VİTAMİN D DESTEKLERİ SOLUNUM YOLU ENFEKSİYON RİSKİNİ AZALTIYOR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

D3 vitamini veya herhangi bir süre D2 vitamini takviyesinin kullanıldığı, bir etik komite tarafından onaylanan 25 adet randomize, çift kör, plasebo kontrollü araştırma değerlendirildi.

Bu araştırmalar 0-95 yaş arasında 11.321 katılımcı üzerinde gerçekleştirilmişti.

Meta-analizin kıymetini artıran bir başka husus da akut solunum yolu enfeksiyonu ensidansı ile ilgili verilerin prospektif yani ileriye dönük olarak toplanması ve etkinlik sonucu olarak önceden belirlenmesiydi.

Vitamin D takviyesinin, tüm katılımcılarda akut solunum yolu enfeksiyon riskini yüzde 12 azalttığı belirlendi.

Günlük veya haftalık vitamin D alanlarda, başlangıç 25-hidroksivitamin D seviyeleri 25 nmol/L’ den az olanlarda başlangıç 25-hidroksivitamin d seviyeleri 25 nmol/L’ den yüksek olanlara göre koruyucu etkiler daha güçlü bulundu.

Vitamin D takviyesi güvenliydi ve genel olarak akut solunum yolu enfeksiyonuna karşı koruma sağladı. En fazla faydayı, vitamin D seviyeleri düşük olanlar ve bolus dozları almayan hastalar gördü.

Vitamin D seviyelerinin bazı ekollere göre 20’ nin bazı ekollere göre ise 30’ un üzerinde olması gerekiyor.

Gelelim neticeye

Türkiye gibi bir güneş ülkesinde yaşayanların sağlıklı bir hayat tarzları varsa vitamin D ihtiyaçlarının olmaması gerekir ve bunun için her öğle vakti 15-20 dakika güneş banyosu kâfidir.

KOVİD pandemisi dolayısıyla uzun süredir doğru dürüst gün yüzü görmeyen ve beslenemeyen insanların özellikle de yaşlı ve kronik hastalığı olanların vitamin D desteği almalarını bu özel durum dolayısıyla ben bile faydalı buluyorum.

Anlayın!

Kaynak: https://www.bmj.com/content/356/bmj.i6583

Makalenin adı: Vitamin D supplementation to prevent acute respiratory tract infections: systematic review and meta-analysis of individual participant data.

vitamin | Definition, Types, & Facts | Britannica

Yazı için 5 yorum yapılmış:

  1. Alişan Yıldıran, Çocuk, İmmünoloji-Allerji Mütehassısı dedi ki:

    Değerli Asistan doktor kardeşim,
    Bak bu makale Canan hocaya RCt çalışma yok dediğinden sonra hem de BMJ’de hem de 25 RCT çalışmanın metaanlizi olarak geldi.

    Daha da mühimi devit’e temkinli bakan ARK hoca bile ev hapsine atılan vatandaşlarımıza tavsiye ediyor.

    Buradan bilim kuruluna tekrar sesleniyorum; açık hava ve güneşi yasaklamak bilimsel değildir!

  2. Mustafa dedi ki:

    Sayın Ahmet hocam daha önce 2017 yılında “D vitamini solunum yolu hastalıklarını önlemiyor” konulu bir araştırmanın sonucunu yayınlamıştınız. Bu araştırma ile zıt durumda.

    https://ahmetrasimkucukusta.com/2017/07/25/yazilar/tip-yazilari/besin-destekleri/yuksek-doz-d-vitamini-solunum-yollari-enfeksiyonlarini-da-onlemiyor/

    Bir de artık bu D vitamini konusu gerçekten çok uzadı. D vitamini seviyesi için kimileri 20 yeterli, kimi en az 30 olmalı, kimi 40 olmalı, kimi 50 olmalı diye açıklamalar yapıyorlar. Kimi toksik diyor, kimi değil diyor.

    Ortak bir konsensüs gözükmüyor. Halk arasında bu konuda herkesin kafası karışık.

    D vitamini konusunda başvurabileceğimiz en önemli otoritelerden biri Prof.Dr.Canan Karatay’dır. Çünkü kendisi Uluslararası D Vitamini Konseyi üyesi sıfatıyla konuşuyor. Canan hoca optimum fayda için seviyenin 100 ng/ml olması gerektiğini söylüyor.

    Artık bu seviyenin ne olması gerektiği hususunda ortak bir karar alınsa çok iyi olacak.

  3. CANAN KARATAY dedi ki:

    Rakamları tedavi etmiyoruz, etmemeliyiz, değerli Alişan Hocamızın da açıkladığı gibi.

    İnsanın sıhhatli olmasını, dirençli olmasını, sıhhatini kaybetmemesini, istiyor ve de diliyoruz.

    Biyolojik, sosyolojik ve duygusal olan ve de düşünen bireyleri hiç bir zaman rakamların içine sıkıştıramayız.

    Yer yüzünde 8 milyar insan yaşamaktadır ve de 8 milyar farklı parmak izi bulunmaktadır.

    D vitamini gereksinimi de her insanın ihtiyacına göre düzenlenmelidir.

    Sayın ARK hocaya bu bağlamda katılamıyorum, 20-3o dakikalık güneş önerilerine.

    Her kişinin ihtiyacı aynı değildir, hastalıkları vs. aynı değildir, olamaz da.

    Her kişinin kan D vitamin değerleri ile birlikte bir çok diğer biyokimyasal değerleri, şikayetleri, yaşam biçimi, beslenme biçimi, iş ortamı, ev ortamı, uykusu, alışkanlıkları vs. ile bir bütün değerlendirme birlikte yapılması gerekmektedir.

    Ben hastalarımın bir bütün olarak değerlendirip sonuçlara ve genel yaşam biçimleri vs.göre önerilerde bulunuyorum.

    Ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, şimdiye kadar 5.000’den fazla hastamda çok düşük D VİT3 değerleri saptamış durumundayım.

    Sayın ARK Hocanın da açıkladığı gibi, D Vit3 değerleri düşük olan kişilerde, zehirlenme asla söz konusu değildir, şimdiye kadar da şahsen rastlamadım ve görmedim.

    Hastaların D VİT değerleri 100 IU üstünde tutmaya çalışıyoruz. Yakınmalarına göre daha da yüksek değerleri hedefliyoruz.

    Mena-K2 vitamini ile birlikte verilmesini öneriyorum. Menaquinine-K2, kalsiyumun yumuşak dokulara yerleşmesini önlediğinden dolayı.

    Burada beslenme faktörü de son derece önemli. Çünkü, bolca fermente yiyecekler tüketildiği zaman, sıhhatli bir mikrobiyom vücutta zaten ihtiyacı olan K2 vitamini üretebiliyor.

    Özel bilgi:

    Benim kan D vitamini değerim 200-250 IU arasındadır senelerden beri. Yaş 79, ağrı sızı yok hamdolsun.

  4. Ben güzele güzel demem, güzel benim olmayınca
    Ben delile delil demem, RCT ile ispatlanmayınca

  5. Canan Karatay dedi ki:

    Doğal gün ışığı vitamini D Vit3 için RCT yapılamaz zaten.

    Gözlemi izlem vak’a taskdimi önemlidir. Uygulamanın sonuçlarının değerlendirilmesi önemlidir.

Siz de yorumunuzu paylaşın: