdır:

    1. İnsülin hormonu yüksekliği
    2. Trigliserid yüksekliği
    3. HOMOSİSTEİN yüksekliği
    4. ÜRİK ASİD yüksekliği

    Mahşerin 4 atlısı da birbirlerini domino taşları gibi etkilerler, hepsi ‘inter relatted’ dir.

    Kötü beslenme, kötü alışkanlıklar ve kötü yaşama sonucu 4 atlı yükselir ve ne yapacağını şaşırır.

    KOLESTEROL TIP TARİHİNİN EN BÜYÜK YALANI VE DE TERÖRÜDÜR!Cepleri doldurmaya yaramıştır, kalp krizini önlemediği gibi Statinler kalp krizi, beyin kanaması ve kanser nedenidir. Tüm hücrelerin yapı taşı ve temel direği olan KOLESTEROLÜ azalttığından dolayı!

    KOLESTEROL, MAHŞERİN 4 ATLISIYLA SAVAŞMAK İÇİN YÜKSELİR VE YÜKSEK KALIR.

    Kolesterölü hiç bir yiyecek ve hiç bir gıda ya da yemek vs. yükseltmez.

    Yemeklerden sonra yükselen tek kan yağı TRİGLİSERD’dir!
    ÜRİK ASİD’dir, İNSÜLİNDİR!

    Adam gibi beslenmenin sonsuz yararları vardır!

  2. Dr. Engin dedi ki:

    Bir göğüs hastalıkları uzmanı hocanın böyle bir yazı yazabilmesini aklım almıyor. Değme kardiyolog veya metabolizma uzmanı kaleminden çıkmış gibi adeta. Helal olsun demek düşüyor bize.

Siz de yorumunuzu paylaşın: